Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği

Topuk kanı veya sair test verilmemesi sebebi ile savcılığa şikâyet edilenler için Av Cüneyt Bülent Şeker tarafından hazırlanan dilekçe örnek ve rehberi

Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği
Bu dilekçe Sosyal Hizmetler veya İl sağlık Müdürlükleri tarafından haksız bir şekilde “Hiç topuk kanı veya test vermediği için” Cumhuriyet Savcılıklarına şikâyet edilen aileler tarafından ifadeye çağırıldıkları zaman verilmelidir.
 
Eğer çocuğun sağlıklı olduğuna dair bir rapor var ise bu dilekçeye eklenmelidir.

Dilekçenin tıbbi kısımları (Zaten uzun olan dilekçeyi) kısaltmak için çıkartılabilir. Yahut tekrar niteliğinde görülen yerler (Dilekçenin özüne dokunmadan, anlam bozulmasına yol açmamak kaydı ile) çıkartılabilir, dilekçe özetlenebilir.
 
Kolluk da veyahut savcılık kaleminde verilecek ifade sırasında; “İfademi yazılı olarak veriyorum, başka da ekleyecek bir husus yoktur” şeklinde ifade verilebilir ve bu yeterli olur. Dilekçenin 2 suret şeklinde hazırlanması, bir suretinin üzerine kolluğun (Jandarma-polis) “Elden teslim alındığı” şeklinde bir ibare düşürülmesi ve geri alınması yerinde olur.
 
Ancak 1 veya 2 defa topuk kanı alınmış olması, çocuğun 6 aylık olması, yeni alınmış ve çocuğun sağlıklı olduğuna dair raporun bulunması, çocuktan kan alınması halinde tehlikeye sebebiyet verecek “Hemofili, T-Hücre eksikliği” gibi bir hastalığın bulunması durumlarının ayrıca ifade tutanağına geçirilmesinde fayda vardır.
 
Bu dilekçe idarece savcılığa yapılan suç isnadı ile ilgili olarak kullanılır. Bu durumda savcılar takipsizlik kararı verecek dahi olsalar (Ki istinasız olarak vermektedirler) ailenin ifadesini (Dosyada bir eksiklik olmaması için) almak durumundadırlar.
 
Ancak (Aile-Asliye-Çocuk) mahkemelerinin tedbir kararı vermesi üzerine kolluğun bu karara dayanarak aileyi karakola çağırması veya yanlarında İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri olmadan tek başlarına ailenin evlerine gitmeleri SUÇTUR.
 
Topuk kanı ve sair testin yapılmamış olması sebebi ile verilen tedbir kararlarının uygulayıcısı “İl Sağlık Müdürlükleridir” bunlar da aile ile konuşmaya gittiklerinde yanlarına “Güvenlik gerekçesi ile” kolluk alabilirler. (Sosyal Hizmetler ve İl Sağlık Müdürlükleri bu hususu genellikle aileye mobbing uygulamak için kullanmaktadırlar, çünkü çoğu aile kapısında polis veya jandarmayı görünce dizlerinin bağı çözülmektedir.)
 
Ancak bu durumda dahi kolluğun topuk kanı (Veya test) vermeyen aileye cebir uygulamak gibi bir görevi ve hakkı yoktur. Bu husus ilgili AYM kararlarında da işaret edilmiştir.  
Öncelikle bu tedbir kararlarında kolluğa bu yetki yüklenmiş değildir, kararda olmayan bir hükmü kolluk uygulamaya kalkar ise keyfi hareket etmiş ve suç işlemiş olur.
 
Çok nadir de olsa (Acemi-yeni atanmış ve idareye yaranma hevesinde olan) hâkimler kolluğun idareye destek olması, koordinasyon içinde hareket etmesini işaret eden muallak kanunları da ekleyerek verdikleri tedbir kararını kolluğa bir üst yazı yollamaktadırlar ve bu yazı ile kolluğun kafası karışmakta ve bu kararı zorla icra edilmesi gerektiğini zan etmektedir. Ancak bu üst yazıda bahsedilen kanunlar güç kullanımına ilişkin değildir. Kolluk aldanıp aileye karşı güç kullanır ise (Ailenin şikâyeti halinde) meslekten atılması ve hapis yatmasını gereken bir durum ile karşı karşıya kalır.
 
İkincisi böyle bir tedbir kararını uygularken güç kullanılacağına dair bir icra veya infaz kanunu yoktur. Ortada ne infazı gereken suçun cezası, nede cebren icrası gereken bir alacak-hak söz konusudur.
 
Bunlar esasen çocuğun hayatının sağlığının tehlikede olduğuna dair haklı bir sosyal hizmetler raporuna veya çocuğun şahsına mahsus bir sağlık raporuna dayanmayan, basit yargılama usulüne göre verilmiş, kesin hüküm teşkil etmeyen, sadece idare (muallak gerekçelerle) talep ettiği için (hâkimler üzerindeki baskı sebebi ile verilen) YOK HÜKMÜNDEKİ kararlardır. Yarın idarenin değişen şartlardan dolayı bir anda çark etmesi ile bu kararların verilmesi bıçak gibi kesilebilir. Yakın tarihte bunun birçok örneği görülmüştür.
 
Bunların uygulanması için cebir kullanılmaya kalkılması halinde ailenin MEŞRU MÜDAFAA HAKKI VARDIR. Topuk kanı vermemek suç değildir, ancak zorla test kanı almaya kalkmak (benim tespitime göre) 7 ayrı suça sebebiyet verir.  
 
Aşağıda dört adet 1-) NUMARALI AÇIKLAMA MADDELERİNDE SİZİNLE İLGİLİ OLMAYANLAR SİLİNEREK DİLEKÇE VERİLMELİDİR. Hiç birisi ilgili değil ise hepsi silinmeli, dilekçedeki 2. Madde 1. Madde olarak değiştirilip sırası ile diğer madde numaraları da değiştirilmelidir. (Not: Bu açıklamalarda dilekçe verilmeden önce silinmelidir.)

KARAR VE DİLEKÇE ÖRNEKLERİ

TOPUK K. SAVCILIK SORUŞTURMASI İÇİN YAZILI İFADE

ADANA BAM. 15. HUK. D. TAKİPSİZLİK VAR, KAYYUMLUK K. VERİLEMEZ

İZMİR BAM. 18. HUK.D. 6 AY SONRA T.K. ALINAMAZ

TAKİPSİZLİK KARARI-1

TAKİPSİZLİK KARARI-2

Yorum Yap

Diğer Haberler