Son Dakika
Pazartesi, 24 Temmuz 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Domuzlardan beklenen domuzluk gerçek mi oluyor? Prof Ahmet R Küçükusta
Eylül ayında Bunu ancak domuz yapar başlıklı yazımda tüm dünyaya yayılacak bir grip salgını olacaksa buna domuz grip virüslerinin sebep olabileceğini anlatmıştım.

Meksika’ dan başlayarak Amerika ve birçok ülkeye yayılma belirtileri gösteren grip salgını bu görüşümün doğruluğunu gösteriyor.

İki ay kadar önce Meksika’ da başlayan ve kısa zamanda 100’ den fazla insanın ölümüne yol açan domuz gribinin Amerika, Yeni Zelanda, İspanya, İsrail gibi ülkelerde de görülmesi üzerine Dünya Sağlık Örgütü uluslararası kriz uyarısı yaptı.

Domuz gribinin insanlara da bulaşabildiği daha önce biliniyordu. Ancak bugüne kadar sadece çok az sayıda insan domuz gribine yakalanmıştı ve hastalık insandan insana çok zor yayılıyordu. Meksika’ dan başlayan salgının korkutucu olan yanı, evrim geçiren domuz virüslerinin domuzdan insanlara ve insanlardan başka insanlara kolay bulaşıcı özellik kazanmış olmaları.

İnsanlar endişe içindeler. Domuz gribi nedir? Belirtileri farklı mıdır? Dünya çapında salgın ihtimali var mıdır? Tehlike ülkemiz için de geçerli midir? Bu sene yapılan grip aşısının faydası var mıdır?... gibi sorulara cevap arıyorlar.    

İşte domuz gribi ile ilgili olarak bilmeniz gerekenler.

Domuz gribi, A tipi grip virüslerinin sebep olduğu bir solunum yolları enfeksiyonudur. Bu hastalık domuzlarda ani ateş yükselmesi, öksürük, burun ve gözlerde sulanma, hapşırma, nefes darlığı, gözlerde kızarma ve iştahsızlık gibi belirtilere yol açar. Domuz gribi virüsleri doğrudan domuzdan domuza yakın temasla veya virüslerle kirlenmiş cisimlerle bulaşır.

Domuz gribinin insanlardaki belirtileri normal gripten farklı değildir. Yüksek ateş, titreme, baş ve yaygın kas-eklem ağrıları, boğaz ağrısı, iştahsızlık ve halsizlik vardır. Bazı hastalarda kusma ve ishal de görülebilir. Grip altta yatan kalp yetersizliği, astım, diyabet gibi kronik hastalığın kötüleşmesine de yol açabilir.

İnfluenza virüsleri

Gribe neden olan virüslere influenza virüsleri ismi verilir. Bunların A, B ve C olmak üzere üç farklı tipi vardır. Dünya çapında salgınlara ve daha ağır belirtilere yol açan A tipi virüslerdir. B tipi virüsler daha küçük salgınlara neden olurlar. C tipi virüsler ise insanlarda ciddi bir hastalık yapmazlar.

A tipi virüslerin de kendi içlerinde yüzeylerinde yer alan H ve N antijenlerine göre farklı alt grupları vardır. Bunlar, bu antijenlerdeki farklılıklara göre H3N2, H5N1…şeklinde isimlendirirler. 16 farklı H ve 9 farklı N alt tipi vardır.

A tipi grip virüsleri, insanlardan başka ördek, tavuk.. gibi kümes hayvanları ve kuşlarda, domuz, balina, at ve fok gibi hayvanlarda da bulunabilir.

Kuşlarda A tipi virüslerin alt tiplerinin hepsinin de hastalık yapabilmelerinin mümkün olmasına karşılık, insanlarda ve diğer hayvanlarda ancak belli bazı tipler hastalık yapabilirler.

İnsanlarda, bugüne kadar hastalık ve salgın yapmış olan A tipi virüslerin başlıcaları H3N2, H2N2, H1N1 ve H1N2’dir. H1N1 ve H3N2 tipleri domuzlarda, H7N7 ve H3N8 ise atlarda salgınlara neden olmuştur.

Belirli bir türde hastalık yapan bir virüs diğer bir türe de bulaşabilir ve onlarda da hastalık yapabilir. Mesela, 1998 yılına kadar domuzlarda sadece H1N1 tipi virüs hastalık yaparken, bu yıldan itibaren insanlarda hastalık yapan H3N2 tipi virüs domuzlara geçmiş ve onlarda da hastalık yapmaya başlamıştır.

Bugüne kadar domuzlardan 4 tür influenza A virüsü izole edilmiştir. Bunlar H1N1, H1N2, H3N2 ve H3N1’ dir. Bu son salgında izole edilen H1N1 türü bir virüstür. Domuz gribi virüsü H1N1 tüm dünya domuzlarında görülen bir virüstür. H1N1 türü klasik domuz virüsü bir domuzdan ilk defa 1930 yılında izole edilmiştir. Dünyadaki domuzların yüzde 25’ inde H1N1’ e karşı antikorlar olduğu bilinmektedir.

Bu virüsler domuzlarda tüm yıl boyunca bulunabilir, ancak salgınlar daha çok kış mevsiminde ortaya çıkar. Domuz gribi virüsleri çok bulaşıcı olmakla beraber hastalanan domuzlarda ölüm ihtimali düşüktür.

Tüm diğer grip virüsleri gibi domuz gribi virüsleri de sürekli olarak değişirler. Domuzları diğer hayvanlardan farklı kılan özellik bunların hem insan hem kuş ve hem de domuz virüsleri ile enfekte olabilmeleridir. Domuzlara farklı türlerden virüsler bulaşırsa bunların karışımından yepyeni bir virüs doğabilir.

Domuz virüsü insanlara nasıl bulaşır?

Domuz virüslerinin insanlara bulaşması olağan değildir, ama domuz gribinin insanlarda seyrek de olsa hastalık yapabildiği bilinmektedir. Bunlar çoğu zaman domuz endüstrisinde çalışan işçiler gibi domuzlarla doğrudan temasları olan kişilerdir. Mesela, 1988 senesinde Wisconsin’de görülen domuz gribi salgınında virüslerin insandan insana geçtiğine dair örnekler vardır, ancak bu o zaman bir salgına dönüşmemiştir.

Şu sırada Meksika’ dan başlayan domuz gribi salgının korkutucu olan tarafı, bu salgındaki virüslerin önceki domuz gribi virüslerinden farklı olarak domuzlardan insanlara ve insanlardan insanlara kolay bulaşmasıdır.     

İnsan H1N1 virüsü ile domuz H1N1 virüsü aynı mıdır?

İnsan ve domuz H1N1 virüsleri antijenik olarak birbirlerinden çok farklıdırlar. Bundan dolayı da grip aşılarında insan H1N1 vürüsü bulunduğu için bu aşının domuz gribine karşı koruyucu etkisi yoktur.

Nasıl teşhis edilir?

İnfluenza A virüsünün teşhisi hastaların en çok virüs saçtıkları hastalığın ilk 4-5 gününde solunum yolları salgılarında virüsün gösterilmesiyle olur. Bazı kişilerin özellikle de çocukların on günden fazla virüs yayabildikleri unutlmamalıdır.

Tedavisi var mıdır?

Grip tedavisinde kullanılan başlıca dört grup ilaç vardır. Bunlar amantadine, rimantadine, oseltamivir ve zanamivir’ dir. Domuz virüslerinin çoğu bu ilaçlara hassas iseler de son salgına yol açan virüslerin yol açtığı hastalığın tedavisi ve önlenmesi için oseltamivir ve zanamivir tavsiye edilmektedir.

Domuz gribinin aşısı var mıdır?

Domuz gribini önlemek için domuzlara uygulanan bir aşı vardır, ancak henüz insanlara uygulanabilecek bir dmuz gribi aşısı yoktur. Her sene yapılan standart grip aşısı domuz H3N2 türüne karşı bir miktar koruma sağlayabilir, ancak aşının domuz H1N1 türü virüse karşı koruyuculuğu hiç yoktur.

Neler yapılmalı?

Grip belirtisi gösteren kişiler hemen doktora başvurmalı ve kesinlikle topluma karışmamalı. Bu kişiler öksürüken veya hapşırırken ağız ve burunlarını kağıt mendille kapamalı ve mendil daha sonra çöpe atılmalı. Eller sık sık su ve sabunla yıkanmalı. Eller göz, burun ve ağza temas ettirilmemeli.

Türkiye için tehlike var mı?

Dünyanın bir parçası olan Türkiye de gripten muaf değildir. Üstelik günümüzdeki bir pandeminin faturası öncekilerden çok daha ağır olacaktır. Bir kere dünya nüfusu çok artmıştır, dolayısıyla da hem gribe yakalananların ve hem de grip nedeniyle ölümlerin daha fazla olacağı kesindir.

İkincisi ulaşım imkânları çok gelişmiş ve hızlanmıştır. Dünyanın herhangi bir köşesindeki bulaşıcı bir hastalık çok kısa zamanda dünyanın öbür ucuna yayılabilecektir.

Üçüncüsü, insanlar günümüzde geçmişe göre kalabalık ortamlarda daha çok bulunmaktadırlar. Büyük iş merkezleri, ulaşım araçları, okullar, sinema ve tiyatro gibi insanların birbirleri ile yakın temas halinde bulundukları yerler salgınları kolaylaştıracaktır.

29.04.2009 Bu yazi 4604 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri