Anasayfa / Prof Tayfun Özkaya / Hepimiz Özal gibiyiz: Yani zehirli
Prof Tayfun Özkaya

Prof Tayfun Özkaya

Eklenme Tarihi: 24 Ocak 2013 00:00

Hepimiz Özal gibiyiz: Yani zehirli

Özal’ın adli tıp raporunda vücudunda zehir olduğu ama ölümünün bunlardan dolayı olmadığı yazıyor. Çoğu kimse bunu anlamadı, hatta bir parti lideri “bu ne biçim bir şey?” diye sordu. Rapora göre Özal’da ağır metal kadmiyum ile DDT’nin bozulma ürünü olan DDE bulundu. Bu ikisi de insanı öldürebilecek maddeler. Bunlar çeşitli şekillerde doğaya yayılıyor. Örneğin kadmiyum pillerden sızıyor. DDT kullanımı çoktandır yasak. Ancak doğada bu madde hâlâ dolaşıyor. Bozulduğu zaman DDE denilen bir maddeye dönüşüyor. Ancak bu bozulma ürünü de DDT kadar zehirli.

Türkiye’de veya diğer ülkelerde gerek yaşayanlardan gerekse ölülerden alınan örnekler üzerinde yapılan laboratuar çalışmalarından bu iki maddenin hemen herkeste bulunduğu saptanmıştır. Rapor Özal’da bulunan miktarların bu ortalamalardan çok farklı olmadığını söylüyor. Bu durumda ölümün bu maddeler nedeniyle olmayacağı, başka nedenlerle olduğu sonucuna varıyor. Demek ki hepimizde bu maddelerden az veya çok var.

Buradan sakın “herkes bu maddeleri aldığına göre bunlar zararsızdır” sonucu çıkarılmasın. Kimi daha az alıyor, kimi daha çok. Kimilerimizin bunlara karşı direnci de farklı olabilir. Bu basit bir olay değil. Araştırmalar bu maddelerin kesin öldürücü olduğunu ortaya koymuştur. DDT yıllarca tarımda ve diğer alanlarda kullanıldı. Hatta bunu bulan kişi Nobel ödülü bile aldı. Daha sonra özellikle kuşlarda yumurta kabuklarının inceldiği ve bazı kuş türlerinin hızla yok olduğu anlaşılınca dünya ölçüsünde yasaklandı. Ancak yasaklamaya kadar her yerde kullanıldı ve bu maddeler hâlâ ortamda dolaşmakta. Bozulum ürünlerinin daha da tehlikeli olduğu yönünde araştırmalar çoğalmakta. Geçen gün konuştuğum bir gıda mühendisi laboratuarda tarım ürünlerinde 500 dolayında tarım ilacı kalıntısını arayabildiklerini ve DDE gibi bozulum ürünlerinin de çok tehlikeli olduğunun giderek öğrenildiğini söylüyordu. GDO’yu gözü kapalı destekleyenler DDT olayını iyi incelemeliler. On sene sonra “yanılmışız” demesinler bize.    

DDT yasaklandı ama daha birçok tarım ilacı ve başka zehirli madde ortalığa saçılmakta. Elimiz kolumuz bağlı mı oturacağız. Devletin önlemler almasını talep etmeliyiz. Tarımda agro-ekolojik tarım sistemine önem vermeliyiz. Tüketiciler olarak gruplar kurarak doğrudan çiftçilerden temiz ürünleri alabiliriz. Buna topluluk destekli tarım diyoruz. Şikâyet etmektense tüketiciler hem kendilerini olabildiği kadar kurtarmalı hem de dünya için iyi bir şey yapmalı.   

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği

Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği

Topuk kanı veya sair test verilmemesi sebebi ile savcılığa şikâyet edilenler için Av Cüneyt Bülent Şeker tarafından hazırlanan dilekçe örnek ve rehberi

Emine Erdoğan Hanımefendiye Topuk Kanı mektubu

Emine Erdoğan Hanımefendiye Topuk Kanı mektubu

Topuk kanu dayatma ve zulmü konusun ayyuka çıkması ve ailelerle devletin hasım hale getirilmesi üzerine Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Yönetimi olarak Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendiye mektup göndermek hasıl olmuştur.

Zehrin adı atıştırmalık

Zehrin adı atıştırmalık

Atıştırmalıklar yemek alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdi?