Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor Prof Ahmet R Küçükusta
İsveç’ de yapılan yeni bir araştırma, günde üç bardaktan çok süt içenlerde kemik kırıklarının daha çok görüldüğünü, ölüm riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

BMJ isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırma, biri 39-74 yaşlar arasındaki 61 bin 433 kadın ile diğeri 45-79 yaş arasındaki 45 bin 339 erkek bulunan iki kohortta gerçekleştirildi.

Ortalama 22 sene süreyle takip edilen bu kişilerin 96 yiyecek ve içecek türünü günlük ve haftalık ne kadar tükettikleri belirlendi.

Kadınların 1987-1990,  erkeklerin 1998’ den 2010 senesi sonuna takip edildikleri çalışmada, 15 bin 541 kadının ve 10 bin 1122 erkeğin öldüğü, 17 bin 252 kadın ve 5 bin 379 erkekte ise kemik kırığı tespit edildi.

Günde 3 bardaktan fazla yani 680 gram süt içen kadınlarda ölüm ve kalp-damar hastalıkları riskinin günde bir bardaktan az süt içenlere göre 2 misli, kanser riskinin de yüzde 44 fazla olduğu hesaplandı.

Üç bardaktan çok süt içen kadınlarda herhangi bir kemiğin kırılması riski yüzde 16, kalça kemiği kırılma riski yüzde 60 fazla bulundu.

Üç bardaktan fazla süt içen erkeklerde ölüm riski günde bir bardaktan az süt içenlere nazaran yüzde 10 yüksek iken, kırık riski yüksek bulunmadı.

Hesaplamalarda, yaş, sigara, vücut kitle endeksi, boy, eğitim seviyesi, kalsiyum ve D vitamini destekleri, kortizon tedavisi, fiziki aktivite de dikkate alındı.

Osteoporoz veya kırık riskiyle beraber olan besinlerle ilgili düzeltmelerden sonra yapılan duyarlılık analizinde fazla miktarda süt içilmesiyle ölüm ve kırık risklerinin daha da arttığı belirlendi.

Süt oksidatif strese yol açıyor

Araştırmaya göre, fazla süt içilmesiyle oksidatif stres ve enflamasyona yol açıyor.

Araştırma, yoğurt ve peynir gibi fermente süt ürünlerinin tüketimiyle oksidatif stres ve enflamasyon belirteçlerinin ters ilişkili olduğunu, bu yiyecek ve içeceklerin kırık ve ölüm risklerini özellikle kadınlarda azalttığını da gösteriyor.

Sebep süt şekeri

Araştırmacılar bu sonuçları şöyle yorumluyor:

“Farklı süt ürünleriyle farklı risklerin olmasının sebeplerinden biri D-galaktoz’ la ilgili olabilir.

Fermente olmayan sütten alınan D-galaktoz peynir, yoğurt gibi fermente ürünlerden alınandan çok daha fazladır.

Hayvanlardaki çalışmalar D-galaktoz ve erken yaşlanma arasında bir ilişki olduğunu gösteriyor.

Araştırmamız, kırıklar için fazla miktarda süt içilmesi tavsiyesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor ama çalışmamız gözleme dayalı olduğu için ihtiyatlı davranmakta fayda var.”

D-galaktoz nedir?

D-galaktoz süt şekeri olan laktozun yarısını oluşturur ve diyetteki D-galaktozun temel kaynağı da süttür.

Kronik olarak D-galaktoz alınmasının, sağlık için zararlı olduğunu, yaşlanmayı kısalttığı ve hayatı kısalttığını gösteren hayvan çalışmaları var.

Bunun da oksidatif stres, kronik enflamasyon, sinir dejenerasyonu, bağışıklık cevaplarının azalması ve transkripsiyonel gen değişiklikleriyle ilişkili olduğu düşünülüyor.

Her gün 3 bardak süt tavsiyesi gözden geçirilmeli

Bu gözleme dayalı bir çalışma olduğu için sonuçları elbette güvenilir değildir ve bunun randomize ve kontrollü çalışmalarla doğrulanması gerekir.

Araştırmada içilen sütün özellikleri yani işlenmemiş mi, pastörize mi, UHT mi, yağlı mı yağsız mı olduğu belirtilmiyor ama İsveç gibi modern bir memlekette içilen sütlerin çoğunun UHT ve homojenize edilmiş süt olduğunu düşünüyorum.

“UHT işlemi” bir canlı varlığa yapılan “işkenceden” farklı değildir ve bana kalırsa sütü süt olmaktan çıkarmaktadır.

Araştırma ile ispatlanması şart değil, tabiatta UHT veya ona benzer bir işlem görmüş tabii bir yiyecek ve içecek olmaması bile bunlardan uzak durmak için yeterlidir.

Her ne olursa olsun, ortaya çıkan sonuçlar, akla mantığa, bilimin ve tıbbın temel prensiplerine uygundur ve bu sebeple de mutlaka dikkate alınması icap eder.

Gelelim neticeye

BİR: Bu araştırma benim gibi “fermente süt ürünlerinin” daha faydalı ve sağlıklı olduğunu iddia edenleri bir kere daha haklı çıkarmıştır.

İKİ: Modern tıbbın otoritelerinin, sağlıklı yaşamak ve kemikleri korumak için her gün 3 bardak süt içilmesi tavsiyesinin bu araştırma ışığında gözden geçirilmesi şarttır.

ÜÇ: Kemiklerini kuvvetlendirmek isteyen kadınlar size sesleniyorum: Süt hele de UHT süt yerine, “yoğurt yiyin, peynir yiyin, ayran veya kefir için”; her gün 1 saat yürüyün, yarım saat güneşlenin.

Kalsiyum haplarından da medet ummayın.

DÖRT: Okullarda süt dağıtan ilgililere de bir tavsiyem var: “Çocuklarımıza süt değil, ayran, yoğurt, peynir dağıtın”.

Bunlar hem daha lezzetli ve hem daha faydalı hem daha risksiz ve hem de daha dayanıklı ürünlerdir.

Kaynaklar:

http://www.bmj.com/content/349/bmj.g6015

http://www.medscape.com/viewarticle/834034

http://www.medicalnewstoday.com/articles/284530.php 

28.11.2014 Bu yazi 3311 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri