Son Dakika
Salı, 28 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Maymunu tutsak eden açgözlülüğü Kemal Özer
Uzak Doğu’da maymun yakalamak için çeşitli tuzaklar kurulur. Maymun bu sıradan tuzaklarda bile yakayı ele verir.

Hâlbuki onu esir edeni bıraksa kurtulacak. Açgözlülüğü o kadar güçlü ki, bu tuzaktan kurtulması akletmesine izin vermiyor.

 

O artık hazzının esiri… Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama nafile… Artık kaçmak imkânsızdır ve vazgeçmesinin de bir yararı yoktur.

 

Buna rağmen bile elini hâlâ bırakmak istememekte...


Maymun artık tutsaktır. Onu tutsak eden şey, terk etmeye yanaşmadığı arzusu…

 

Aslında yapması gereken tek şey, vazgeçmesi gerektiğinde vazgeçebilmek…

 

İnsan da tıpkı böyle değil mi?

 

İnsanoğlu, son bir asra kadar topraktan bahşedilen gıdalarla besleniyordu...

 

Sonra ona tuzak kurdular.

 

Bu tuzağa ikna etmek için türlü türlü bahaneler ürettiler...

 

Az çalışıp, çok kazanacaktı…

 

Ürettiklerinin raf ömrü uzayacaktı...

 

Lezzeti artacaktı...

 

Mikroplardan arınacaktı...

 

Sonuç:

 

Çok çalıştı fakat daha az kazandı.

 

Ürünlerin raf ömürleri uzadı fakat onları tüketenlerin ömürleri kısaldı.

 

Mikroplar, azalmadı arttı.

 

Ve insan, lezzetin esiri oldu. Tıpkı maymun gibi tuzağa düştü. Ve bu tuzaktan kurtulmak da istemiyor.

 

Ağzına götürdüğü her lokma, onu daha da köleleştiriyor. Haz ve lezzetin esiri yapıyor.

 

Artık avlayan avlayana…

 

İnsan akledip kendisine kurulan tuzaklardan kurtulmak bir yana, bundan zevk almaya bakıyor.

 

Hiçbir uyarı umurunda değil.

 

Bu hâle nasıl getirildi insan?

 

Gıda, endüstrinin bir meta’ı haline getirilmeden önce; tuz, şeker, sirke gibi maddelerle korunurdu. Artık bunlar tukaka… Yerine sentetik zararlılar ikâme edildi.

 

Önce ‘tesisten tüketiciye kadar olan süreçte ürün bozulmamalı’ dediler ve sentetik koruyucular eklediler...

 

Sonra tüketicinin beğenisini kazanmak için, sentetik renklendiricilerle boyadılar…

 

Oda yetmedi lezzet kölesi olmaları için, sentetik lezzet artırıcıları kattılar…

 

Kaybolan kıvam için, kıvam artırıcılar…

 

Bozulan tadın yerine, tatlandırıcılar…

 

Ve yeni modern kölelik

 

Artık hem üretici hem de tüketici bunları vazgeçilmez olarak görüyor. Sanıyorlar ki Hz Âdem’den beri böyle.

 

Bunlarsız da üretilir’ denildiğinde ilk itiraz, bunun eğitimini almış(!) batı kültürünün mahkûmu eğitimli gıda misyonerlerinden geliyor. Ardından kolay para kazanmanın tadına varmış üreticiden…

 

İnananı da inanmayanı da böyle… Dindarı da laiki de aynı…

 

Hepsinin ortak paydası ‘çağdaş ilah; para’.

 

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • Kadir sener
    Genlerde sanırım
    Atalarımız da benzer tepkiyi veriyorsa tek sorun genlerimizde galiba...
    21.08.2009 11:18:58
21.08.2009 Bu yazi 3865 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri