Öncelikle suların içindeki kimyasalların sınıflandırılması için yapılan araştırmalarla bu maddeler ikiye ayrılmıştır. Suların nasıl puanlandığını raporumuzda izah etmeye çalışmıştık. Ya yeterli izah edilemedi ya da rapor okunmadan yorum yapıldığından olsa gerek bazı sorular yöneltilmiştir. Bazı sözde akademisyenler de böyle bir hesaplamanın ‘bilim’ olmadığı şeklinde dayanaksız ithamlar yapmıştır. Kerametleri kendinden menkul bu sözde bilim adamları su konusunda bir şey yapmışlar da onu mu esas almadık? AB’nin kirlilik standartlarını yani suda kanserojen maddeler olabilir diyebilen biri bilim adamı olsa ne hiçbir şey olmasa ne ifade eder? Gıda Hareketi, bu çevrelerden ziyade, tüketicinin bilme hakkını sağlamak ve istifhamları azaltmak için yöntemi aşağıda örnekleriyle izah etmiştir.

PUANLAMA SİSTEMİ NASIL OLUŞTURULDU?

Öncelikle suların içindeki kimyasalların sınıflandırılması için yapılan araştırmalarla bu maddeler ikiye ayrılmıştır. Sularda olmaması gereken maddeler ve sularda olması gereken maddeler.

SULARDA OLMAMASI GEREKEN MADDELER

Bunlar evsel atıklar ve çeşitli endüstrilerin atıkları ile tarım faaliyetlerinde yoğun olarak kullanılan gübre ve pestisitlerden toprağa, oradan da yer altı sularına ulaşarak besin zincirine geçen pek çok organik ve toksik kimyasalları ifade etmektedir. Zehirli ve birçoğu kanserojen olan bu kimyasallar, bir suda asla bulunmama gereken maddelerdir. Çünkü bunlar suyun aslî unsuru değildirler. Arsenik, siyanür, benzen, nitrat, kadmiyum ve benzerleri gibi…

Mevzuatların ve standartların kimyasal kirliliklere izin vermesi, suyun temiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü bunlar insan sağlığına zararlı toksik/zehirli maddelerdir.

SULARDA OLMASI GEREKEN MADDELER

Bir suda olması gereken maddeler, bir takım mineraller ile insan beslenmesi için gerekli olan eser elementlerdir. Bu minerallere sahip olan sular insan sağlığı için daha uygundur. Kalsiyum, potasyum, mangan, florür, sodyum ve benzerleri gibi…

Bu sınıflandırma işleminin ardından suların içeriklerine göre puan almaları için formülasyon geliştirilmiştir. Formül geliştirmesi esnasında sulardaki kirlilik unsurlarının ön plana çıkarılmasına dikkat edilmiştir. Yani sulardaki iz element ve minerallerin, kimyasal kirliliklerin ve ağır metallerin önüne geçmemesi göz önünde bulundurulmuştur. Bu amaçla kirlilik veya bulaşma unsurlarından herhangi bir parametrede en yüksek değere sahip olan suyun ilgili değeri -100 puan almış ve bu formül bütün diğer verilere de uygulanarak suların içeriklerine göre puanları verilmiştir.

Örnek Hesaplama Sistemi

Kırmızı işaretli alanlar sınırları aşan değerlerdir. Böylece dünyadaki herhangi bir standardı aşan sular daha yüksek eksi (-) puanlar almışlardır.

Diğer taraftan bir suda kimyasal kirlilik oluşturan maddelere mevzuat tarafından hiçbir bilimsel, ahlaki ve insani temele dayanmayan ‘üst limit’ tayin edilmesi kabul edilecek bir durum değildir. Buna rağmen birçok suyun içeriğinde bazı kimyasalların sınır değerlerini de aştığı görülür. Bu durumda puanlama yapılırken standartlardan veya yönetmeliklerden hangisi en düşük değere izin vermiş ise bu değer -100’e eşitlenerek bu formülasyon üzere suların içeriğine göre puanları hesaplanmıştır.

Burada kimyasal kirliliklerin ön plana çıkarılması ve sudaki minerallerin kimyasal kirliliklerin önüne geçmemesi için kirlilik oluşturan bir parametrede en yüksek değer -100 eşitlenmiş ve minerallere de sabit puanlar verilmiştir. Mineral varsa sabit puan yoksa 0 sıfır puan almıştır. Çünkü bir su, mineralli dahi olsa, herhangi bir kirlilik içeriyorsa kesinlikle içilmemelidir

Bir su kaynağının 100 tam puan alması için;
a) İçinde hiçbir kimyasal kirletici olmaması,
b) Biyolojik ve radyoaktivite açısından temiz olması gerekmektedir.

Bir su bu şartları taşıyorsa hâlâ puanı sıfırdır. Yani kimyasal bulaşmalar açısından suyun temiz olması ona artı (+) puan kazandırmaz. Temizli (üstelik büyük paralar ödeyerek aldığınız) suyun veya gıdanın aslî hali olmalıdır.

Öte yandan sudaki minerallerin varlığı ve uygun PH seviyesi kendisine artı (+) puanlar kazandırır. Bütün minerallere sahip olan su PH değeri de 7 ile 8,5 arasında ise 100 tam puan almaktadır. Burada puanların dağılımı şöyledir:

Florür 2
Bikarbonat 10
Karbonat 10
Klorür 6
Silikat 6
Sülfat 6
Sülfür 6
Bakır 2
Kalsiyum 10
Magnezyum 10
Potasyum 10
Sodyum 6
Demir 2
Mangan 2
PH 12

puan olmak üzere toplamda 100’e eşitlenmiştir.

Bir suyun kimyasal kirlilik açıdan temiz olması ona artı (+) puan kazandırmadığı gibi herhangi minerallerin olmaması da o suya eksi (-) puan kazandırmaz.

Demek ki sularda aslolan, evsel ve endüstriyel atıklar ile tarım kimyasalları ve gübreler açısından tertemiz olması ve minareler ile eser elementleri içermesidir. Günümüzde insan beslenmesi için gerekli olan mineraller ve iz elementler üzülerek ifade etmeliyiz ki ikinci sırada gelebilmektedir. Çok büyük bedeller ödeyerek satın aldığımız piyasaya arz edilen bu suların yüzde 90’dan fazlası mineral fakiri, kirlilik zenginidir.

KÜÇÜKTÜR İŞARETLERİ

Bazı firmaların analiz raporlarında <1 <3,8 gibi değerler görülmektedir. Bu ciddi bir analiz sorunu olduğunu gösterebilir. Sağlık Bakanlığı’nın bazı illerdeki laboratuarlarının yetersizliği veya hassas davranmadığı şeklinde yorumlanabileceğinden su markalarının itirazlarını bize değil, bedelini ödeyerek aldıkları eksik hizmet sunanan Sağlık Bakanlığı’na yapması gerekir. Burada bir kusur var ise bu bizim değil, Bakanlığın kusurudur. Bu kirlilik veya mineral olsun fark etmeksizin biz ‘<’ işaretini yok kabul ederek işlem yaptık ve her tüketicide bunu yapmak zorundadır. Orada gösterilen değer olmadığını değil o değer veya altında bir değer olduğunu gösterir. Olmadığı ispat edilene dek varlığını kabul etmek zorundayız. Firmalar ellerinde bu şekilde olmayan güncel Sağlık Bakanlığı analiz sonuçlarını göndermeleri durumunda güncel verileri girilecektir, gönderenlerin verileri ise girilmiştir.

Kamuoyuna duyurulur.