Son Dakika
Cuma, 10 Nisan 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kanser testleri güvenli mi? Prof Osman Müftüoğlu
"Eğer bilinen bir genetik riskiniz söz konusu değilse ya da belirli bir yönde özel bir sağlık taraması yapılmıyorsa kanser tarama testlerini doğrudan yaptırmanın pek faydası yok."

Kanserde erken teşhis çok önemli. Bir kanser ne kadar erken dönemde teşhis edilirse tedavisi ve kontrol altına alınması o kadar kolaylaşıyor. Ancak bazı testlerin erken teşhis için faydasının olmadığı biliniyor.

Son yıllarda geliştirilenlerle birlikte elimizde çok sayıda kanser tarama testi yani erken teşhis yöntemi oldu. Bunlara yenileri de ekleniyor. Mesela İsrail’de bir üniversitede nefes testi, yani solunum havası analizleriyle meme, akciğer, hatta prostat kanserine erken teşhis koyabilmenin çareleri araştırılıyor.
Erken tanı testlerinin en önemlilerinden biri de tümör işaretleri olarak bilinen moleküllerin (kanser markerları) incelenmesi. Meme kanserinden prostat kanserine, kalın bağırsak kanserinden karaciğer kanserine, pankreas kanserinden yumurtalık kanserine, mesane kanserinden böbrek kanserine kadar pek çok kanserin kanda bu tip erken işaretleyicisi maddeler (PSA, Ca19-9, CEA, AFP, Ca-125) olabiliyor.

PSA ÖNEMLİ AMA...

Ama ne var ki bu testlerin güvenilirliği ve duyarlılığı oldukça sınırlı. Prostat kanseri tanısında kullanılan PSA testi gibi birkaç istisna dışında tümör işaretleri testlerinin duyarlılıkları da güvenilirlikleri de henüz arzu edildiği düzeyde değil. Bu testlerden çoğu henüz mevcut bir kanserin tedavisinin takibinde kullanılabilecek seviyede. Bu testlerin kan seviyeleri herhangi bir sorun olmadığı halde sağlıklı insanlarda da yüksek bulunabiliyor ya da tam tersi kanser oldukça ilerlemiş dönemde de olsa bu testler hala normal sonuçlar verebiliyor. Çünkü yanlış pozitif veya yanlış negatif sonuçlar elde etmek her zaman mümkün.

Bu nedenle sağlık taramaları yaparken özel bazı durumlar dışında bu testleri erken teşhis için kullanmak PSA testi (prostat kanseri tarama testi) dışında pek önerilmiyor. Eğer bilinen bir genetik riskiniz söz konusu değilse ya da belirli bir yönde özel bir sağlık taraması yapılmıyorsa kanser tarama testlerini doğrudan yaptırmanın pek faydası yok.

NOT ALIN

Meme kanseri taramasında Cal5-3 testi tavsiye edilmiyor

Meme kanseriyle ilişkilendirilebilen tümör işaretlerinden Ca15-3 maddesinin kan seviyeleri meme kanseri dışında pek çok iyi ya da kötü huylu hastalıkta yükselebiliyor. Mesela akciğer kanserlerinin yüzde 26’sında karaciğer ve yumurtalık kanserlerinin neredeyse yarısında bu maddenin kan seviyeleri yüksek bulunuyor. Kanserle hiç ilgisi olmadığı halde tüberküloz sarkaidoz lupus gibi hastalıklarda da kan seviyesi artabiliyor. Ayrıca tamamen sağlıklı bireylerin yüzde 2’sinde Ca15-3 düzeyi yüksek bulunabiliyor. Bu nedenle rutin menopoz takiplerinde ya da 40 yaş üstü sağlık kontrollerinde kadınlarda meme kanseri tarama metodu olarak Ca15-3 testinin kullanılması tavsiye edilmiyor.

BİR BİLGİ

Ellerin uyuşması bir haberci olabilir

Ellerde uyuşma yakınması özellikle dâhiliye uzmanlarının sık rastladığı bir şikâyet ama sorun çoğu zaman sinir kemik kas dokusundaki problemlerden kaynaklanır. Boyunda düzleşmeye yol açan romatizmal ya da dejeneratif sorunlar ruhsal kökenli problemlere bağlı kas spazmları, boyun fıtığı gibi rahatsızlıklar el uyuşmalarının en sık görülen sebepleridir. El bileğinden geçen sinirlerin bilek kanalında sıkışması (karpal tünel ve ulnar oluk sendromu) da el uyuşmasına sebep olabiliyor. Daha seyrek olarak şeker hastalarında özellikle kan şekeri uzun süredir yüksek seyredenlerde polinöropati başlığı altında toplanan nörolojik hastalıklarda, omurilik hastalıklarında, beyin tümörlerinde ve damar tıkanıklıklarında da kolda uyuşma yakınmasıyla karşılaşmak mümkün olabiliyor.

AKLINIZDA OLSUN

Ağız kokusunun sebebini bulmak zor değil

Ağız kokusu sorunu eskiden gizlenirdi, bugün ne iyi ki çoğu insan bu sorunu en azından hekimleriyle korkmadan çekinmeden paylaşabiliyor. Ağız kokusundan yakınanların sayısında ciddi bir artış var ama problem hekimlerle paylaşıldıkça çözüm yolları da çoğalıyor. Sorun çoğu zaman oral hijyenin bozukluğundan kaynaklanıyor. Diş, diş eti ve ağız içinin çeşitli hastalıkları dışında boğaz ve bademcikle ilgili problemler de ağız kokusuna yol açabiliyor. Akciğer hastalıklarından bazıları, sindirim sistemi hastalıkları (gastrit, reflü, ülser) da ağız kokusu yapabiliyor. Uzun süre aç kalmanın da ağız kokusuyla ilişkili olduğu iyi bilinen bir gerçek. Bazı insanlarda hiçbir sağlık sorunu olmadan da ağız kokusuyla karşılaşmak mümkün. Eğer böyle bir sorununuz varsa problemin çözümünü öncelikle diş hekimleri ve kulak burun boğaz uzmanlarında aramalısınız. Eğer bu uzmanlar herhangi bir problem olmadığı kanaatine varırsa göğüs hastalıkları ve gastroenteroloji uzmanlarıyla görüşmelisiniz.

BİR SORU/BİR CEVAP

İncelme kremleri etkili mi

İçine ister guarana, ister hoodia özleri, isterseniz ‘davul tozu, minare gölgesi’ koyun, cilde dışarıdan tatbik edilerek sürülen hiçbir ürünün ne kilo verdirmesi, ne inceltmesi, ne de sıkılaştırması mümkün değil. Bu vaatlerle satılan ürünlerin ‘cüzdanınızı inceltme’ dışında bir etkisi olmaz! Cilde dışarıdan uygulandığında cilt altı yağ dokusuna ulaşıp onu eriten, azaltan, incelten bir madde hala bulunamadı. İnceltici hapların, şurupların, aletlerin de işe yaramadığını, ‘diyet+egzersiz’ olmadan incelmenin mümkün olamayacağını bir daha hatırlatalım!
 

30.08.2010 Bu yazi 9764 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri