Emine Erdoğan Hanımefendiye Topuk Kanı mektubu
Topuk kanu dayatma ve zulmü konusun ayyuka çıkması ve ailelerle devletin hasım hale getirilmesi üzerine Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Yönetimi olarak Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendiye mektup göndermek hasıl olmuştur.
Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi
Yenidoğan bebekler ile ailelerine büyük bir baskı, zulüm ve belki de hayatlarını karartacak işlemler yapılıyor.
Bu hususta
- Mahkemeler çoğu kez hiçbir tebligat ve yargılama olmaksızın otomatik kararlar veriyor.
- Aileler “çocuğunuzu elinizden alırız” diye tehdit ediliyor.
- Yeni doğum yapmış anneler polis-jandarma baskı ve baskınlarına mâruz kalıyor. Bu muameleye uğrayan çok sayıda memur ve bürokratlar bile vardır.
- Lohusa anneler mahkeme-jandarma-polis baskısına uğruyor. Bu yüzden sütü kesilen anneler mevcuttur.
- Yeni doğanların ilk aylarda ve dahası ilk günlerdeki kırılganlığı ve hassasiyetini bir anne olarak en iyi sizler bilirsiniz. Bugünlerde yaşanan fizyolojik streslerin bebek ölümlerine dahi neden olduğu tıbbî bir gerçektir.
- Tıbbî müdahale kişinin veya velisinin rızasına bağlı olmasına rağmen, Sağlık ve Aile Bakanlığı ile mahkemelerin cebri uygulamaları fezaya ulaşmıştır.
- Güya yüz binde bir görülen bir hastalık aranıyormuş. Üstelik binlerce olduğu iddia edilen genetik ve yaygın rahatsızlık yerine sadece 5-6 tanesi aranıyormuş, peki neden?
- Ayrıca SMA adı altında yapılan soygun, vatandaşın dilendirilmesi hem devletimizi hem de milleti bezdirmiştir. Bazı valilik yasak getirmek zorun kalmışlardır.
- Sağlık Bakanlığının Yenidoğan Endokrin ve Metabolik Tarama Programının 15’nci sayfasında da belirtildiği gibi bu testlerin pozitif çıkması sadece basit ve ehemmiyetsiz bir şüpheden ibarettir. Hiç bir hastalık belirtisi olmayan çocukların sıradan bir testle hasta ilan edilip 1 dozu 2 milyon 100 bin dolar olan Zolgensma adlı onaysız sözde ilaca sevk edilmesi ise üzerinde düşünülmesi gereken acı bir durumdur.
Kıymetli Hanımefendi!
Bir yandan “çocuk yapın” diğer yanda ise
- Sezaryen
- Aşı
- Topuk kanı
- Evde doğanları nüfusa kaydetmeme diye uzayıp giden dayatmalar…
Aşıların otizme sebep olduğu bilimsel olarak ispatlanmıştır ve FDA da bunu kabul etmek zorunda kalmıştır.
Başta hepatit olmak üzere bebek aşılarının aşı mafyasınca dayatıldığını ABD Sağlık Bakanı söylüyor ve ABD pek çok aşı uygulamasını da sona erdirmiştir.
Bu sebepledir ki Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketine günlük onlarca müracaat geliyor.
İnsanlar zor durumdalar, devletle hasım edilmişler ve ne yazık ki çoğu beddua ediyor.
Sosyal Hizmet ve Aile Sağlığı Merkezi çalışanlarınca tehdit edilmeleri ve polislerin her gün evlere baskın düzenlemeleri insanları bezdirdi.
Reisi Cumhurumuzun meşguliyetini biliyoruz.
Bu durumda sizden milletimiz adına yardım talep etmek vacip olmuştur.
Değil ama bir an farzetsek ki bu uygulamalar gerekli.
Görüştüğümüz branş doktorlarının tamamı bunun illa gerekli ise bebeğin tükürüğünden bile bakılabileceğini belirtiyor. Ama birileri bebeklere travma yaşatarak, cinsel ve diğer gelişimlerini etkilediği de bilenen topuktan kan almak işlemi için yemin etmiş ve asla geri adım atmıyor.
Sizler de çok iyi bilirsiniz ki,
bebeğine bir anneden daha iyi kimse bakamaz. Devlet bile olsa bebeğini annesinden daha fazla kimse düşünemez. Filozoflar ve tıp üstatları da “tıbbîlik” iddiasıyla yapılan dayatmaları “
toplumu yönetme ve dönüştürme faaliyeti” olarak görüyor.
Yeni doğmuş ve henüz dünyanın şartlarına adapte olmamış bir bebeğe yaşatılan bu stresin belki de kalıcı travmanın, olgunlaşmamış enzim sistemlerini etkileyen kötü bir muamele olduğu ve gelecek nesli tehdit ettiği hususunda neredeyse hemfikirler.
Bir uygulamanın her şahıs için faydalı ve doğru olduğu tezi çoktan çökmüşken, Türkiye’nin Bakanlıklarının bunu, üstelik
cebri olarak sürdürmesini
sezaryen bahsinden de biliyoruz ki sizce de doğru değildir.
Toplumumuz
biyolojik istatistik çabasının bir parçası değildir. Hele ki doğum sayıları krize girmiş bir ülke ve çağda bebekler için hiç değildir. Devletin görevi hayatı yönetmek değildir. Hayat kişinin kendine emanettir ve ailesine emanettir. Aile ona ihanet etmediği sürece devlet buna hiçbir şartta müdahil olamaz. Ne İslam ne de mer’i hukuk buna izin vermez!
Aziz milletimizin mağdur aileleri adına Sizden istirhamımız şudur ki; Bu işlemler rızaya bağlı olmalıdır!
Kimse baskı altına alınmamalı, aşağılanmamalı, mahkemelerde süründürülmemeli ve de sağlık çalışanları ile adli kolluk kuvvetlerinin ev baskınları sona erdirilmelidir.
Hürmetlerimizle
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Yönetimi
Yorum Yap
Yorumlar
Sesimize ses oldunuz, biz de bebeğimizin en güzel günlerini hep mahkeme stresi içinde geçirdik, sütüm azaldı, bu zulüm değil de nedir?
Çocukları anne babaları kadar kimse düşünemez. Çocuklarımızı çok düşünüyorsanız anne babaları mahkemelerde süründürmeyin.
Emine Erdogan bu yanlış uygulamalara bir son verilsin artık. Çocuklarımıza iznimiz olmadan hiç kimse dokunamasın. El kadar bebeklerle mahkeme kapılarında hakkımızı aramayalım artık yeter
İlk evladım erken doğum ile hastanede vefat etti, Takdir-i ilâhi bebeğimin ömrü o kadarmış, lâkin hastane'de bana yapılan muameleleri asla unutmuyorum ve hakkımı da helâl etmiyorum. Gıda Hareketi Rabbim sizden razı olsun bu yazıyı yazdığınız ve insan kalmaya ve fıtrat mücadelesi verenlere ses olduğunuz için. İkinci ve üçüncü doğumumu evde yaptım. İkinci bebeğimde nüfus cüzdanı için bizi o kadar uğraştırdılar ki ne yazık ki. Cimere şikayet etmek zorunda kaldık. Ve kimlik bebeğim 50 gününü geçmişken elimize ulaştı, her anneye verilen süt parasından sırf evde doğum yaptım diye men edildim. Emine Erdoğan hanımefendi den bu çağrıya ivedilikle kulak vermesini istirham ediyoruz. Zira çocuk doğurmak yeterince zorlaştırılmış iken bir de bu cebri ve dessas uygulamalar ile uğraşmak ve yıpranmak istemiyoruz.. Saygı ve hürmetle. Vesselâm.
Bebegime sırf topuk kani aldirmadik diye tedbir karari konmus. korunmaya muhtac kategorisine eklemisler. Benim çocuğumun cok şükür anne babasi var korunmaya muhtac degil. lutfen elinizi cekin artik. Gercekten korunmaya ihtiyaci olan cocuklara yardimci olun
Bebeğimiz doğdu doğalı mis kokusunu içimize çekmek yerine mahkeme koridorlarının kokusunu içimize çekiyoruz Bu mu çocuğun üstün yararı.
Emine Hanım aile yılında aşı ve topuk kanı istemeyen ailelerin yanında olunmasını istiyoruz.
Sesimize ses olduğunuz için teşekkürler.