Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Amerika çiğ sütü akladı! Prof Ahmet R Küçükusta
İki gün önce tüm dünya medyasında “Çiğ süt 150 defa daha zararlı” “Çiğ sütteki tehlike” “Çiğ süt yasaklansın” gibi başlıklarla haberler yer aldı.

Bizim medyada bu haberlerde “Kutu sütleri ölü süttür” ifademe de yer verilerek güya bana da taş atılıyordu.
Siz atılan başlıklara bakmayın, haberlerdeki ifadelere kanmayın. Bunlar tamamen insanları aldatmaya ve hükümetleri çiğ sütü yasaklamaya yönlendirmeyi amaçlayan önyargılı ifadeler!

Sizlere bu haberlerden yola çıkarak bilimsel araştırmaların hatalı ve eksik taraflarını, sonuçlarının nasıl çarpıtılabileceğini, nasıl yanlış yorumlanabileceğini ve medyanın nasıl da kullanılabileceğini göstermek istiyorum.
Bu haberden medyanın da bilim dünyasının da alacağı çok önemli dersler var.

Haber, Amerika’ nın meşhur Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından yapılan bir araştırmaya dayanıyor. Bu araştırmada özetle, çiğ sütün (pastörize edilmemiş süt) sebep olduğu salgınların oranının pastörize edilmiş sütle olan salgınlara göre 150 misli daha fazla olduğu; salgınların çiğ sütün legal olarak satıldığı eyaletlerde illegal olarak satılanlara göre 2 misli fazla olduğu bildiriliyor.

Araştırma 1993-2006 seneleri arasında 50 eyalette süt ürünleriyle ilgili salgınlar incelenerek yapılıyor.
Bu sürede süt ürünleriyle ilgili 121 salgında 4.413 kişinin hastalandığı, 239 kişinin hastaneye yatırıldığı ve 3’ ünün öldüğü ve salgınların yüzde 60’ ında sebebin çiğ süt olduğu belirleniyor.

Hastaneye yatırılan 239 kişinin 200’ ünün çiğ süt içenlerden olduğu, salgınların 30 eyalette görüldüğü ve çiğ sütle ilgili salgınların yüzde 75’ inin çiğ süt satışının legal olduğu eyaletlerde ortaya çıktığı sonucuna varılıyor.

CDC çiğ süt yasaklansın diyor

CDC bu sonuçları kanıt göstererek diyor ki: Sütün görüntüsüne bakarak, koklayarak veya tadarak güvenilir olup olmadığını belirlemek mümkün değildir. Süte ideal şartlarda bile bazı bakteriler karışabilir. Bunlar, süt pastörize edilmediği takdirde hastalık yapabilecek kadar çoğalabilirler. Pastörizasyondan amaç hastalık yapan bakterilerin öldürülmesidir.

CDC uzmanlarından R. Tauxe de “Bu araştırma çiğ süt ürünlerinden kaynaklanan salgınların eyalet kanunlarıyla ilgili olduğunu gösteriyor. Çiğ süte izin veren eyaletlerde de satışın önlenmesiyle salgınlar da azalacak ve insanlar daha sağlıklı olacaktır. Salgınlar çiğ süt satışının serbest olduğu eyaletlerde devam edecektir” diyor.
Araştırma önyargılı ve hatalı

Bu araştırmanın önyargılı ve hatalı olduğunu gösteren pek çok delil var:

BİR: Bu araştırmada insanları korkutmak için hastalık yerine daha çok “salgın” tabiri kullanılıyor; çünkü salgın insanların birçoğuna kolera, veba, grip gibi binlerce kişinin ölümüne yol açan hastalıkları hatırlatıyor. Oysa salgın dedikleri şey ortalama 11 kişinin hastalanmasından başka bir şey değil!

İkinci sebep ise “hafif bir ishal” veya “biraz karın ağrısı” ndan öte bir şey olmayan bazı hastalık tablolarını salgın tabirinin içine saklamak.
Aynı numaranın domuz gribi salgınında da yapıldığını hatırlatmak isterim.

İKİ: 2012 senesinde yayınlanan bu araştırmanın 2006’ da kesilmiş olmasının tabii ki bir sebebi var. 2007’ de pastörize sütten yapılan peynirden 135 kişi hastalanmıştı ve gene aynı sene Listeria bulaşmış pastörize süt yüzünden 3 kişi ölmüştü.
2007 senesi çalışmaya dâhil edilmiş olsaydı, sonuçlar çok farklı olacaktı.

ÜÇ: Araştırmada ayrıca Amerika’ da 1980’ li senelerde on binlerce kişinin pastörize süt yüzünden hastalandıkları da görmezden geliniyor. 1985’ de pastörize sütten salmonella mikrobu bulaşması sonucu Amerika tarihinin en büyük salgını gerçekleşmişti.

DÖRT: Araştırmanın metodunda da hatalar var: Sayılan 121 salgından 5’ inin Amerika’ da gerçekleşmediği, bazı salgınların hastalık sayılmayacak derecede hafif olduğu belirtiliyor.

BEŞ: O senelerde Amerikalıların sadece yüzde 1’ inin çiğ süt tükettikleri doğru ama giderek daha fazla Amerikalının çiğ sütü tercih etmeye başladıkları görmezden geliniyor.
İstatistiklere göre, 2006-2007 yıllarında Amerikalıların yüzde 3’ü yani 9 milyon insanın çiğ süt tüketiyor.

ALTI: Salgınların çiğ sütün legal olarak satıldığı eyaletlerde illegal olarak satılanlara göre 2 misli fazla olduğu da gerçekleri yansıtmıyor. Kaliforniya, New York ve Teksas gibi eyaletlerde daha fazla hasta olması buralarda çiğ süte izin verildiği için değil, nüfuslarının fazla olmasından kaynaklanıyor. Montana ve Wyoming’ de daha az hasta olması ise muhtemelen çiğ süt yasak olduğundan değil nüfusları az olduğundan dolayıdır.

Çiğ sütü neye göre yasaklamak istiyorlar?

YEDİ: Bu araştırmaya göre 13 sene içinde çiğ süt ve bundan yapılan peynir, yoğurt gibi ürünlerden dolayı 1.571 kişi hastalanmış, 202’ si hastaneye yatırılmış ve 2 kişi de ölmüş.
Bu, nüfusu 300 milyon olan Amerika’ da yılda 120 kişinin hastalanması ve 15 kişinin hastaneye yatırılması demek. 13 senede çiğ süt yüzünden ölenlerin sayısı 2 kişi; üstelik pastörize süt de bir kişinin ölümüne yol açmış. (Çiğ süt pastörize süte göre yüzde 100 öldürücü diye de bir yorum yapmamalarına şaşırdım).

Amerika’ da her sene 35 milyon insan hastaneye yatıyor; 2.5 milyon kadar kişi de ölüyor. 15 kişinin 35 milyonun; 13 senedeki 2 ölümün 30 küsur milyon ölümün kaçta kaçı olduğunu da işiniz yoksa siz hesaplayın.

Gelelim neticeye
BİR: Bu araştırma sütle ilgili salgınların çiğ sütle mi pastörize sütle mi daha çok görüldüğünü araştırıyor. “Çiğ süt 150 kat daha zararlı” ifadesi doğru değil. Buradan pastörize sütün çiğ süte göre daha faydalı olduğu sonucunu çıkarmak da mümkün değil. Medya manşet atarken daha titiz olmalı.

İKİ: Bu araştırmadan çiğ sütün yasaklanması gerekir sonucunu çıkarmanın ne kadar “insaflı” olduğunu takdirinize bırakıyorum.
Ben bu sonuçları CDC uzmanlarının görüşlerinin tam tersine “çiğ sütün güvenirliğinin” kanıtı olarak görüyorum. 300 milyonluk Amerika’ da 13 senede sadece 2 kişinin ölümüne yol açan daha güvenli başka bir yiyecek veya içecek olabileceğini sanmıyorum.

ÜÇ: Bu araştırmaya göre çiğ süt senede 15 kişinin hastaneye yatmasına yol açıyor ama çiğ sütün sağlık üzerine olumlu etkileri (beslenme, bağışıklığı güçlendirme, kanser ve alerjik hastalık riskinin azalması) hiç dikkate alınmıyor.
CDC keşke bir de, UHT ile mikroptan arındırılarak ve homojenize edilerek sağlığa faydalı vasıflarını kaybeden ve hatta zararlı hale gelen kutu sütün risklerini, yol açtığı hastalık ve ölümleri de araştırsa.

Netice şu ki: “CDC uzmanları çiğ süt emmişler”!

KAYNAK
http://www.cdc.gov/media/releases/2012/p0221_raw_milk_outbreak.html
http://wwwnc.cdc.gov/eid/article/18/3/pdfs/11-1370.pdf
http://haber.gazetevatan.com/Haber/432877/1/Gundem
http://www.medicalnewstoday.com/articles/242162.php

 

26.02.2012 Bu yazi 3815 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri