Son Dakika
Salı, 26 Eylül 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Hurma mı şeker mi? Kemal Özer
Ne yazık ki, doğru ile yanlışın birbirine girdiği bir asırdayız. Bu asrın en önemli gündem maddeleri, su, gıda güvenliği, katkı maddeleri, tohumlar, ilaç kalıntıları, hormon, kuraklık vs. Herkes gıda güvenliğinden, doğal/organik/naturellikten, sağlıklılıktan söz ediyor. İnsan çocuğuna, eşine, sevdiklerine, misafirlerine nimetlerin en güzelini, en değerlisini ikram etmek ister.

Bir Ramazan daha geldi. Ramazan’da iftar sofraları kurulacak. Birbirinden renkli yiyecekler süsleyecek sofraları. Yine bazıları sigarayla bazıları etil alkollü kolalarla iftar edecek. On bir ay yayınlanan yoz reklamlar yerine, inanç sömürüsü yapan reklamlar yayınlanacak. İslam’dan nefret ettikleri halde minareli, mahyalı, iftar sofralı reklamlar izleyeceğiz bir ay süreyle.

 

Mü’minler için Ramazan Bayramı, seküler (din dışı) yaşamı benimseyenler için ‘şeker bayramı’ gelecek. Kimileri örselenen değerlerlerine destek verircesine tatil bölgelerine gidecek, kimileri yaşlı gözlerle yolları gözleyecek, kimileri ise evinde sevdikleriyle bayram(!) edecek.

İkram, insanlar arasında sevgi ve kardeşliğin köprüsüdür. Rahmete vesiledir. Yeryüzünde gördüğümüz her türlü nimet, Allah c.c.’ün inanan-inanmayan ayırımı yapmadan ikramıdır insana.

 

Allah’ın kullarına ihsanı olan temiz ve sağlıklı ürünler, hayat ve enerji kaynağıdır insan için. Her biri ayrı bir renk, lezzet, vitamin ve mineral deposu…

 

Kimi korku imparatorluğu kurarak, kimi hormon ekleyerek, kimi güya lezzet artırarak(!), kimi meşru olanla, olmayanı karıştırarak daha çok kazanma uğruna ifsat ediyor: Doğalı, Rahman-i olanı.  

 

Kimi, azaldığını iddia ettikleri su kaynakları üzerinden vurgun yapıyor. Kimi, dünyanın belirli aralıkla yaşadığı imtihan vesilesi kuraklığı paraya tahville meşgul.

 

Evet, petrol sınırlı bir kaynak ve bir gün bitecek… Ama su asla! Dünyanın yüzde 97,5’i su, yüzde 2,5’i toprak. Suların yüzde 2,5’u tatlı su. Toprağın ihtiyacı su ile toprağın oranı birebir eşit. Yaşam için en tartışılmaz nimet su olduğuna göre, insanoğlunun yaşadığı sürece bu kaynağın insanlığa yetecek kadar olmasının garantörü Allah c.c.’dir.

 

İnanç zafiyeti olan seküler düşünce sahipleri ile inansa bile Kur’an-ı Kerim’den habersiz olanlar bu gerçeği anlayamazlar.

 

İnsanoğlu nehirleri denizlere akıta dursun, tüketime uygun değil dedikleri okyanusların suları buharlaşıp, bulutlaşmakta. Sonra rüzgârlar yardımı ile karalara yağmaktadır. İnsan tükendi deyince bu Sünnetullah hep yüzüne çarpılıyor ama görebilene…

 

Allah c.c. yarattığı tüm canlıların rızkına kefildir. Kendi tabiriyla O vaadinden caymaz. Bkn. Kur’an-ı Kerim Bakara 22, İbrahim 32, Hicr 20, İsra 31, Taha 81.

 

Su; dünyanın kötü yönetilmesi ve insanların en temel ihtiyaçları üzerinden terbiye edilmeleri uğruna, kimi insanlar için yaşamsal bir ihtiyaçken, kimi şirketler için bol sıfırlı kazançlar sağlayan bir rant aracı.

 

Son zamanlarda küresel ısınma, kuraklık, içme sorunlarının azlığı gibi gündemler kuşkusuz herkesi etkiliyor. Çoğu kimse bu bilgilerin doğru olup olmadığını araştırmıyor. Çevreyi tehdit edici her türlü eylemin içinde olanların, bu alanları gündem yapmalarının amacı ne olabilir?

 

ABD’nin eski Başkan Yardımcısı Al Gore, 2005 yılında çektiği “Uygunsuz Gerçek” adlı belgeselini geçtiğimiz yıl sinemalarda izledik. Al Gore’un bu ‘uygunsuz yalanına’ Nobel Ödülü bile vermişler. İzleyenler hatırlayacaktır. Al Gore belgeselinde, ‘buzların erimesi sonucunda sular iki metre yükselecek, 2008 Haziran’ında Arizona sular altında kalacak’ diyordu. Yalanı ortaya çıkana kadar, adam yüz milyon dolarları cebe indirdi. Ama kimse hala kandırıldığının farkında bile değil.

 

Yeryüzünü talan edenler, insanları kışkırtıyorlar. Biz dövünürken onlar geriye çekilip işin keyfini sürüyorlar. Sözü edilen bilgiler doğru yahut yanlış hiç önemi yok. Hiç kimsenin hiçbir nimeti israf etme hakkı yok. Okyanusların tümü tatlı su bile olsaydı bir Müslüman abdest için gerektiğinden daha fazla su kullanamazdı.

 

Yeryüzünün nimetlerini israf etme hakkımız olmadığı gibi, sağlık nimetini de tehlikeye düşürme hakkına sahip değiliz. İnsanı, Allah c.c. yarattığına göre insan O’nun yaratandan emareler taşır. İnsan’a bakınca Allah’ı hatırlarsınız. Ürün geliştirenler de ürettiklerine kendi kültür, inanç ve ahlaklarını zerk ederler

 

Günümüz endüstrisinin ilkeleri, mucitleri gibi seküler bir yapıdadır. Bu çağda satın aldığımız bir gıda maddesinde, inancımıza ait sınırların hep aşıldığını görürüz.

 

Önümüzdeki Ramazan Bayramı’nda misafirinize rengârenk şekerler ikram edeceksiniz. Acaba kaçınız bu şekerlerin içeriğini merak edecek? Kaç Müslüman ‘bunun içerisinde inancım açısından sakıncalı katkılar var mı’ diye araştıracak? Kaç kişi ikram ettiği şekerleme ürünlerinin içeriğindeki binlerce katkı maddesinin, çocukların sıhhatlerini bozabileceği endişeni taşıyacak? Zenginler ambalajına bakacak, dar gelirliler fiyatına…

 

Kapitalizmin haz ve lezzet kölesi yaptığı günümüz Müslüman’ı (insanı) bile, kendi dini değerleri dahi olsa, kutsaldan uzak ve umursamaz bir anlayışın içinde kaybolmuştur. Oturmalarındaki felsefik ve siyasal tartışmalardan, ‘helâl tüketim endişesi’ne fırsat gelecek gibi de gözükmüyor. Kısacası alan razı, satan razı…

 

Bu bayramda içeriğini bilmediğiniz, içeriğini bilseniz bile üretim koşullarını gördüğünüz zaman asla bir daha tüketmemek için söz vereceğiniz bu gayri sahih şekerleme (lokum, şeker, çikolata) ürünleri yerine; lif, mineral, fenol, bakır, çinko, sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, demir, şeker, protein zengini hurma ikram edin. Hem sorumluluktan kurtulun, hem de hayırlı bir ikram sunun.

 

Kalp ve damar hastalıkları, boğaz ağrıları, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığını engelleyen, kansere karşı koruyan, halsizliği ortadan kaldıran, bedeni ve zihni gelişmeyi sağlayan, kemikleri güçlendirip kemik hastalıklarını gideren ‘cennet nimeti hurmayı’ ikram etmeyi mutlaka düşünmek, yeniden alışveriş listemize eklemek zorundayız.

 

Hurma her çekmede, her çanta, hep cepte, her dolapta, her ikram tabağında mutlaka olması gereken muhteşem bir enerji deposu ve akıllı insan yiyeceğidir.  

 

Allah c.c. Nahl Suresi 67’de “Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel rızık edinirsiniz. Aklını kullanan bir toplum için bunda bir ibret vardır.” Kaf 10-11’de ise “Kullara rızık olsun diye, küme küme tomurcuğu olan uzun boylu hurma ağaçları yetiştirdik” buyuruyor. Bu sözler her kelimesi yalan olan reklâm cümlesi değil, Allah c.c.’in sözleridir. İbret almak isteyenlere...

 

* * *

Date palm or candy?

 

Unfortunately, we are in the era in which the true and the wrong are integrated into each other. The most important agenda of this era are water, food safety, additives, seeds, medicine leftovers, hormone, drought etc.

 

Everybody is talking about food safety, natural/organic, being healthy.

 

One would like to offer the best and the most precious food to his children, spouse, guests.

 

It is time for Ramadan now! In Ramadan, the evening meals (iftar) are prepared. Various meals will dress the tables. Some will start their evening meal with a cigarette, and some with Coke of ethyl alcohol. Advertisements exploiting faith will be broadcasted instead of the degenerated ones broadcasted during eleven months. We will watch advertisements with minarets, ridge, evening meals, even though they hate Islam.

 

For the muslims, it is Ramadan Feast; and for the ones leading a secular life it is 'Sugar Feast'. Some will go to holiday resorts giving support to their crumpled values, some will wait for to be visited with eyes filled with tears, and some will feast at home.

 

Offering food and drink is a bridge of love and fraternity between people. It is a means towards mercy. Any kind of blessings we see in the world is the offer of Allah (c.c) to all human being without distinguishing between believers and non-believers.

 

The clean and healthy foods that are granted by Allah are source of life and energy for human beings. Each is a different colour, taste, vitamin and mineral storage...

 

Natural foods, Allah's mercy, are corrupted by alarming people or adding hormones or as if increasing taste or mixing licit food with non-licit food to earn more money.

 

Some people quick buck from water that is alleged to be lessened. Some are busy with transforming drought that is periodically a means of trial into money.

 

Indeed, oil is a limited resource and will end one day, but water never! 97.5 % of the world is water, and 2.5% is soil. 2.5% of water is fresh water. The percentage of water needed for soil and the percentage of soil is equal. If water is indispensable blessing for life, the guarantor of water throughout human beings' life is Allah (c.c).

 

The ones having secular thought lacking in faith and the ones unaware of Qur'an, even they believe, cannot comprehend this reality.

 

Even people may continue to direct rivers into the seas, the waters of oceans that are regarded as inconvenient to be used evaporate and making clouds. And rain onto the ground with the help of winds. This order of Allah (Sunnetullah) is explicit when humans have the idea that water is finished…

 

Allah (c.c) is the guarantor of supply of all living beings He created. As He tells He will never retract His promise. See Qur'an Baqarah 22, İbrâhîm 32, Hijr 20, Banî Isrâîl 31, Tâhâ 81.

 

Water, for the sake of being disciplined over misgoverning of the world and fundamental needs of human beings, is while for some people a vital need, but for some companies it is a means of rent providing quite a lot of profit.

 

Recently, issues such as global warming, drought, scarcity of drinking water affect people, of course. Most of the people do not inquire whether this information is true or not. What is the aim of the people involved in any kind of actions threatening the environment to formulate an agenda of these issues?

 

Last year, we saw the documentary titled 'An Inconvenient Truth' by Al Gore, Former Vice-President of the USA. He was even awarded Nobel Prize for his 'inconvenient lie'. People who watched it, will remember. In his documentary, Al Gore said, “after the ice is melted, the waters will rise 2 metres. Arizona will be under water in June 2008.” Until his lie was revealed, he swept $100 million into his pocket. However, no one is aware of being fooled yet.

 

Whomever loots the world of its resources agitate people. While we are worried, they take a step back and feel the pleasure. It is not important whether the mentioned information is true or not. No one has the right to waste any blessing of Allah (c.c). Even all the oceans were fresh water, one Muslim would not use more water than needed to perform ablution.

 

As we do not have the right to waste the blessings of nature, we do not have the right to endanger the health blessing. Because Allah (c.c) created human beings, they have some signs from him. When you look at human beings, you remember Allah. Producers reflect their own culture, faith and ethics into their products.

 

Nowadays, the principles of industry is secular like their inventors. In that era, we see that the foodstuff bought goes beyond the boundries of our faith.

 

In the coming Ramadan Feast, you are going to offer colourful candies to your guests. I wonder how many of you will wonder the content of these candies? How many Muslims will inquire whether there is inconvenent additives according to their faith? How many of you will worry about bad effects of many additives on their children's health? The rich will look at the package and the poor to the price.

 

Today's Muslim (human being), who has become slave of pleasure and taste by capitalism, is fallen apart from the divine and lost in the understanging of unconcern. There seems to be no opportunity to discuss 'the worry of halal consumption' apart from their philosophy and politics. Indeed, both sides are contented.

 

During this Ramadan Feast, offer date that is rich in fiber, minerals, phenol, copper, zinc, sodium, potasium, magnesium, calcium, ferrum, sucrose, protein instead of unnatural candy (such as Turkish delight, candy, chocolate) of which content and production way you do not know. Therefore, you will be both freed from responsibility and present a beneficial offer.

 

We must certainly rethink of date, a heavenly blessing, which prevents cardiovascular illnesses, sore throats, bronchitis, cough and catching cold; protects against cancer; takes away fatigue; develops body and mind; strenghtens bones; and we must add it to our shopping list.

 

Date is a kind of wonderful energy storage that must be present in any drawer, bag, pocket, cage, plate; and moreover it is the food of smart people.

 

Allah (c.c) commands in Surah Nahl-67 “And of the fruits of the datepalm, and grapes, whence ye derive strong drink and (also) good nourishment. Lo! therein is indeed a portent for people who have sense.”  In Surah Qâf 10-11 “And lofty date-palms with ranged clusters provision made for men.”  These words are not advertisements of which each word is a lie, but these are words of Allah (c.c). For the ones who want to learn a lesson…

 

This article is translated by Sibel Bahtiyar for Timeturk.

 

 

08.08.2008 Bu yazi 4096 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri