Son Dakika
Pazartesi, 24 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Meyve böceklerinden nasıl korunuruz? Kemal Özer
Yaz geldi ve bağ bahçe ile meşgul olanlar, böceklerin ağaç veya mahsule zarar vermesinden şikâyetçi. Komşu tarla ilaçlanınca, böceklerin kendi tarla, bağ veya bahçesine saldırdığını belirtiyorlar.

Biraz daha fazla hasat almak ya da ilaçlamanın kaçınılmaz bir süreç olduğunun düşünülmesi, herkesi olanca gücüyle tarım zehirlerlerini kullanmaya itiyor. Peki, bunun bir alternatifi yok mu? Tarım zehirlerinin olmadığı dönemlerde, insanlar ilaçsız üretimi nasıl başarıyorlardı?

Merak etmeyin her zaman, her şeyin bir çözümü var. Yeter ki kolaycılığa kaçmayalım.
 
Önerilerimizi vermeden önce hangi durumda olduğumuzu bir bakalım.
 
Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nün 2011 Antalya Tarım Master Planı Yayını’na göre Avrupa'da en fazla pestisit kullanan ülke olan Hollanda. Bu ülkenin hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 13 kilogram. En az pestisit kullanan ülke ise 1,2 kilogramla Finlandiya.
 
Ülkemizde pestisit kullanım miktarları ise ilden ile değişiklik gösteriyor. Örneğin, yaş meyve-sebze üretiminin yaygın olduğu Antalya'da kullanılan pestisit miktarı, yaklaşık olarak hektar başına 26 kilogram. Bu veriler Avrupa'nın en fazla kullanan ülkesi olan Hollanda'nın iki katıdır.
 
İşte bu nedenle birçok gıdamız zehir deposu gibi. Üstelik kendi bağ ve bahçemizde yetiştirdiklerimiz bile güvenli değil. O halde yapmalı?
 
İlk olarak Ahmed-i Bicani’nin ‘Acaib’ul Mahlûkat’ adlı eserinden kısa kesitler sunalım:
 
- Bazı taşlar renklerini yıldızlardan alırlar. Az meyve veren ağaca delikli bir taş asılsa biiznillah meyve daha fazla ürün vermeye başlar.
 
- Meyvesi dökülen ağaca bir parça kalay madeni bağlansa, meyve dökülmesi biiznillah sona erer.
 
- Bir elma fidanı ilk defa dikilirken, köküne bir bal sürülürse o fidan böceklenmez.
 
- İncir ağacı yemişinin dökülmemesi ve verimi artması için ağaç, zeytin suyu ile yıkanmalıdır.
 
- Nar kabukları veya turunç, hububatın içine konulursa, bitlenmeyi engeller. Nar kabuğu serpiştirilen eve de haşerat girmez. Bağ bahçeye nar ağacı dikmekte yarar vardır.
 
- Ayva herhangi bir yemişin yanına konulursa o yemişi çürütür. Bu nedenle ayrı yerlerde saklanmalıdır.
 
- Yılanlar gül ağacı dikilen ve sarımsak ekilen yere gelmezler.
 
- Meyveli ağaca öküzün ödü sürülürse böcekler o ağaca zarar vermez.
 
Bu eserden şimdilik bu kadar nakille yetinelim. Şimdi ise bazı dostların pratik uygulama sonuçlarını paylaşalım.
 
- 10 litre kadar suya gerçek Arap Sabunundan 2-3 yemek kaşığı kadar ekleyip, iyice karıştırdıktan sonra ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse,
 
- Bir tutam ısırgan otu veya kekik veya nane ile 2 adet parçalanmış sarımsak bir miktar su ile kaynatılmalıdır. Elde edilen suya 10 litreye kadar su ekleyip ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse biiznillah tarım zehirlerine gerek olmadan ağaçlar veya sebzeler korunabilir.
 
(Ancak aletle daha önce ilaç atmışsanız lütfen sirkeli su ile iyice temizleyiniz)
 
Bir başka öneri ise su kıyılarındaki yosunları toplayıp meyve ve sebzelerin diplerine koyulmasıdır. Böyle yapıldığında yosunun haşerat ve bitkileri hastalıklarından koruduğu görülmüştür.
 
Sizde deneyip tecrübelerinizi paylaşırsanız, en azından yeryüzünü bazı kirlerden biraz arındırabiliriz.

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • MEHMET UYGUN
    arap sabunu
    Arap sabunu uygulamasına, haftalık periyorlarla veya bitkinin haşeratlanmasına göre daha kısa aralıklarla devam edlmesi gerekli. İyi tarafı yaprak bitlerini yiyen uğur böceklerine de zararı yok.
    22.08.2014 12:37:11

  • Fatih Taşdere
    Teşekür
    Tüm bu değerli bilgiler için allah razı olsun...
    16.07.2013 17:54:46
20.05.2013 Bu yazi 4414 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri