Son Dakika
Cumartesi, 27 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şimdi sıra biyo-silah EBOLA’lı katliamda! Kemal Özer
Çok önce başlayan biyolojik savaşta yeni bir aşamaya geçildi...

İnsanlık tarihinin merkezinde yeni bir boyut kazanan sıcak savaşın gerçek amacı, bugün Amerika’da da görüldüğü duyurulan EBOLA savaşını gölgelemek olmalı.
 
Geçen hafta ‘EBOLA ile Afrika’yı insansızlaştırmak’ istediklerini yazmıştım. Aslında bir adım daha atmak gerekiyor. Zira asıl amaç dünyayı insansızlaştırmak.
 
‘Hadi canım sen de’ mi diyorsunuz?
 
Böyle düşünenlere yapacak bir şeyimiz yok. Onlar bu satırları okumaya devam ederek zaman harcamamalı. Bizim gibi düşünenler devam ederse, bomba bilgilere sahip olacaklar.
 
Evvela “Ebola salgını ve -bu denli hızlı hazırlanması imkânsız- aşısı önceden yazılmış bir senaryo” şeklinde başlık atan Naturalnews adlı sitede yer alan dehşetengiz bilgileri nakledelim.
 
İnsanlarda denenmeye başlanacak EBOLA aşısını, adı dünya çapında pek çok rüşvet olayına karışan GlaxoSmithKline (GSK)’nın üretecekmiş ya da üretmiş. (GSK yakın zaman önce doktorlara rüşvet verdiği için, Çin tarafından 490 milyon dolar para cezasına çarptırılmıştı)
 
Öncelikle bilinmeli ki, insanlarda denenecek bir aşının üretimi normal şartlarda yasak. Ama Kuş Gribi tezgâhında olduğu üzere bu vicdansız güruh, elbette insanda da denemekten asla çekinmez. Ama bu kez işi şansa bırakmak niyetinde değil.
 
Yaklaşık 6 ay önce, Gine’de tespit ettiklerini iddia ettikleri biyo-silah EBOLA için, normal şartlarda 6 ayda piyasaya aşı süremezler. İddia bu fakat domuz gribi savaşında da güya aşı yoktu, ama ülkelere milyon milyon kutu aşılar satılmıştı.  
 
İnsan katliamı açısından fiyasko, ancak ekonomik açıdan 55 milyar dolarlık bir kârla kapatılan domuz gribi savaşından bu yana tam 5 yıl geçti.
 
Aşıların tartışmasız bir şekilde onay alabilmesi için, 5 yıllık hayvan deneyi gerekiyor. EBOLA’nın domuz gribinden 5 yıl sonra ortaya çıkmış olması tesadüf değildir herhalde.
 
Bu durumda şeytanca hazırlanmış bir senaryo ile karşı karşıya olabilir miyiz acaba?
 
O halde sıkı durun!
 
ABD’de 2007 yılında EBOLA örneklerine(!) dayanarak yapılan tescil müracaatına, 2010 yılında patent verilmiş.
 
Verilen ne? EBOLA Virüsü patenti!
 
Patent aldığını nereden mi biliyoruz?
 
İşte ABD tescili alınan EBOLA Virüsü patentinin numarası: CA2741523A1
 
Peki, bu patent ne ifade eder?
 
İş bu onayla, zayıflatılmış veya ölü virüslerin de mülkiyet koruması patent altına alınmış. Bu sayede EBOLA ile ilgili üretilecek aşı ve ilaçta, otomatikman patent altına alınmış oluyor.
 
Hâlâ ‘şeytan bu işin neresinde’ diye soran varsa, yazıyı okumayı burada kesmesini öneririm.
 
Domuz gribi savaşında ciddi bir tecrübe kazanan şeytan ve avanesi, bu kez işi şansa bırakmamış. Önce virüsü üretmiş, sonra patentini almış, aşı ve ilaç için geçmesi gereken 5 yılın bitimine çeyrek kala, virüsü Gine ve çevresi ülkelere servis etmiş…
 
Garip ama ABD, bugün kendisinde de EBOLA virüsü tespit edildiğini, bir kişinin karantinaya alındığını duyurdu.
 
Aralarında Türkiye’nin de olduğu pek çok ülkede, grip veya yorgunluk emaresi görülen uçak yolcularının apar topar medya ordusu eşliğinde, EBOLA şüphesiyle vakumlayarak hastanelere taşınması, günlerce haklarında yayın yapılması boşuna mı sanıyorsunuz?
 
Bu haberlerle bütün dünyada korku enjekte edilerek, insanların bilinçaltları esir ediliyor. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü, kısa bir süre önce EBOLA aşısının bu yılsonuna doğru üretilmiş olacağını duyurdu.
 
Dünyanın sağlığının emanet edildiği bu Siyonist örgüte ne oluyor da, olmayan bir şeyin üretileceğini duyuruyor? Elbette olmayan bir şey yok! Her şey kurgulanmış! Önce ROCHE’a vuran piyango, bu kez de yine patronu Yahudi olan İngiltere merkezli GlaxoSmithKline (GSK)’a vurmuş.
 
İyisiniz değil mi?
 
Bırakmayın kendinizi şeytanlıklar daha bitmedi…
 
Bu patent ve Obama'nın 31 Temmuz 2014 tarih ve 13674 sayılı idari direktifi ile şayet bedeninizde EBOLA Virüsü varsa, teknik olarak mülkiyeti Amerikan hükümetine ait bir şeyi taşıdığınız için karantinaya alınmanız ve istemeseniz dahi zorla kan örneği vermeniz gerekiyor.
 
Siz hamburger yiyip kola içerken, müzik dinleyip İnternette gezinirken, modayı takip edip vur patlasın çal oynasın yaparken, hukuk önünde EBOLA’ya yönelik işlemlerle ilgili itiraz haklarınız gasp edilmiş...
 
Bununla kalsa iyi…
 
Vücudunuzda federal hükümete ait salgın hastalık belirtisi gösteren bir malzeme taşımaktan dolayı tutuklanabilecek ya da karantina altına alınabileceksiniz. Zira mülkiyeti başkasına ait bir virüsü izinsiz taşımak, ABD yasalarına göre suç.
 
Tirajı komik mi?
 
Değil! Zira ister beğenin, isterse de beğenmeyin. Bu şeytan ve avenesinin çalışma biçimi. Tıpkı onların bilim kurgu filmlerinde izlediğiniz gibi…
 
Bu kadar sürede onay alınamayacağını ve de teknik olarak üretilemeyeceğini, salgın sonrası yaşananların önceden hazırlanmış bir senaryo olduğunun ispat edildiğini söylüyor birçok tarafsız kaynak. Ayrıca aşının muhtemel ve güçlü yan etkilerinden yine hiç söz edilmediğinden bahsediliyor.
 
Bugün özellikle Gine, Liberya, Sierra Leone’da binlerce insanı, sırf bizi ve hükümetlerimizi EBOLA konusunda ikna için öldürdüler. Daha kaç kişiyi öldürecekleri bilinmiyor. Ama niyetlerinin milyonlarca insan olduğu ortada…
 
Siz Afrika’dan Avrupa’ya kaçışın ve pek çoğunun Akdeniz’de boğulmasının tesadüf olduğunu mu sanıyorsunuz?
 
Öte yandan, Güney Amerika kıtasında bir yılda 700 bin insanın ölümüne yol açacağı “öngörülen” yeni bir virüs riski bulunduğu açıklandı.
 
EBOLA’nın sinsice planlanmış ve servis edilmiş Genetiği Değiştirilmiş Virüs yani bir BİYOSİLAH olduğu şüphe götürmez bir gerçek.
 
Bill Melinda Gates Vakfı’nın on yıla yakın bir süredir, Afrika kıtası başta olmak üzere pek çok bölgede insanları yeni salgınlar konusunda bilgilendirme adı altında, bağışıklık sistemlerini çökertecek virüsler yaymış olabileceği şüphesi hızla büyük bir kabul görüyor.
 
Yine EBOLA aşısının duyurulmasından önce çok sayıda ülkede, EBOLA teşhisleri konulacağı, pek çoğunun öleceği, bu nedenle de PANDEMİ hali ilan edilip dünyadaki bütün insanların şeytan aşısı ile aşılanacakları, bunun içinde BM ve Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırlık yaptığı belirtiliyor.
 
New York Times gazetesine göre, 2015’de 1 milyon kişi EBOLA yüzünden ölmüş olacak!
 
İsterseniz başa dönelim ve BİYOLOJİK-SAVAŞ’IN süreçlerini özetleyelim:
 
1) Laboratuar çalışmaları (siz ona Biyolojik Savaşı başlatma deyin),
2) Patent dolandırıcılığı ve hükümet direktifleri ile siyasi şantajlar,
3) Virüsün tüm dünyaya servisi,
4) Seyrek ölümler ve insanları hazır hale getirmek için başarısız tıbbı müdahaleler (şimdi bu aşamadayız),
5) Yoğunlaşan ölümler ve küresel çapta sosyal panik,
6) Mezar kazmanın tehlikeli olduğu için, cesetlerin kireç veya asitlerle yakılarak topluca gömülmeleri duyurusu,
7) Aşı keşfi ilanı,
8) Ülkelerden yüz milyarlarca dolarlık aşı siparişi,
9) Küresel PANDEMİ ilanı yahut biyo-savaşın resmiyet kazanması,
10) Zorla aşı için, tehdit, şantaj hatta sıkıyönetim ilanları.
 
İŞİD terörü ya da Ortadoğu’da petrol savaşı mı dediniz?
 
Güldürmeyin Allah aşkına!
 
Biz kafayı, GDO’lu soya ve Mısırla beslenen hayvanların EBOLA’lı sütlerinden yapılmış peynirleriyle yemedik!
 
Şaka bir yana, siz bu canavarların GDO konusunda neden ısrar ettiğini sanıyorsunuz?
 
Şaka yaptığımı sananlar buyurun: www.BioDefense.com
 
Kaç kurbana kaç insan düşecek bakalım!
 
01.10.2014 Bu yazi 5327 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri