Son Dakika
Pazar, 5 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Örnek hayvan çiftliğinde Prof Dr Sefa Saygılı
Daha önceki bir yazımda Lüleburgaz’daki bir hayvan çiftliğinden bahsetmiş, hep fazla verime yönelik hayvanlara eziyet olan uygulamaları anlatmıştım

O çiftlikte büyük baş hayvanlar ancak ayakta durabilecekleri kadar bir yerde yaşıyor, suni  yemleri önüne geliyor, sütleri artsın diye müzik yayını yapılıyordu.   Yavru danalar ise biberonla besleniyor, yine zor sığdıkları bir alanda kapalı tutuluyorlardı.  Böyle eziyet altındaki hayvanların sütünden de, etinden de yeterince lezzet ve sağlık elde edilemeyeceğini belirtmiştim.  

Geçen hafta hekim dostumuz Prof. Dr. Tufan Tükek beyefendinin yine Lüleburgaz’da olan çiftliğini ziyarete gittik.  Bu sefer gördüklerimiz bizi çok mutlu etti.  Sığırlar, koyunlar ve keçiler ayrı ayrı 400 dönüm civarındaki köy merasına çobanlarca çıkartılıyor, dolaşarak ve büyük zevkle karınlarını doyuruyorlardı.  Akşam olunca ahırlarına dönüşlerini izlemek ayrı bir zevkti.  Kuzular yüzlerce koyun arasında analarını buluyor, memelerine yapışıyorlardı.  Yani biberonla beslenmiyorlardı.  

Hayvanlar iri köpeklerce korunuyordu.  Hele bir köpek 12 yavru yapmıştı ve kimseyi onlara yaklaştırmıyordu.  Yavruların her birinin annelerinin ayrı bir memesinden süt emmesini izlemek çok hoştu.

Dostumuz bize çiftliğinde yetişen bir hayvanın etinden hazırladığı köfte ve kebapları ikram etti.  O kadar lezzetliydi ki tarif edilmez.  

Çiftlikte geçirdiğimiz iki saatin ardından mutlu ayrıldık.  Arkadaşımız bize 5’er kiloluk bidonlara süt doldurarak verdi.  Sütün koyuluğu dikkatimizi çekti. Gerek içmesi, gerekse bu sütten yapılmış sütlacın lezzeti muhteşemdi.  

Demek ki merada serbestçe dolaşarak beslenen hayvanların etini ve sütünü tüketmemiz gerektiğini söyleyen beslenme uzmanları boş konuşmuyorlarmış.  Prof. Dr. Tufan Tükek’e teşekkür ederek ve tebriklerimizi sunarak bu tatlı maceradan ayrıldık.

 

22.05.2013 Bu yazi 4122 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri