Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Aşılar ve Tamiflu'lar da elde kaldı
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 11 Haziran 2010 00:00

Aşılar ve Tamiflu'lar da elde kaldı

Geçen sene bugünlerde Dünya Sağlık  Örgütü (DSÖ) tarafından küresel salgın ilan edilen domuz gribi için koparılan yaygaranın boş olduğu ortaya çıktı.  İspanyol gribindeki gibi milyonlarca insanın öleceği iddia edilen salgın DSÖ’ nün bildirdiğine göre sadece 18 bin kişinin ölümüne yol açtı. Her sene mutad grip yüzünden en az 250 bin kişinin öldüğünü dikkate alırsanız, ne büyük bir fiyasko ile karşı karşıya olduğumuz daha iyi anlaşılır. 

Domuz gribinin DSÖ’ nün öngörülerinin tam aksine sonuçlanmasına sevinmemin başlıca iki sebebi var. BİR: Ölen insan sayısının tahminlerin çok altında olduğu için. İKİ: Bu salgının abartıldığını ve domuz gribi aşısının ticari bir ürün olduğunu bundan tam bir sene önce iddia eden bilim adamlarından biri de ben olduğum için. 17 Haziran 2009 tarihli ‘Domuz gribi aşısı korku ticaretinin bir ürünü mü?’ ve 11 Ağustos 2009 tarihli ‘Domuz gribi salgınında bir domuzluk var’ yazılarımın başlıkları bile fazla söze gerek kalmadan her şeyi apaçık ortaya koyuyor.

Tüm  ülkeler büyük zararda

DSÖ’ nün tavsiyelerine uyan ülkeler çok büyük bir zararla karşı karşıyalar. DSÖ’ nü dinlemeyen ve ne tek bir doz aşı ne de tek bir kutu Tamiflu satın almayan Polonya dışında bütün hükümetler milyarlarca dolar ödedikleri aşı ve grip ilaçlarını ne yapacaklarını kara kara düşünüyorlar. Yatırım bankası JP Morgan’ a göre ilaç üreticilerinin sadece aşıdan sağladıkları kâr 7-10 milyar dolar düzeyinde. Bunları, bırakın yok pahasına satın almayı, hibe olarak bile kimse kabul etmiyor. Netice şu ki, hem bu aşılar hem Tamiflu’ lar çöpe gidecek.  
 
DSÖ’ nde çalışanların ilaç üreticileri ile ilişkisi var

British Medical Journal (BMJ) isimli tıp dergisi ve the Bureau of Investigative Journalism (Araştırmacı Gazeteciler Bürosu) tarafından yapılan bir araştırma DSÖ’ nü çok zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Deborah Cohen ve Philip Carter’ un bildirdiğine göre DSÖ’ ne danışmanlık yapan uzmanlardan üçünün grip ilacı üreticileri Roche ve GlaxoSmithKline ile parasal bağları var. Pandemide grip ilacı kullanım rehberinin, Roche’ dan konsültasyon ve ders verme karşılığı para alan bir uzman tarafından yazılmış olmasını da kanıt gösteriyorlar.  DSÖ’ ne danışmanlık yapan uzmanların çoğunun endüstri ile bağları bir sır olmasa bile, örgütün bu ilişkiler hakkında ne ölçüde bilgi sahibi olduğunu ve bu konuda nasıl davrandığını açıklamayı reddetmesi akılları karıştırıyor.

Bu şeffaflık eksikliği yanında, DSÖ’ nün başkanı M. Chan’ a küresel salgın kararını  açıklamasında tavsiyelerde bulunan 16 kişilik komitenin kimlerden oluştuğunun bilinmemesi de çok önemli. Çünkü küresel salgın kararının alınmasıyla beraber önceden yapılmış olan aşı kontratları yürürlüğe girmiş oldu. 

Cohen ve Carter’ in bildirdiklerine göre, DSÖ 2003 senesinde endüstri ile çıkar ilişkisi olanların bu ilişki ile doğrudan veya dolaylı olan tartışma ve işlerde görev alamayacaklarına dair bir karar almıştı. DSÖ, pandemi ile ilgili kararlarında kendi kuralına uymadığı ortaya çıkmış oluyor.

Dergi ve büronun değerlendirmeleri Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Sağlık Komisyonu’nun Paris’te kabul edilen raporuyla da büyük benzerlikler taşıyor. İngiliz parlamenter Paul Flynn tarafından sunulan rapora göre, DSÖ’ nün domuz gribi salgını ile ilgili aldığı kararlar şeffaflıktan yoksun olduğu gibi, salgın abartıldı ve aşırı önlemler alınmasına yol açıldı. 

DSÖ’ nün cevabı  hayâl kırıklığı yarattı

DSÖ’ nün bu iddialara cevabı  ise hayal kırıcı olmaktan ileri gidemiyor. DSÖ; Avrupa Konseyi’  nin ocak ayındaki iddiasına herhangi bir kanıt göstermeden ‘aldığı kararlarda endüstrinin bir etkisi olmadığını bildirerek’ cevap vermekle yetinmişti.

Örgüt Başkanı Chan bu konuda bir araştırma yapılmasını istemiş ve DSÖ de şeffaflığa bağlılığını vurgulamış olmasına rağmen, bunlar çıkar ilişkileri konusundaki kaygılara net bir cevap olmaktan çok uzak. DSÖ’ nün geçmiş yıllarda endüstriye karşı koymada göstermiş olduğu performansa bakılınca da durumun ümitsizliği ortaya çıkıyor.  

Gelelim neticeye

DSÖ’ ne çok önemli bir görev düşüyor. Geçmiş yıllarda SARS ve kuş gribinde de çok kötü bir imtihan veren örgütün inandırıcılığını tekrar kazanabilmesi için aldığı kararlarda ilaç ve aşı endüstrisinin hiçbir rolünün olmadığını kesin olarak kanıtlaması gerekiyor. Aksi takdirde DSÖ’ nün yalancı çobandan farkı kalmayacak. 

KAYNAKLAR
F. Godlee: Conflicts of interest and pandemic flu. BMJ 2010; 340: c2947.
Cohen D, Carter P.: WHO and the pandemic flu "conspiracies." BMJ 2010;340:c2912.
 

Yazarın Diğer Bazı Yazıları

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Sizinde bebeğinizden topuk kanı örneği istenmiş, vermediğiniz için zulme mâruz kalmış ve diğer hukuk yollarını tüketmişseniz aşağıdaki formu kendi gelişmeleriniz çerçevesinde doldurup kendiniz veya avukatınız aracılığı ile Anayasa Mahkemesine müracaat edebilirsiniz.

Selam ver mutlu ol

Selam ver mutlu ol

Selamlaşmak, teşekkür etmek mutluluğu artıyor: Türkiye'de en çok hangi bölgeler yabancılarla konuşuyor? Rasülullah (a.s.v.) Hz. Enes’e (r.a.) şöyle buyurmuştur: “-Ey Enes! Ümmetimden rastladığın kimselere selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğinde selam ver ki hayrın ve bereketin çok olsun.”

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

DSÖ'nün emir ve direktiflerine vahiy gibi sarılan Sağlık Bakanlığı hâmilelere şeker yüklemesi ve bebeklere topuk kanı zülmüne devam ediyor. Sezaryan zulmünü bitirmek için gayret etmeyen Sağlık ve Aile Bakanlıkları topuk kanı söz konusu olunca milleti tehditten geri durmuyor. Bebeklerinden zorla topu alınmasına itiraz eden Özdemir ailesi, Edremit 1. Aile Mahkemesinin aleyhlerine verdiği tedbir kararını Bursa Bölge Adliye Mahkemesine taşımıştı. Şimdi de aile adına açıklama yaptı.