Anasayfa / Dr Kemal Yeşilçimen / 3. Savaş : Zihinsel soykırım
Dr Kemal Yeşilçimen

Dr Kemal Yeşilçimen

Eklenme Tarihi: 12 Mayıs 2014 00:00

3. Savaş : Zihinsel soykırım

Kalemi kuvvetli, ağzı laf yapan akademik askerler ön cephede. İnsan beyninin uçsuz bucaksız kıvrımları, kıyasıya çatışmaların yaşandığı yeni savaş alanı. Barış içinde cereyan eden bu zihinsel savaşta herkes sivil kamuflaj içinde, kim dost kim düşman belli değil.

Asırlardır uykuda olan toplumlar, gelen mesajlarla birden uyanıp kışı yaşamadan bahar istiyor. Seks skandalları ile her çeşit yönetim sallanıyor. Soykırım yasaları, 90 yıl sonra birdenbire moda oluyor. Dünyada yönetimler birer birer düşüyor, meclisler, iktidarlar, anayasalar, liderler değişiyor. Dost ve müttefik denilenler önce kucaklanıyor sonra uçurumdan aşağı itiliyor. Dün dokunulamayanlar bugün yerlerde sürünüyor. Tam bir altüst oluş yaşanıyor. Dünyanın sahipleri değişiyor, yeni bir dünya kuruluyor.

Değişimin formülü; çatışma ve kaosun zorladığı dönüşüm. Ama nasıl? Gücün istediği şekilde. Nerede değişim olacaksa, öncelikle orada çatışma ve kaos oluyor. Kriz, felaket, kıyamet korkusuyla toplum panik ve depresyona girdiğinde, değişim kurtuluş ve çözüm olarak sunuluyor. Bu amaçla, yaklaşan kıyamet senaryosu beyinlere işleniyor. Kirli bilgiyi süzen zihinsel filtreler bozulduğu için felaket korkusu ve tortusu zihinleri kaplıyor. Basılan yer kayıyor, tutulan kopuyor, aşağısı uçurum. Korku filmi gibi ama sürekli. Buna can mı dayanır? Depremler, tayfunlar, hortumlar, sel baskınları, salgınlar, göçler sürekli işleniyor. Gelecek diye anons edilen sosyal ve ekonomik depremleri bekleyen toplumun sinir sistemi bozuluyor. Toplumun bilinçaltı kodlarıyla oynanarak her çeşit şiddet körükleniyor. Kutsal değerlere yapılan hakaretlerle inananlar sokağa dökülürken bilinçli olarak İslam korkusu yaratılıyor.

Terörle birlikte harekete geçen medyadaki terör timleri, zihinsel savaşla terörün etkisini milyon kat artırıyor. Sivil halkın zihnine atılan kin, intikam ve nifak tohumları bu savaşın karşı konulamaz yeni silahı. Stadlardan bayramlara kadar yayılan zihinsel terör yakıyor, yıkıyor, yok ediyor. İnternet ve medya yoluyla beyinler formatlanırken, cep telefonlarına gelen mesajlarla milyonlar sokaklara dökülüyor. Düşmanın oyununu bozacak Zihinsel Savaş Merkezi, algı savaşından habersiz ülkeler için meçhul. Sosyal medyayı iyi kullanmayı becerenler ülkeleri sarsıyor, iktidarları alaşağı ediyor. Yeni yöntem : zihinsel darbe, olay beyinlerde bitiyor.

Zihnimize sürekli olarak felaket haberleri ve senaryoları yükleniyor. İnternetteki korsan örgütler bankaları boşaltıyor, kredi kartlarını yağmalıyor, bilgisayar sistemlerini çökertiyor. Yarın tüm bilgisayar sistemleri çökerse, taş devrine döneriz? anonsuyla zihinler sarsılıyor. Wikileaks, Zeitgeist, Stratfor bu sinsi savaşın muharebe alanları. Taraflar birbirine gönderdikleri dosya ve filmlerle zihinleri allak bullak ediyor.

En şiddetli muharebeler ekonomi alanında yaşanıyor. Asgari ücretli gönüllü kölelik yayılıyor. Faiz sıfırlanıyor, borsa belirsiz, para basmanın kibarcası ucu açık parasal genişleme oldu. Yani bas basabildiğin kadar. Dünya ekonomik krizle sallanıyor. Dünün zengin ülkeleri bugün iflasın eşiğinde. AB, sömürge ve ekonomik alanlarını kaybederken dağılıyor. ABD, AB dahil bütün ülkeler borçlu, alacaklıları kimse bilmiyor. Tayfuna yakalanan uçak ve gemilerin safra attığı gibi, ülkeler eskiye ait ne varsa atarak değişime uymaya çalışıyor.

Yaşam alanlarımız daralıyor. Ölmeden girdiğimiz çok katlı beton mezarlar şehirleri işgal ederken, AVMler tüketim tanrısının kabesi oluyor. İnsanı ve dünyayı tüketen bu yeni dinin elçisi medya, putları markalar, müridleri ise tüketim kabesinin hacıları. Böcek özlü kahvesinin lezzetini tavaf eden, devre-mülk gökdelenin tepesinden Kabe’yi minnacık gören yeni hacılar türüyor. Kutsal mekanları ve şehirleri kuşatan çağımızın putları, eski yunan tanrılarının marka isimleri, bu yeni insan tipinin gözdesi. Marka isimler dev gökdelenlerden mağazalara kadar her yerde hazır ve nazır. Bu yeni putların isimleri Türkçe olsa ne yazar? Zina ve binanın çoğaldığı, şeytanın farklı zevk ve tadlarla insanları aldattığı yeni bir çağa giriyoruz. Hırsızlık yaparken dua eden adam, bu çağın simgesi olmalı.

Tüm hayatımız kameralarla izleniyor. Kredi kartları, cep telefonu, internet küresel gözün bilgisi ve kontrolü altında. Yaşadığımız hayat, sanki büyük gözün senaryosu. Özgürlüğün para ve güce devredildiği bu dünyada, zihnimize yüklenen sanal bir hayatı yaşıyor gibi yapıyoruz. Aslında yaşadığımız dış dünyanın bitmek bilmeyen istekleri… Seçeneklerin listesi önceden hafıza kartımıza işleniyor, biz de güya özgür seçimler yapıyoruz. Bunun neresi özgürlük? Gereksiz bilgiyi moloz gibi zihinlere boşaltan eğitim ve medya yüzünden beyinler enkaz altında can çekişiyor. Bilimsel mandacılığa göre formatlanan beyinler sorun çözemiyor, başkasından medet umuyor. Çağımızda milletleri köleleştirmenin en kestirme yolu bu.

HEDEF: ZİHİNSEL KAOS

Yazarın Diğer Bazı Yazıları

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Topuk kanı reddi sebebi ile Anayasa Mahkemesine başvuru örneği

Sizinde bebeğinizden topuk kanı örneği istenmiş, vermediğiniz için zulme mâruz kalmış ve diğer hukuk yollarını tüketmişseniz aşağıdaki formu kendi gelişmeleriniz çerçevesinde doldurup kendiniz veya avukatınız aracılığı ile Anayasa Mahkemesine müracaat edebilirsiniz.

Selam ver mutlu ol

Selam ver mutlu ol

Selamlaşmak, teşekkür etmek mutluluğu artıyor: Türkiye'de en çok hangi bölgeler yabancılarla konuşuyor? Rasülullah (a.s.v.) Hz. Enes’e (r.a.) şöyle buyurmuştur: “-Ey Enes! Ümmetimden rastladığın kimselere selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğinde selam ver ki hayrın ve bereketin çok olsun.”

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

DSÖ'nün emir ve direktiflerine vahiy gibi sarılan Sağlık Bakanlığı hâmilelere şeker yüklemesi ve bebeklere topuk kanı zülmüne devam ediyor. Sezaryan zulmünü bitirmek için gayret etmeyen Sağlık ve Aile Bakanlıkları topuk kanı söz konusu olunca milleti tehditten geri durmuyor. Bebeklerinden zorla topu alınmasına itiraz eden Özdemir ailesi, Edremit 1. Aile Mahkemesinin aleyhlerine verdiği tedbir kararını Bursa Bölge Adliye Mahkemesine taşımıştı. Şimdi de aile adına açıklama yaptı.