Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Dokunmayın benim kolesterolüme Prof Ahmet R Küçükusta
Atrial fibrilasyon çok sık görülen ritim bozukluklarından biridir. Bu ani olarak ölümlere yol açan bir bozukluk olmamakla beraber kalp atışları düzensiz ve çoğu zaman da hızlıdır (100-175 arası) ve damarlara yeteri kadar kan pompalanamaz.

Atrial fibrilasyon olan hastalarda çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hâlsizlik, baş dönmesi, sersemlik, nefes darlığı, göğüs ağrısı gibi şikâyetler olur. Bazı hastalar ise hiçbir şey hissetmeyebilirler.

Yaşlılarda, kalp, yüksek tansiyon ve tiroit hastalarında daha sık rastlanır; ailesel de olabilir.

Atrial fibrilasyonun en önemli komplikasyonları kalp odacıklarında oluşan pıhtının beyin damarlarını tıkayarak felçlere ve kalp yetersizliğine yol açması ve bunlara bağlı ölümlerdir.

Bu yazımda atrial fibrilasyonla ilgili iki yeni araştırmadan bahsedeceğim.

Araştırma 20 seneye yakın sürdü

13.959 kişi üzerinde yapılan ve kısa adı ARIC olan araştırmada atrial fibrilasyon gelişimi ile kanın total kolesterol, LDL-kolesterol (nam-ı diğer kötü kolesterol), HDL-kolesterol (iyi kolesterol takma adıyla da tanınır) ve trigliserit seviyeleri arasında bir ilişki olup olmadığı incelendi (1).

Araştırmanın başladığı 1987-89 senelerinde ve sonraki üç muayenede katılanların tümünün açlık total kolesterol, LDL-kolesterol, HDL-kolesterol ve trigliserit seviyeleri ölçüldü.

2007 senesi sonlarına kadar ortalama olarak 18.7 sene takip edilen bu kişilerin 1.433’ ünde atrial fibrilasyon geliştiği belirlendi.

Bu kişilerin önceki senelerde ölçülen kan yağları değerlerine bakıldığında şu sonuçlara varıldı:

BİR: LDL-kolesterol ve total kolesterol yüksek olanlarda atrial fibrilasyon görülme ihtimali daha düşük bulundu.

İKİ: İyi kolesterol yani HDL-kolesterol, trigliserit yüksekliği ve statin sınıfı kolesterol ilaç kullanımıyla atrial fibrilasyon arasında bir ilişki bulunamadı.

Statinler atrial fibrilasyonu da önlemiyor

İkinci çalışmada ise daha çok kalp cerrahisi veya kalp ritim bozukluğu tedavisi geçirmiş olan hastalar üzerinde yapılan kısa süreli bazı araştırmalarda statinlerin atrial fibrilasyonu önlediğine dair bulgular olmakla beraber uzun süreli araştırmalarda statinlerin böyle bir etkilerinin olmadığı ortaya çıktı (2).

Rahimi ve arkadaşları tarafından yapılan ve BMJ’ de yayınlanan meta-analiz özetle şöyle:

4.414 hastadan oluşan 13 kısa süreli çalışmaya göre statinlerin atrial fibrilasyonu yüzde 39 oranında önlediği ortaya çıkıyor ama çalışmalar arasında önemli derecede heterojenlik var.

Buna karşılık 105.791 hastadan oluşan daha uzun süreli 22 çalışma incelendiğinde statinlerin atrial fibrilasyonu önlemediği görülüyor.

28.964 hastadan oluşan ve daha yoğun statin kullanılmış olan 7 çalışmada da statinlerin etkisiz olduğu anlaşılıyor.

Meta-analizi yapan uzmanlar atrial fibrilasyonun önlenmesinde kolesterol düşürücü ilaç kullanmak için yeterli bilimsel veri olmadığını söylüyorlar.

Gelelim neticeye

Bu iki araştırmadan çıkarılacak sonuçlar şunlar:

BİR: Total ve LDL-kolesterolleri yüksek olan kişilerde atrial fibrilasyona daha seyrek rastlanıyor.

İKİ: Kolesterol ilacı kullanmak atrial fibrilasyonu engellemiyor.

ÜÇ: Böyle olunca da kılavuzlara sıkı sıkıya bağlı etibbaya “Dokunmayın benim kolesterolüme!”  diye seslenmek istiyorum.

KAYNAK

http://circep.ahajournals.org/content/early/2012/01/06/CIRCEP.111.966804.abstract

http://www.bmj.com//node/348219 

24.01.2012 Bu yazi 2630 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri