Son Dakika
Çarşamba, 18 Ocak 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şeker istilâsı Prof Dr Sefa Saygılı
Önceki yazımızda giderek artan şeker kullanımının sağlığımızı nasıl boz-duğunu anlatmış, şekere “halk sağlığının bir numaralı düşmanı” denilse yeridir demiştik.

Gerçekten şeker, sırf glikozdan meydana gelir; vitamin, protein ve mineraller bulundurmaz. Şeker yemekle besleyici değeri olmayan boş kalori alırız. Böylelikle çağımızın en önemli sağlık problemleri olan obezite ve diyabete yakalanma riskimiz artar. Bir toplulukta şeker tüketme miktarı yükseldikçe hastalıklı olanların sayısı çoğalır.

Obezite ve şeker hastalığı hem yaşam kalitesini bozar, hem de pek çok hastalığa davetiye çıkarır.

İşte şekeri fazla kullanmanın ortaya çıkardığı hastalıklardan bazıları:

· Dişte çürümeye yol açar. Şekerin içindeki asidik yapı, dişlerdeki mikro çatlakları harekete geçirerek çürüme ve sızlamaya sebep olur.

· Migren, romatizma, karaciğer şikâyetleri artar.

· Yorgunluk, kaşıntı, basur, sinirlilik ve ruhsal çöküntü halleri, nefes darlığı, uykusuzluk, çarpıntı ortaya çıkar.

· Kalp damar hastalıkları yine şeker tüketimiyle yakın ilgilidir.

Gıdalardaki gizli tehlike

Beyaz şekeri az tüketenler şekerden uzak durduklarını sanmasınlar diye bunları belirtiyorum. Çünkü beyaz şeker gizli olarak her an karşımıza çıkabilir.

Laboratuarı olan bir doktor arkadaşım diabet hastası olan babasına, beyaz ekmek hızlıca   kan şekerini yükselttiği için kepekli ekmek aldığını anlatmıştı. Fakat ekmekten sonra babasında rahatsızlık belirtileri ortaya çıkınca ekmeği tattığını, sanki şekerliymiş izlenimi aldığını söylemişti. Bunun üzerine fırıncıya sormuş, o da “Kepekli ekmek çok tatsız oluyor, içine şeker katarak tatlı hale getiriyoruz” diye açıklama yapmış. Yani kilo almayayım, şekere yakalanmayayım diye kepekli ekmek yiyenler aksi bir durumla karşı karşıya kalabiliyorlar.

Yine bir başka problemle ambalajlı gıdalarda karşılaşıyoruz. Sağlıklı beslenmeye dikkat ettiğim için  “közde patlıcan” alıp yemekte salata yerine tüketirim diye düşündüm. Tanınmış bir markayı markette alışveriş sepetine koyarken ambalaj içeriğine göz atayım dedim. İnanın çok şaşırdım, çünkü “közde patlıcan”ın içine ne ilgisi varsa şeker katmışlardı. Bu sefer bir başka markaya uzandım, o kutunun içeriğinde de maalesef şeker vardı. Sağlıklı beslenelim derken sağlığımızı bozan bu uygulamaya herkesin dikkatini çekerim. Közde patlıcana bile şeker katabilen gıda tüccarları başka nelere katmaz düşünmeden edemiyorum.

ABD’de obezite problemi

Son 5 yılda 3 defa birer haftalık ABD seyahatim oldu. Her defasında obez (aşırı şişman) Amerikalıların görüntüsünden ürktüm. Bunlar ayakları, kolları bir gövde gibi olan; fazla kilolarından zor yürüyen kişilerdi. Üstelik nüfustaki oranları üçte bire varıyordu. Diğer üçte bir ise yine kilolu idiler, ancak obezite sınırında değillerdi. Toplumun diğer üçte biri ancak normal kiloya sahipti.

İşte ABD’deki bu obezite salgınının sebeplerinden başlıcası aşırı şeker tüketimiydi. Kola ile, şeker katılmış sandeviçlerle ve diğer gıdalarla obezite patlaması yaşıyorlardı. Bunu şundan anladım, orada domuz eti yemeğimize karışmasın diye balık tercih ediyorduk. Balık ise bol sosun içinde geliyordu ve sosa çok şeker katılmasından olacak adeta tatlı yemiş gibi oluyordunuz.

Aslında ABD’lilerin aklına şaşıyordum. Bol şekerli sosla  buladıkları  balığın tadı da anlaşılmaz oluyor, o güzel balık lezzetini alamaz hale geliyordunuz. Balığı bile şekerle yiyen bu toplumda elbette obezite patlaması ortaya çıkar diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Aç çocuklara şeker mi?

Bunları CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin Somali’deki kampları gezerken çocuklara şeker dağıtmasını görünce yazmadan edemedim. Açlık çeken çocukların her türlü vitamine, proteine, karbonhidrata, yağa, posaya ihtiyacı var. Siz onlara gereksiz kaloriden başka özelliği olmayan akide veya emilen boyalı şeker verirseniz beslenme düzeni daha da bozulur. Lütfen onlara sahte ve faydasız olandan değil sağlıklı gıdalardan verelim. Ağızlarını şekerin aldatıcı tadıyla bozmayalım. Elbette sayın başbakanımız gibi muhalefet liderinin de oralara gidip yaşanan insanlık faciasının yerinde görmesi alkışlanacak bir olay. Ancak o çocukların sağlıkları şekerle düzelmez. İlla tatlı bir şey verilecekse çikolatayı tercih edelim. Çünkü çikolata sağlıklı pek çok unsur barındıran faydalı bir gıdadır.

Şair, “şeker de yiyebilsin çocuklar” demiş ama şeker yemesinler,  dengeli ve sağlıklı besinler yesinler.

Şekerden vazgeçmek zor değil

Çocukluğumdan beri çayı şekerle içmeye şartlanmıştım. Her bardak çaya 2 kesme şekeri atmadan içemezdim. Çünkü çay acı tad verir, zevkini alamazdım.

Şekerin zararlarını anladıkça giderek azalttım, sonra kestim. İnanın şimdi çayı, kahveyi şekerli içemiyorum. Az şeker katılsa bile damağım fark ediyor, içmeyi bırakıyorum. Şeker katmayarak çayın kendi tadını alarak içme zevkine vardım. Gereksiz yere şeker yemekten ve kilo  almaktan kurtuldum. Deneyin, zor olmadığını görecek ve çayın lezzetini tadarak içeceksiniz. Herkese ısrarla tavsiye ederim.

01.09.2011 Bu yazi 6259 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri