Anasayfa / Salih Tuna / Sayın Bakan susalım da ölelim mi?
Salih Tuna

Salih Tuna

Eklenme Tarihi: 04 Kasım 2009 00:00

Sayın Bakan susalım da ölelim mi?

Herkes birbirini kulaklarıyla değil duvara yazı yazdığı fırçalarla yahut belindeki silahlarla dinliyordu. Akıbeti gördük.

Yahya Kemal üstadımız böylesi “dinlemeler” için “Birbirini dilleriyle dinliyorlar” derdi.

Facia, dille dinlemekle başlar zaten!

Cemil Meriç rahmetli, “Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar” darbımeselini naklettikten sonra celallenir “Bu Ülke”de.

“Hangi barika-i hakikat?” diye sorar. “Zekalar birbiriyle savaşmaz. Kinlerin, peşin hükümlerin, gizli çıkarların savaşı. Ve her mübâriz kendi cephesinde muzaffer…”

En güzeli Ku'ân'ın buyruğu: Bütün sözleri dinleyip en doğrusuna uymak…

Bu “doğruyu” tebliğ etmek de, hakikati birlikte aramayı teklif etmekten başka bir şey değil…

Hulasa, kimin dilinde dillenirse dillensin, kimin elinden gelirse gelsin, hakikat hakikattir.

Ve, madem ki hakikat müminin yitik malıdır; Ertuğrul Bey'ciğimin dilinden de gelse, yüzümüzü ekşitemeyiz ona.

Tıpkı dostumuzun elinden gelen ve sadece “muarızlarımıza” zeval verecek olan haksızlığa “eyvallah” diyemeyeceğimiz gibi.

Hakikate zerre miskali hürmeti olan hiç kimse haksızlık karşısında susamaz çünkü.

Dostlarımızın “muarızlarımıza” yaptığı haksızlıkta hakikat vehmetmek ise, hakikate en büyük hürmetsizliktir…

Son zamanlarda hakikat karşısında saygısızlık sürgit devam ediyor.

Bir taraf “demokratikleşme”den bahsedince, öteki taraf “Bunun altında 'yandaşlık' var…” yollu bir tavır alıyor!

Bir taraf herhangi bir şekilde “muhalefet” edince, diğer taraf “Bu işte mutlaka bir Ergenekon yeniği var…” demeye getiriyor.

Maalesef topluma da sirayet etti bu rahatsızlık!

Habertürk yazarı Balçiçek Pamir'in geçenlerde dile getirdiği İzmir özelindeki fecaat manzaraları bunun göstergesi.

Birbirine, alışveriş edemeyecek kadar husumet duyan bu insanların vebali kimin?

Sonuç itibariyle, hakikate saygısızlığın bedeli değil mi bu?

İktidar da muhalefet de konjonktüreldir. Hakikat karşısındaki tavrımızdır kalıcı olan.

Demem o ki; hayati önemi haiz olan, hakkaniyetli olmaktır. Bunu kaybettik mi, her şeyi kaybederiz!

Hal ve hareketlerine, “Ama onlar da aynısını yapıyor…” gibilerinden mazeret uyduranlar, son tahlilde, “onlar” tesmiye ettiklerinin “fiillerine” meşruiyet kazandırmaktan öteye geçemez.

Uzun lafın kısası: Bizden sadır olan tüm hakikatlere saldıran “ehl-i tezvirat”tan da gelse hakikat, başımızın tacıdır.

Mesela, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) hakkındaki kararına (ilgili sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra) Yalçın Bayer'ler, Yılmaz Özdil'ler de şiddetle karşı çıkıyorlar diye sessiz kalamayız.

Hakikat bu adamların kalemine “düştüğü” için, mevzua her zamankinden daha dikkat ve rikkatle eğilebiliriz en fazla.

Ama asla ve kat'a kulaklarımızı tıkayamayız.

Çünkü hepimizi öldüren, dahası, insan nesline kasteden GDO'ya karşı çıkmak mecburiyetindeyiz.

Üstelik…

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı değerli dostum Kemal Özer de mezkur karara isyan ediyor.

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Hesap tek gıda üzerinden yapılamaz

Hesap tek gıda üzerinden yapılamaz

İsviçre, Sırma maden suyunun 2 Eylül 2025 tarihli partisini yüksek bor gerekçesiyle geri çağırdı. Uzmanlar İsviçre'deki tüketicilere "içmeyin" uyarısı yaparken, üretici firma ürünlerle ilgili açıklama yaptı. Türkiye'de yasal ve standartlara uygun kabul edilen bor oranı, İsviçre'nin yerel limitlerini aşması nedeniyle geri çağırma kararına gerekçe gösterildi. Çoğunluğu yahudi firmalarına ait sulara Türkiye pazarında hiç bir makam tepki ortaya koymuyor.

İyi Gıda Kötü Gıda raflarda

İyi Gıda Kötü Gıda raflarda

Kemâl Özer'in "İyi Gıda Kötü Gıda" adlı eserinin gözden geçirilmiş yeni bakısı Ketebe Yayınlarınca ilk kez neşredildi.

Sivrisinekler kimi daha çok sever?

Sivrisinekler kimi daha çok sever?

Sivrisineklerin bazı kimseleri görmezden gelip bazılarına odaklanmasının kan grubundan kaynaklandığı iddiası çöktü. Herkesi görmezden gelip sadece belirli kişileri ısırmasının çok ilginç bir nedeni tespit edildi. Bilim adamları, bu hastalık yayan canlıların bazı insanları daha çekici bulmasını sağlayan karmaşık kimyasal kokteyli çözme yolunda hatrı sayılır bir mesafe kat etti. İşte yeni gelişme: