Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Modern tıp modern kadını kandırmış
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 31 Mayıs 2012 00:00

Modern tıp modern kadını kandırmış

Üniversite bitirmiş, çalışan, işlerinde başarılı, kendi ayakları üzerinde duran pek çok kadınla (içlerinde doktor, avukat, gazeteci, öğretmen, öğretim görevlileri var) konuştuklarımdan şunu çıkardım:

Kadınlar sezaryen doğumu modern tıbbın kendilerine sunduğu, ağrısız, ideal bir “modern bir çocuk doğurma yöntemi” ve bir "hak" olarak görüyorlar.

Bunun aksini akıllarının köşesinden bile geçirmek istemiyorlar.

“Normal doğum” ise hastaneye, doktora ulaşmaları mümkün olmayanlara, köylü kadınlara, geri kalmış ülkelere mahsus ve vahşice (buna hayvanca da denebilir) bir doğurma yöntemi olarak tanınıyor.

Sezaryen doğum bir cerrahi girişimdir

Modern kadınların çoğu, sezaryen doğumun sadece tıbbi gerekçelerle yapılması icap eden bir “cerrahi girişim” olduğunu bilmiyor; bilenler ise bilmezden geliyor.

Sezaryen doğum esasında annenin ve bebeğin hayatını kurtaran tıbbi bir gerekliliktir.

Bebeğin rahim kanalına doğru başı ile değil de yan veya makatla ilerlemesi, plasentanın yani annenin eşinin rahim ağzını kapatması, plasentanın erken ayrılması, bebeğin çok iri olması veya bebeğin kafası ile annenin leğen kemiği arasındaki uygunsuzluk durumlarında sezaryen doğum tercih edilebilir.

Annenin önceden geçirdiği ameliyatlar, rahimle ilgili bazı hastalıklar, bebek sayısının ikiden fazla olması, bebekle ilgili gelişim kusurları da sezaryeni gerekli kılabilir.

Doğum olayında rahim ağzının açılmaması, kordon sarkması, bebeğin kalp seslerinin bozulması ve anne adayının ağır ruhsal hastalığı olması gibi durumlarda da sezaryen kaçınılmaz olabilir.

Sezaryen doğumun normal doğuma göre birçok sakıncaları vardır:

Ameliyat sırasında bağırsak, mesane gibi organların zarar görmesi ve batında yapışıklıklar meydana gelmesi; kanama, enfeksiyon, bağırsak tıkanıklığı ve bacak damarlarında pıhtı oluşma risklerinin daha yüksek olması; daha uzun sürede hastanede kalmayı gerektirmesi; daha fazla ilaç kullanılması; iyileşme süresinin uzunluğu bunların başlıcalarıdır.

Sezaryenle dünyaya gelen bebeklerde solunum problemlerinin ve ileriki yaşlarda astım ve alerjik hastalık risklerinin yüksek olması da mutlaka hesaba katılmalıdır.

Gelelim neticeye

Sadece okuması-yazması olmayan köylü kadınların değil modern şehir kadınlarının da eğitilmeleri ve bilinçlendirilmeleri şart görünüyor.

Olması gerekenin adı üstünde “normal doğum” olduğu ve sezaryenin vücut bütünlüğünü bozan bir “ameliyat” olduğu tüm anne adaylarına güzel güzel anlatılmalıdır.

Normal doğumu imkânsız kılan, annenin veya bebeğin hayatının ciddi şekilde risk altında olduğu durumlarda “mutlaka” uygulanması gereken sezaryenin, gebe kadın veya doktorunun istemesiyle yapılmasını “tıbbi bir hata” olarak görüyorum.

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Hesap tek gıda üzerinden yapılamaz

Hesap tek gıda üzerinden yapılamaz

İsviçre, Sırma maden suyunun 2 Eylül 2025 tarihli partisini yüksek bor gerekçesiyle geri çağırdı. Uzmanlar İsviçre'deki tüketicilere "içmeyin" uyarısı yaparken, üretici firma ürünlerle ilgili açıklama yaptı. Türkiye'de yasal ve standartlara uygun kabul edilen bor oranı, İsviçre'nin yerel limitlerini aşması nedeniyle geri çağırma kararına gerekçe gösterildi. Çoğunluğu yahudi firmalarına ait sulara Türkiye pazarında hiç bir makam tepki ortaya koymuyor.

İyi Gıda Kötü Gıda raflarda

İyi Gıda Kötü Gıda raflarda

Kemâl Özer'in "İyi Gıda Kötü Gıda" adlı eserinin gözden geçirilmiş yeni bakısı Ketebe Yayınlarınca ilk kez neşredildi.

Sivrisinekler kimi daha çok sever?

Sivrisinekler kimi daha çok sever?

Sivrisineklerin bazı kimseleri görmezden gelip bazılarına odaklanmasının kan grubundan kaynaklandığı iddiası çöktü. Herkesi görmezden gelip sadece belirli kişileri ısırmasının çok ilginç bir nedeni tespit edildi. Bilim adamları, bu hastalık yayan canlıların bazı insanları daha çekici bulmasını sağlayan karmaşık kimyasal kokteyli çözme yolunda hatrı sayılır bir mesafe kat etti. İşte yeni gelişme: