Son Dakika
Perşembe, 9 Eylül 2010 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Maymunu tutsak eden açgözlülüğü Kemal Özer
Uzak Doğu’da maymun yakalamak için çeşitli tuzaklar kurulur. Maymun bu sıradan tuzaklarda bile yakayı ele verir.

Hâlbuki onu esir edeni bıraksa kurtulacak. Açgözlülüğü o kadar güçlü ki, bu tuzaktan kurtulması akletmesine izin vermiyor.

 

O artık hazzının esiri… Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner ama nafile… Artık kaçmak imkânsızdır ve vazgeçmesinin de bir yararı yoktur.

 

Buna rağmen bile elini hâlâ bırakmak istememekte...


Maymun artık tutsaktır. Onu tutsak eden şey, terk etmeye yanaşmadığı arzusu…

 

Aslında yapması gereken tek şey, vazgeçmesi gerektiğinde vazgeçebilmek…

 

İnsan da tıpkı böyle değil mi?

 

İnsanoğlu, son bir asra kadar topraktan bahşedilen gıdalarla besleniyordu...

 

Sonra ona tuzak kurdular.

 

Bu tuzağa ikna etmek için türlü türlü bahaneler ürettiler...

 

Az çalışıp, çok kazanacaktı…

 

Ürettiklerinin raf ömrü uzayacaktı...

 

Lezzeti artacaktı...

 

Mikroplardan arınacaktı...

 

Sonuç:

 

Çok çalıştı fakat daha az kazandı.

 

Ürünlerin raf ömürleri uzadı fakat onları tüketenlerin ömürleri kısaldı.

 

Mikroplar, azalmadı arttı.

 

Ve insan, lezzetin esiri oldu. Tıpkı maymun gibi tuzağa düştü. Ve bu tuzaktan kurtulmak da istemiyor.

 

Ağzına götürdüğü her lokma, onu daha da köleleştiriyor. Haz ve lezzetin esiri yapıyor.

 

Artık avlayan avlayana…

 

İnsan akledip kendisine kurulan tuzaklardan kurtulmak bir yana, bundan zevk almaya bakıyor.

 

Hiçbir uyarı umurunda değil.

 

Bu hâle nasıl getirildi insan?

 

Gıda, endüstrinin bir meta’ı haline getirilmeden önce; tuz, şeker, sirke gibi maddelerle korunurdu. Artık bunlar tukaka… Yerine sentetik zararlılar ikâme edildi.

 

Önce ‘tesisten tüketiciye kadar olan süreçte ürün bozulmamalı’ dediler ve sentetik koruyucular eklediler...

 

Sonra tüketicinin beğenisini kazanmak için, sentetik renklendiricilerle boyadılar…

 

Oda yetmedi lezzet kölesi olmaları için, sentetik lezzet artırıcıları kattılar…

 

Kaybolan kıvam için, kıvam artırıcılar…

 

Bozulan tadın yerine, tatlandırıcılar…

 

Ve yeni modern kölelik

 

Artık hem üretici hem de tüketici bunları vazgeçilmez olarak görüyor. Sanıyorlar ki Hz Âdem’den beri böyle.

 

Bunlarsız da üretilir’ denildiğinde ilk itiraz, bunun eğitimini almış(!) batı kültürünün mahkûmu eğitimli gıda misyonerlerinden geliyor. Ardından kolay para kazanmanın tadına varmış üreticiden…

 

İnananı da inanmayanı da böyle… Dindarı da laiki de aynı…

 

Hepsinin ortak paydası ‘çağdaş ilah; para’.

 

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • Kadir sener
    Genlerde sanırım
    Atalarımız da benzer tepkiyi veriyorsa tek sorun genlerimizde galiba...
    21.08.2009 11:18:58
21.08.2009 Bu yazi 578 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Tarım Bakanlığı'nı...




 
  • Kaya tuzunun sihirli gücü
    "Tuz kalitesine miktarına dikkat edilmek şartı ile düşmanımız değil tam tersine kadim dostumuz. Tuz hayatın vazgeçilmez unsuru, çünkü onsuz hayat mümkün değil..." 31 Ağustos 2010 11:40 font boyutu küçülsün büyüsün
  • ‘ABD elçisi beni tehdit etti’
    Eski Tarım ve Köy İşleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, timeturk.com’dan Kemal Özer’e çarpıcı açıklamalar…
  • GDO: Çağdaş Esaret
    Bu bir beslenme kitabı değil, karşı olup olmamakla ilgili bir mesele de değil! Bu kitap geleceğimizi ipotek altına sokmaya çalışanlara bir başkaldırıdır. Tohumumuza el konulduğu zaman biz köleyiz. Bu yüzden 'çağdaş esaret'"
  • Rafine şeker zehir, doğal şeker şifa
    Gerçek ortaya çıkıyor! Doğru ile yanlış birbirinden ayrılıyor... Rafine şekeri yersen, doğal şekeri yemzesen hastalıklar başlıyor. Peki, ama nasıl? Prof. Dr. Ayten Altıntaş iyilikgüzellik'in sorularını cevapladı.
  • Sabancı, derdine çareyi buldu
    Özdemir Sabancı'nın gelini, Demir Sabancı'nın eşi Aslıhan Koruyan Sabancı, 4 yıl önce 77 besine duyarlılığı olduğunu öğrenince, ülkemizde bugüne kadar yapılmayan bir kitaba imza attı. "Glütensiz Gurme Lezzetler" adlı çalışma, çölyak hastalarına ve besin duyarlılığı olanlara tatsız tuzsuz değil, tam gurmelere layık 170 lezzetli tarif sunuyor.
  • Kapitalizm, Deccal gibi
    "Deccal Tabakta" isimli kitabıyla gündeme gelen gazeteci-yazar Kemal Özer, GDO’ların ardındaki şirketlerin dünya hâkimiyeti peşinde koşarak ve ırk arındırma anlayışıyla Deccal gibi davrandıklarını söylüyor. Ancak peşinde koşulan amacın gerçekleşemeyeceğini hesap üstünde bir hesap olduğunu da belirtiyor.
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri