Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bu yazı kaleme alınırken Somali’de 30 kişi öldü bir de ben… Kemal Özer
Somali’de son 90 günde 30 bin kişi açlıktan hayatını kaybetti…
Bu, kayıtlara geçen rakam…
 
Kamplara ulaşmak için çöl ve dağlarda ölüp kayıtlara geçmeyen en az bu kadar kişinin olduğundan da söz ediliyor…
 
Şayet kayıtlara geçmeyen bu kadar kişi daha varsa, 90 günde ölenlerin sayısı 60 bin demektir…
 
Resmi rakamlara göre, her 4 dakikada bir kişi açlıktan ölüyor…
 
Resmi olmayan rakamlara göre ise her 2 dakikada bir kişi açlıktan ölüyor
 
Hem rakam, hem de oran her dakika daha da artıyor…
 
Somali 8,5 milyon kişilik bir ülke…
 
Bugün dünyada kendini “Müslüman” sayan “insan” sayısı ise 1,7 milyar…
 
Yani her 200 Müslüman’a bir Somalili düşüyor…
 
Bir Somalili günlük 3 dolara, yani 5 liraya sultanlar gibi geçinir…
 
Tüm Somali’yi aç kabul etsek bile, 30 gün süreyle 1,2 milyar dolara -tüm- Somali’nin açlık sorunu çözülür…
 
Tüm Somalililere 1 yıl yardım ettiğimizi farz etsek, 15 milyar dolar tüm Somali’yi abad eder…
 
Fakat sofralarında bir kuş sütü eksik olan Müslümanlar, hâlâ vahametin fakında değiller…
 
Türkiye’nin İKÖ’yü toplantıya çağırması ve yardım seferberliği başlatması için, 60 bin kişinin ölmesi gerekiyormuş demek ki…
 
55 Müslüman ülke sadece 250’şer milyon dolarlık bir fon ayırsa veya Brunei Sultan’ının yaş günü kutlaması için ayırdığı para, bütün bir Somali’nin 1 yıllık tüm ihtiyacını karşılar…
 
Suudi Arabistan bir yıllık silah alımından yüzde 15 tasarruf sağlasa, bütün Somali’nin açlık sorunu tümüyle sona erer…
 
İstanbul Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin reklam, eğlence vs gibi hiçbir işe yaramayan açaçlarla israf ettikleri paralar öylesin büyük ki neredeyse tüm Somali'yi doyuracak kadar...
 
Bu Ramazan umresine, 4 milyon “Müslüman” gitmiş…
 
Bu kişilerin bu yıl ki Ramazan Umresinin maliyetleri 10 milyar doları aşıyor…
 
Bu para bağışlansa, açlıktan hiçbir insan ölmez…
 
Cuma namazı çıkışı sonrasında camilerde para toplandı. İnsanların davranışı görmek için kısa bir gözlem yaptım… Kelli felli insanlar, 1 lira 5 lira 10 lira veriyor. 20 lirayı koyup, 15 lirasını geri alıyor kutudan…
 
Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir!” Bu bir Hadis-i Şerif ise, bunu söyleyen de Hz Muhammed s.a.v. ise, bu Hadis-i Şerif’i okuma süresinde bile 1 kişi ölüyorsa ve bu ölenler insansa…
 
Biz Müslüman olamayız/değiliz…
 
Ben demiyorum, itirazınızı Hz Peygamber’e yapınız…
 
“İnsan” olsaydık, “onur” bizi yaşatmazdı…
 
“Müslüman” olsaydık, “iman” bizi yerimizde tutamazdı…
 
Hâlâ ister Türkiye Cumhuriyeti devleti ve onu yönetenler, ister kendini Müslüman olarak telakki eden 70 milyon veya 1,7 milyar kişi, para toplayıp yardım götürmekten söz ediyorsa, bırakın bütün Somali ölsün daha iyi…
 
Kimsenin sizin artığınıza ihtiyacı yok…
 
Hiçbir Somali’nin bizim/sizin keyfinizin yetmesine karnı tok, zaten vakti de yok…
 
Somali’de ölen Somaliler değil, kendini Müslüman sayan 1,7 milyarlık sürü…
 
Somali’de ölen 7 milyarlık insanlık…
 
Somali’de ölen benim…
 
Yaşamaksa yaptığımız, buyurun keyfini sürün…

* * *
 
O kendini affedemedi intihar etti ya biz?
 
Güney Afrikalı foto muhabiri Kevin Carter, 1993 Mart’ında Güney Sudan’da açlıktan ölmekte olan bu kız çocuğuna yardım etmek yerine, onun resmini çekmeyi tercih etmişti. Tıpkı 1,7 milyar Müslüman’ın şu anda Somali’ye yaptığı gibi…
 


Kevin Carter, bu bebeğin fotoğrafını çekmekle meşgulken sahneye bir akbaba çıkageldi…
 
Carter, dünyanın hayranlıkla izlediği dergilere kapak olan kartpostallık kareyi çekip, oradan ayrıldı. Sonra ne oldu? Akbaba o çocuğu yedi mi, yoksa çocuk kurtuldu mu kimse bilmiyor. Ama tüm aramalara rağmen çocuk bulunamadı. O ana ait bilinen tek şey, muhabirin o çocuğun yardım çığlığını umursamadığıydı.
 
Dünyanın bu dram karşısında yaptığı tek şey; çocuğa yardım etmek yerine, fotoğraf çekmeyi tercih eden muhabiri ödüllendirmek oldu. “Aferin çok iyi halt etmişsin. Karşılığında al sana”:  Pulitzer fotoğraf prestij ödülü!
 
Bu aşağılık ödül, Kevin Carter’e çok ağır gelecektir.
 
Kevin; “Kendimi normal insanlara yabancılaşmış hissediyorum. Objektif kapakları kapanıyor ve korkunç kan görüntüleriyle karanlık yerlere doğru geriliyorum” notunu bırakarak, 1994’te bir bahçe sulama hortumuyla kendini boğarak hayatına son verir.
 
İnsanlık şimdi fütursuzca Kevin Carter’in yolunda ilerliyor. Özellikle de “Müslümanlar”
 
Utanıyorum!
Kendimden,
İnsanlığımdan...
ve ben
hepimizi
Müslüman
sanıyordum.
Yanılmışım,
özür dilerim!
 
Ziyaretçi Yorumları (Toplam 3 yorum)
  • serkan marankoz
    birlik
    bu konuyla ilgili cok kafa patlattim aklimda guzel projeler var ama param yok mesala askeriyeden hastaneleren buyuk fabrikalardan boyle yerlerden dokulecek yemekler toplansa soklansa bi yerde toplanip buyukucuklarla afrikaya gonderilemezmi aklimda bu is icin finansman kynaklarida fakar anlattiklarim cok ucuk fikirler diyo bence degil acliktan olmek bu olgu benim insnligimi vicdanimi kanatiyo
    05.11.2012 04:03:49

  • onurc
    kevin cartner
    Kevin Cartner o resmi çektikten sonra ki gelişmelerle beraber intahar etti evet. Ancak normalde kimsenin oradaki vatandaşlara dokunması bile yasak bir çok bulaşıcı hastalıktan dolayı. yani kevin cartner'ın kızı kucaklayıp hastaneye götürmesi de olası değildi. bu koşullarda orada fotoğrafçılık yaptığınızı düşünün.
    27.03.2012 16:37:18

  • said ekinci
    yazıklar olsun bana
    ben, bizlerin başta benim, utancımı deşifre etmek için. yorum yazıyorum ne kadar güzel anlatmışsın müslüman sak eğer bu yazıyı okuduğum da kendimden nefret ettim, çünkü ben yorumu yazarken bile açlık tan kaç kişi daha öldü, bu ne büyük bir darbe insanlık için ALLAH razı olsun yazan kardeşimize, yarın ilk işim gidip yardım edeceğim elimden geleni
    08.08.2011 01:11:53
06.08.2011 Bu yazi 14086 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri