Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Hacda korkulan olmadı
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 05 Aralık 2009 00:00

Hacda korkulan olmadı

Çünkü dünyanın dört bir tarafından bu ülkeye akın edecek yüz binlerce hacı adayı birkaç hafta boyunca otellerde, camilerde ve diğer kutsal mekânlarda (özellikle üç gün boyunca Mina’ da kalacakları çadırlarda) birbirleri ile çok yakın temas içinde olacaklardı. Bu da grip virüsü gibi özellikle solunum ve yakın temas yoluyla bulaşan bir mikrop için bulunmaz bir fırsattı.

Sağlık Bakanlığımız da bu ihtimali önemseyerek ilk gelen aşıların risk grubunda yer alan hastalardan önce sağlık personeli ile hacı adaylarına yapılacağını duyurmuştu.

İlk hacı kafilesi aşı olmadan gitti, çünkü aşılar yeni gelmişti ve henüz uygulama için hazır değildi. Ancak sonraki günlerde aşılar hazır olmasına rağmen hacı adayları aşıya pek rağbet etmediler.

Mesela, 13 kasım tarihli Hürriyet gazetesinde Fatma Aksu’ nun haberi şöyle:

‘’Hac görevini yerine getirmek üzere dünyanın dört bir yanından kutsal topraklara gelen hacı adayları, domuz gribine (H1N1) meydan okuyan bir atmosfer içinde ibadetini yerine getiriyor. Çünkü, hacı adayları ne aşı oluyor ne de maske takıyor. Hacı adaylarının yoğun olduğu Mekke’deki Diyanet Hastanesi’ne bugüne kadar hiç domuz gribi vakası gelmedi.’’

KORKULAN OLMADI

Hac ibadeti tamamlandıktan sonra Suudi Arabistan Sağlık Bakanı Abdullah al-Rabeeah’ın SPA haber ajansına yaptığı açıklama ise içimizi iyice ferahlattı. Bakan, Mekke’ ye gelen 2 milyon 500 bin Müslüman içinde sadece 73 kişide domuz gribi teşhis edildiğini ve bunların 5’ inin hayatını kaybettiğini açıkladı. Çok şükür ki korkulan olmamıştı!

Bakan açıklamasında çocukların, çok yaşlıların ve ciddi hastalıkları olanların hacca gönderilmemesini istediklerini de belirtmiş ama buna uyulduğunu hiç sanmıyorum. Çünkü çevremden biliyorum ki Müslümanlar için hac çok önemli bir ibadet. Hacca gitme fırsatı yakalamış olan bir Müslüman’ı hastalık bahanesi ile korkutmak ve bu yoldan döndürmek mümkün değil. Birçok hacı adayının ölmek için bilhassa kutsal toprakları tercih ettiğine de eminim. 

Yazarın Diğer Bazı Yazıları

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Selam ver mutlu ol

Selam ver mutlu ol

Selamlaşmak, teşekkür etmek mutluluğu artıyor: Türkiye'de en çok hangi bölgeler yabancılarla konuşuyor? Rasülullah (a.s.v.) Hz. Enes’e (r.a.) şöyle buyurmuştur: “-Ey Enes! Ümmetimden rastladığın kimselere selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğinde selam ver ki hayrın ve bereketin çok olsun.”

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

DSÖ'nün emir ve direktiflerine vahiy gibi sarılan Sağlık Bakanlığı hâmilelere şeker yüklemesi ve bebeklere topuk kanı zülmüne devam ediyor. Sezaryan zulmünü bitirmek için gayret etmeyen Sağlık ve Aile Bakanlıkları topuk kanı söz konusu olunca milleti tehditten geri durmuyor. Bebeklerinden zorla topu alınmasına itiraz eden Özdemir ailesi, Edremit 1. Aile Mahkemesinin aleyhlerine verdiği tedbir kararını Bursa Bölge Adliye Mahkemesine taşımıştı. Şimdi de aile adına açıklama yaptı.

Sezaryen çetesi

Sezaryen çetesi

Sezaryen doğum Türkiye'de neden bu kadar fazlar? Ne azcıdır ki soruyu soran BBC... Gerçek ise şu: Türkiye'nin nüfusunu azaltmak ve devleti soymak isteyen bir sezaryan çetesi var. Doğumhaneler bile çok yoğuk hale getirilerek normal doğum engelleniyor.