Son Dakika
Cuma, 24 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Temiz, Helal ve ipin uçunu kaçırmak III Kemal Özer
Chris Hedges’in ‘Laik köktencilik üzerine’ makalesinde “Tanrı’ya inanan ya da inanmayanlardan korkmamıza gerek yok. Günaha inanmayanlardan korkmamız gerekir. Günah kavramı her şeye gücümüzün yetmeyeceğinin, insan kusurlarıyla ve kendi menfaatimizle sınırlandığımızın saf kabulüdür. Günah kavramı mükemmel bir dünyanın ütopik hayallerinde bir kontroldür. Kendi mükemmelliğimize inanmamızdan ve insan türünün bilimde ve teknolojide maddi gelişmelerle birlikte ahlaki gelişmeler de sağlayacağı yanılsamasından bizi korur.” diyor

Chris Hedges’in “Günaha inanmayanlardan korkmamız gerekir” cümlesi müthiş etkileyici bir özet. İnsanlığın bu ana sorununu özellikleri İslam; insanı günahtan sakındırarak kontrol altına alıp insanı olgunlaştırır. Bir dine ister inansın ister inanmasın günah korkusunu kazanamamış yahut kaybetmişse o insan, insanlığın köküne kibrit suyu dökmeye hazırdır. İçinde bulunduğumuz çağın ana sorunu da budur.

 

Mesela pazarlarda ‘Çay çorbaya limon’ diye bağırır satıcılar. Bu pazarlama cümlesi artık ‘Çay çorbaya limon’ değil ‘Çay çorbaya yapay tatlandırıcı’ oldu. Hani televizyonlarda son günlerde bazı ürünlerde şekersiz anlamında ‘zero’ ve ‘sıfır şeker’ reklâmları görüyoruz. Bu reklâmla tüketiciler özellikle diyabet hastaları ile diyet uygulayan kimseler ciddi yanlışlara itilmektedir.

 

Zaten ülkemizde çoğu tüketicinin ürünlerin etiketlerini okuma alışkanlığı yok. Bu konuda tüketiciye hiçbir eğitim verilmediği için alışkanlık gelişmemiş. Zaten okuyanlarda ne yazdığını anlamadığını söylüyor yinede tüketmeye devam ediyor. (Örneğin bazı etiketlerde ‘Tüketimi laksatif etkiye neden olabilir.’ ‘Fenilalanin ihtiva eder/içerir’ ifadeler yer alır. Acaba kaç tüketici bu cümlelerin anlamını bilmektedir. Mesela siz biliyor musunuz? IV. Yazımızda bu konun ayrıntılarına da değineceğiz) Anlamıyorsanız ya da anlamlandıramıyorsanız bu ürünler nasıl tüketiyorsunuz sorumuza hep ‘Tarım Bakanlığı’nın izni var. Güvenli olmasa devlet izin vermez’ cevabına sığınılıyor. Hatırı sayılı bir kitlede ise hala var gibi gözüken güvene(!) rağmen endişelerini kaybetmiş değil.

 

Günümüz üretim endüstrilerine güvenmek neredeyse imkânsızıdır. Bu yüzden hiçbir tüketici ‘doğal-naturel’ diye yazan ürünlerin bile doğal olmama ihtimalini göz ardı etmemelidir. Çünkü artık üreticilerimizin çoğu ya alabildiğine bilgisiz yahut günahtan korkmuyor. Gıda maddelerine eklenen katkılardan biri de şeker yerine gıdalara katılan yapay tatlandırıcılar. Çoğu kez uzmanlar(!) ‘üç beyaz’dan kaçınılmasını öğütler. Nedir bu üç beyaz un, tuz ve şeker. Peki, bu üç önemli maddeyi hayatımızdan çıkarmak mümkün mü? Buna bu öğüdü verenlerinde inandığını sanmıyorum.

 

Acaba yağmurdan/şekerden kaçarken doluya/tatlandırıcıya mı mahkûm etmek istiyorlar? Bu öneri sahipleri acaba ne yaptığının farkında mı? Her şeyin ifrat ve terfidi tehlikeli olduğunu gibi her türlü gıdanın azıda çoğu da elbette zararlıdır. Bu durumda asıl olan bu üç maddeden kaçınmak değil her alanda olduğu üzere ne az ne çok tüketmemektir.

 

Diğer gıda katkıları ilerleyen yazılarımızda inceleyeceğiz. Ancak reklâmlara yoğun bir şekilde konu edilerek tüketimi teşvik edilen şekersiz (tatlandırılan)  ve özellikle de özellikle diyabet/şeker hastalarının çaya çorbaya büyük bir titizlikle attıkları tatlandırıcıları inceleyelim. Avrupa Gıda Kodeksi katkı maddelerini EC kodu olarak bilinen ve E ile başlayan bir şekilde numaralamıştır. Önce bu numara aralıklarının ana başlıklarını verelim ilerleyen yazılarımızda bunların detaylarına gireceğiz.

 

E100 - E199 Renklendiriciler

E200 - E299 Koruyucular

E300 - E399 Antioksidanlar, Emülgatörler ve Stabilizörler

E400 - E499 Emülgatörler ve Kıvam Arttırıcılar

E500 - E599 İncelticiler ve farklı fonksiyonlardaki katkılar

E600 - 699 Lezzet artıcılar/zenginleştiriciler

E700 - E799 Antibiyotikler

E900 - 999 Tatlandırıcılar, Mineleyiciler

E1000 - E1299 Farklı ajanlar

E1400 - E1499 Modifiye nişastalar

E1500 - E1525 Yapay lezzetler ve lezzet çözücüler.

 

Tatlandırıcılar

"The Center for Science in the Public Interest (CSPI)" yapay tatlandırıcılardan Aspartam, Sakarin ve Asesülfam potasyumu ‘en kötü 10 katkı’ listesinde yer alır. Gıdalarda geniş bir kullanım için onayı yoktur. Bu üç tatlandırıcının da hayvanlarda kansere neden olduğu tespit edilmiştir ve tüm canlılarda kanser riskinizi arttırabilir.

 

Önce Türkiye’de kullanımına izin verilen [Türkiye’de yasak tatlandırıcı yok] tatlandırıcılara bakalım:
e420 Sorbitol

e421 Mannitol

e950 Asesulfam K

e951 Aspartam

e952 Siklamik

e954 Sakkarin
e955 Sukraloz

e957 Taumatin

e959 Neohesperidin DC

e953 İzomalt

e962 Aspartam-asesülfam tuzu

3965 Maltitol

e966 Laktitol

e967 Ksilitol

e968 Eritritol

 

1-      Asesülfam K-Sunett (E950)

Yüksek yoğunluklu, kalorisiz tatlandırıcı bilinen asesülfam K, genellikle sakızlarda, içeceklerde, kuru içecek karışımlarında, jelatinli tatlılarda, puding ve kremalarda Aspartam ile beraber kullanılıyor. Şekerden 130 kat daha tatlı olmasına rağmen kalori içermez. Hayvanlar üzerinde yapılan bazı deneylerde, kanserojen etkilerine rastlanmıştır. 1967'de Hoechst AG tarafından keşfedildi. "Sunett" ismiyle de anılır. Fırınlanmış yiyecekler, dondurulmuş tatlılar, şekerlemeler, süt ürünleri, pastalar, farmasotik olarak ağız hijyeni ve son zamanlarda yoğun meyveli ve gazlı içeceklerde kullanılmaktadır. Hayvansal ve bitkisel olabilir.

 

2-      Aspartam-Canderel (E951)

Aspartam şekerden 200 kat daha tatlı ve en çok kullanılan yapay tatlandırıcıdır. Piyasada Canderel ve daha başka isimlerle de satılmaktadır. Tablet başına 0.2 kalori içerir. Aspartam sağlık açısından en tartışmalı ürünler arasında yer alıyor. Bunun nedeni, aspartamın vücutta sinirlerin uyaran bir madde olan aspartik asit salgılanmasına neden olmasıdır. Hayvansal ve bitkisel olabilir.

Çok fazla yan etkisi olan Aspartam alerjik bir üründür ve bu insanlarda migren en önemli reaksiyondur. Bilim adamları Aspartam’ın aşırı heyecana sebep olması, beyin hücrelerini ve sinir dokusunu öldürmesi gibi olasılıklar üzerinde duruyorlar. Pek çok insanda aspartam alımına bağlı olarak baş ağrısı, hissizlik, epileptik nöbetler, halsizlik, depresyon, menstral problemler ve kaz spazmları gibi yan etkiler görülebiliyor.

 

3-      Siklamatlar-Cyclamic acid (E952)

Siklamat (Cyclamic acid) yapay tatlandırıcı.  Çoğunlukla meşrubatlarda kullanılmaktadır. Şekerden yaklaşık 30 kat fazla tatlandırıcı güce sahiptir. İspatlanan zararları nedeniyle birçok ülkede yasak olan siklamat vücuttaki dönüşümü ve metabolizma ürünlerinin kanser yapıcı etkisi olduğunun bilimsel olarak ispatlanmış bir tatlandırıcı. Migren ve diğer reaksiyonlara neden olduğu biliniyor. Fare testis ve embriyolarında yapılan testlerde hasara neden olmuş ve kansere yol açtığı için Amerika ve İngiltere başta olmak üzere çok sayıda ülkede kullanımı yasak.

 

4-      İzomalt (E953)

Gluco mannitol ve gluco sorbitol isimli iki disaccharide alkolün karışımıdır. Sert şeker, bonbon, lolipop, gofret, öksürük hapı ve boğaz pastili gibi ürünlerde yıllardır kullanılmaktadır. Nem tutucu, nemlendirme ve dağıtma ajanı, petrol bazlı krem merhem, kozmetik ve saç bakım ürünlerinde kullanılır. Öldürücü kalp krizlerine neden olabilir. Merkezi sinir sistemi depresyonu ve deri yanığı oluşabiliyor.

 

5-      Sakarin- Saccharines (E954)

Saccharines suni tatlandırıcı, toluene'den elde edilir. Şekerin 300 katı kadar tatlıdır ama kalori içermez. Vücut tarafından emilir ama böbrekler tarafından formu değişmeden vücutta atılır. Kanserojen olması nedeniyle 1977'den bu yana ABD’de kullanımı ‘sağlığınıza zararlı olabilir’ yazılarak kullanılabilir.

 

6-      Sükraloz-Splenda (E955)

Pazara en son giren tatlandırıcıdır. Dünyanın çeşitli bölgelerinde birkaç yıldır kullanılıyor. ‘Splenda’ adıyla pazarlanıyor satılıyor. Şekerden 600 kat daha tatlı olmasına rağmen, üreticiler vücut tarafından emilmediğini iddia edilse de Amerika'daki Gıda ve İlaç Kurulu'na göre yüzde 10 ila 27'si vücut tarafından emiliyor olabilir görüşünde. Henüz yeni olduğu için insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri yeterince bilinmiyor. Ancak hayvanlar üzerinde yapılan az sayıdaki araştırmada anormal hücre büyümesine sebep olduğu saptanmış durumda.

 

7-      Taumatin-Thaumatin (E957)

Thaumatin suni tatlandırıcı, tropikal thaumococcus danielli ağacından elde edilen bir protein. Alkollü içkiler, ekmek ve meyvelerin tatlandırılmasında kullanılır. Hakkında yeterli bilimsel veri yok.

 

8-      Neohesperidin-NHDC (E959)

Şekerden yaklaşık 340 kat fazla tatlandırıcı güce sahiptir. Genellikle alkollü içeceklerde kullanılır. Bağımlılık etsi var. Diş macunu, Mayonez, süt ürünleri, çocuk yoğurtları gibi ürünlerde kullanılır. Bilimsel olarak migren, bulantı ve kusmaya neden olduğu isbatlanmıştır.

 

9-      Aspartam-asesülfam tuzu (E962)

Bakınız E950-E951

 

10-   Maltitol (E965)

Sentetik şeker alkolü, nişastadan elde edien malt şekerinden (maltoz) üretilir. Şeker alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol alkol (etanol) içermez. Düşük kalorili tatlandırıcı. E965(i): Maltitol E965 (ii): Maltitol şurup. Maltitol kısmi olarak emilir ve vücutta glikoza parçalanır; kalan kısmı kalın bağırsakta fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan kişilerde laksatif etkiye neden olur. Normalde yan etkisi, tek başına 25- 30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal gıdalarda kullanıldığı miktarın çok üzerindedir. Maltitol, Hydrogenated glucose syrup nem tutucu. gıda enzimleri ile ayristirilir. Şekerleme, kurutulmuş meyve ve düşük enerjili gıdalarda kullanılır. Yüksek konsantrasyonlarda müshildir. Suni tatlandırıcı ve nem tutucu, gıda enzimleri ile ayrıştırılır. Şekerleme, kurutulmuş meyve ve düşük enerjili gıdalarda kullanılır. Yüksek konsantrasyonlarda müshil tesiri yapar.

 

11-   Laktitol (E966)

Peyniraltı suyundan (süt) elde edilen süt şekerinden (laktoz) üretilen sentetik şeker alkolü. Şeker alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol alkol (etanol) içermez. Düşük kalorili tatlandırıcı. Laktitol kısmi olarak emilir ve vücutta glikoza parçalanır kalan kısmı kalın bağırsakta fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan kişilerde laksatif etkiye neden olur. Birçok fırın ürününde ve şekerlemelerde kullanılır. Normalde yan etkisi, tek başına 25- 30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal gıdalarda kullanıldığı miktarın çok üzerindedir.

 

12-   Ksilitol (E967)

Birçok bitkide bulunan doğal şeker alkolü. Ticari olarak kağıt hamurunun parçası olan polisakkarit ksilandan üretilir. Şeker alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol alkol (etanol) içermez. Düşük kalorili nem tutucu yapay tatlandırıcıdır. Ahududu, erik, kıvırcık ve hindibada bulunur. Ticari amaçla kağıt hamurundan üretilir. Farelerle yapılan testlerde böbrek taşı, idrar yolu etkileri ve psikolojik huzursuzluklara neden olduğu tespit edilmiştir. Düşük enerjili gıdalar, tatlılar, dondurma ve reçellerde kullanılır. Ksilitol kısmi olarak emilir ve vücutta glikoza parçalanır; kalan kısmı kalın bağırsakta fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan kişilerde laksatif etkiye neden olur. Normalde yan etkisi, tek başına 25- 30 gram alındıktan sonra oluşur ki bu da normal gıdalarda kullanıldığı miktarın çok üzerindedir.

 

13-   Eritritol (E968)

Yeterli sağlık bilgi bulunamadı

 

14-   Sorbitol (E420)

Elma, kuru erik, kiraz ve üzüm gibi taneli ve tanesiz birçok meyvede bulunan doğal bir karbonhidrat alkolüdür. Ticari olarak glikozdan (dekstrozdan) üretilir. E420 (i) Sorbitol, E420 (ii) Sorbitol şurubudur. Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir tanımlamadır; sorbitol, alkol (etanol) içermez. Stabilizör ve düşük kalorili tatlandırıcı ve hacim arttırıcı özelliktedir. 1 yaşından daha küçük bebekler için kullanımına izin verilmez, çünkü şiddetli bir ishale neden olabilir. Sorbitol, vücut tarafından kısmen emilir ve fruktoz gibi metabolize edilir. Kalan bölümü ise kalın bağırsakta fermente edilir. Fermantasyon boyunca üretilen gazlar, midede gaz toplanmasına ve şişmeye neden olur. Sorbitolü tolere edemeyen insanlarda müshil etkisi görülebilir. Normal olarak kullanılan konsantrasyonlarında (şimdilik bilinen) herhangi bir yan etkisi yoktur. Fakat sorbitolü tolere edemeyen insanlarda, 5 gram alımında dahi gaz oluşumu görülür. Yan etkiler normal olarak tek bir dozda 25- 30 gram sorbitol alımından sonra meydana gelir. Bu miktar, yukarıda sözü geçen gıdalar (unlu mamul, şekerleme) için kullanılan normal miktardan çok yüksektir. Birçok unlu mamullerde ve şekerleme ürünlerinde kullanılır.

 

15-   Mannitol (E421)

Kozalak ağacı, su yosunu ve mantar gibi birçok bitkide bulunan doğal bir karbonhidrat alkolüdür. Karbonhidrat alkolü tanımı kimyasal bir tanımlamadır; mannitol, alkol (etanol) içermez. Ticari olarak glikozdan (dekstroz) üretilir. Topaklanmayı önleyici, düşük kalorili tatlandırıcı ve hacim arttırıcı özelliktedir. Kabul edilebilir günlük alım miktarı: 160 mg / kg vücut ağırlığı. Mannitolün büyük bir kısmı, vücut tarafından glikoz gibi emilir ve metabolize edilir; kalan bölümü ise kalın bağırsakta fermente edilir. Fermantasyon boyunca üretilen gazlar, midede gaz toplanmasına ve şişkinliğe neden olur. Mannitolü tolere edemeyen insanlarda müshil etkisi görülebilir. Yan etkiler normal olarak tek bir dozda 25- 30 gram mannitol alımından sonra meydana gelir. Bu miktar, yukarıda sözü geçen gıdalar (fırın, şekerleme) için kullanılan normal miktardan çok yüksektir.

 

Bu maddeleri parçalamak isabetli olmayacaktı bu yüzden yazımız çok uzun oldu. Yine de ayrıntılara giremedik. Gelecek yazımızda konun ayrıntılarını yorumlamaya çalışacağız.

27.11.2008 Bu yazi 13504 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri