Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Genç bir hekimin mektubundan alınacak dersler
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 15 Ekim 2011 00:00

Genç bir hekimin mektubundan alınacak dersler

Beni üzen ve hayretlere düşüren en önemli şey daha sonra yazımın sonuna eklediğim notta da belirttiğim gibi çok değerli meslektaşlarımdan bazılarının bu yazımı “hekim eleştirisi” olarak değerlendirmeleri oldu.

Özellikle de öğrencilikleri döneminde sosyalist-komünist görüşü benimsediklerini bildiğim bazı arkadaşlarımın herkesten çok kapitalist düzen savunucularına dönüşmüş olmalarına da çok şaşırdım.

Bu yazı, ilaç endüstrisinin hekimleri nasıl “ezdiğini” anlatmak için kaleme alınmıştır; bu bir sistem eleştirisidir. Bu yazı hekimleri savunmak için kaleme alınmıştır.

“Doktorlar bu büyük oyunda sadece birer figürandır” ve öyle anlaşılıyor ki birçoğu maalesef ya figüran olduğunun farkında değildir ya da figüran olmakla mesut ve bahtiyardır.

Genç bir meslektaşımın mektubu bana umut verdi

Genç bir meslektaşımın Amerika’ dan gelen e-postası beni çok mutlu etti ve gelecek için de çok umutlandırdı. O kısa mektubu sizlerle paylaşmak istiyorum:  

“Ben M. Furkan Burak, Harvard Üniversitesi School of Public Health’ te tıp doktoruyum.

Öncelikle bloğunuzdaki kongrelerle ilişkili son yazınız için sizi haddim olmayarak tebrik etmek isterim. Maalesef ki artik tıp kongrelerinin çoğu organizasyonunda büyük etik sorunların yaşandığı, bağışlayın doktorun ilaç firmasının kucağına düştüğü ve sonunda hiçbir bilimsel çıktısı olmayan birer keyif toplantıları haline geldi.

Kongreler, (özenle, sadece bilimsel aşkla yapılanları tenzih ederim) efektif çıktıları olmayan, katılımcı sayısı binin üzerindeyken araştırma sunumlarının yapıldığı oturumlarda kişilerin parmakla sayıldığı, gereksiz paralel oturumlarla katılımcı sayısının artırılıp bilimsel kalitesi hiçe sayılan, ülkenin en saygın bilim adamları, doktorları olarak görülen kişilerin akşamki dansözlü rakı sofrasını iple çektiği, artık hangi amaca hizmet ettiği belli olmayan bir hal almıştır. Ve bu en çok da bilim aşkıyla vizyonunu, bilgisini artırmaya gelen, gerçekten kaliteli bir bilimsel eserini sunan değerli hekimlerimizi etkilemekte, şevklerini kırmaktadır.

Ücretleri konaklamayla birlikte 3 bin 5 bin liralara çıkan kongrelere ilginçtir ki hep belirli bir topluluk katılmakta, çoğu istekli-meraklı hekim katılamamakta ve yüzler hiç değişmemektedir. Ve aynı kişilerin o sıklıkta bilimsel data üretemediklerini de göz önünde bulundurursak toplantıların verimliliğini tartışmak bile anlamsız oluyor.

Ülkemizin tıp dünyasındaki verimliliğini ve saygınlığını artırmak için öncelikle bu durumu artısıyla eksisiyle kabul etmeli ve hep beraber çözüm önerileri üzerinde tartışmalıyız.

Ben Kocaeli Üniversitesi Tip Fakültesi mezunuyum ve okulumuzun ilk öğrenci kongresinin organizatörü ve başkanıydım. Dekanlığımızın desteğiyle, ilaç firmalarının sıfır etik anlayışla yaklaştığı ve okulumuzu onların boyunduruğuna sokmamak için tamamı üniversite ve Büyükşehir Belediyesi destekli, tamamen bilimsel programıyla öne çıkan bir kongre düzenlemiştik. Ve hiçbir ilaç firmasının sponsorluğu olmaması kongrenin en güzel reaksiyon alan kısmıydı. Bütün tıp fakültesi öğrencilerinden dekanına 5 yıl öncede bloğunuzda yazdığınız gibi düşünüyorduk.

Sizi bu yazınızdan dolayı can-ı gönülden kutluyor ve düşüncelerinizi sonuna kadar desteklediğimizi belirtmek istiyorum.” 

Yazarın Diğer Bazı Yazıları

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Sizinde bebeğinizden topuk kanı örneği istenmiş, vermediğiniz için zulme mâruz kalmış ve diğer hukuk yollarını tüketmişseniz aşağıdaki formu kendi gelişmeleriniz çerçevesinde doldurup kendiniz veya avukatınız aracılığı ile Anayasa Mahkemesine müracaat edebilirsiniz.

Selam ver mutlu ol

Selam ver mutlu ol

Selamlaşmak, teşekkür etmek mutluluğu artıyor: Türkiye'de en çok hangi bölgeler yabancılarla konuşuyor? Rasülullah (a.s.v.) Hz. Enes’e (r.a.) şöyle buyurmuştur: “-Ey Enes! Ümmetimden rastladığın kimselere selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğinde selam ver ki hayrın ve bereketin çok olsun.”

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

DSÖ'nün emir ve direktiflerine vahiy gibi sarılan Sağlık Bakanlığı hâmilelere şeker yüklemesi ve bebeklere topuk kanı zülmüne devam ediyor. Sezaryan zulmünü bitirmek için gayret etmeyen Sağlık ve Aile Bakanlıkları topuk kanı söz konusu olunca milleti tehditten geri durmuyor. Bebeklerinden zorla topu alınmasına itiraz eden Özdemir ailesi, Edremit 1. Aile Mahkemesinin aleyhlerine verdiği tedbir kararını Bursa Bölge Adliye Mahkemesine taşımıştı. Şimdi de aile adına açıklama yaptı.