Anasayfa / Kemâl Özer / Başbakan’a teklif: Devlet ilaç bedeli ödemesin fakat…
Kemâl Özer

Kemâl Özer

Eklenme Tarihi: 16 Mayıs 2012 00:00

Başbakan’a teklif: Devlet ilaç bedeli ödemesin fakat…

Türkiye ekonomisi herkesi memnun etmese ve zengini daha zengin, fakiri daha fakir yaptığı iddia edilse de, dünyanın artık en büyük 15. ekonomisi.
 
Sadece matematiksel büyüklük açısından bakılırsa; bu geç kalmış, geç bırakılmış bir başarı.
 
Toplumun tüketim alışkanlıklarına bakılırsa, kişisel gelirlerde de iyileşme var. Elbette devler ligindeki faizci, tefeci, rantçı, şucu-bucu çevrelerin çığa dönüşen gelirleri karşısında, orta ve alt gelir grubunun durumu, daha çok yol alınması gerektiğinin göstergesi.
 
Gelirimiz arttıkça seçici olmamız gerekirken, gösteriş ve komplekslerimiz nedeniyle var olan hasletlerimizi de bir bir kaybediyoruz ne yazık ki. Artık büyük çoğunluk helâl-haram, sağlıklı-sağlıksız demeden önüne geleni tüketiyor. Dindarı da böyle, ateisti de, okumuş yazmışı da, sade yurttaşı da…
 
Sevindirici olan şu ki; arz ekonomisinin saldırısından kendini ve ailesini koruyup, talep ekonomisini canlandırmaya çalışan bir kitle doğdu ve hızla çoğalıyor. Önümüzdeki on yıl bu konuda çok şeye gebe.
 
Patronlar bir süre sonra ‘ben yaptım oldu, böyle ürettim yerseniz’ diyemeyecek. Yakın gelecekte üste para bile verseler, kimse bugünkü nevzuhur zehirleri tüketmeyecek. Çaresiz değişecek onlarda…
 
Ama erdem o gün değil, şimdi değişmekte. Yarın bu yaptıklarını affetmeyiz, ama şimdi değişirlerse her şeyi unutup, beyaz bir sayfa açmaya hazırız. Bunun için bu topluma yenilmemesi gereken her şeyi yediren bu insanları ivedilikle ahlaklı olmaya ve vicdana davet ediyoruz.
 
Gelelim öneri meselesine…
 
Mevcut iktidar döneminde sağlık hizmetlerine ve dolayısıyla ilaca erişim, Cumhuriyet tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar iyileşti. Bunu inkâr etmek haksızlık olur ama bunun yarar ve zararlarını tartışmak zorundayız.
 
İlaca kolay erişmek doğru mudur? Şayet ilaç kullanmak kaçınılmaz ise elbette doğrudur. Ancak bu durumda neye ilaç denir, neye denmez bunu da bilmek gerek. Eczanede satılan her şeye ilaç gözüyle bakarsak yanılırız.
 
Joanna Moncrieff, “İlaçla tedavi efsanesi” adlı eserinde ifade ettiği gibi, temel etkileri beyini sakatlayan ilaçlara bile ‘tedavi’ adını veriyorlar ve bunlara da ‘ilaç’ diyorlar. Mesela günümüzün sözde ilaçlarında, active ingredient (aktif içerik) dışındaki eklenen inactive ingredient maddelerin ve yan etkilerinin ilaç etiketlerine yazılması zorunlu değildir.
 
Amerika’da 1999'da 46.523, 2003'da ise 72.080 kişinin reçeli ilaçlar yüzünden öldüğünü, bu rakamın trafik kazaları ve silahlı saldırılarla ölenlerin toplamından fazla olduğunu unutmamalı. 1999-2005 arasında ilaç yan etkilerinin bir önceki 5 yıla oranla 2,6 kat, yine aynı dönemde reçeteli ilaç kaynaklı ölümlerin ise 2,7 kat arttığını da göz ardı etmemek gerek. Peki, en yaygın ölüm nedenlerinden ikinci sırada ilaç kullanımı olduğundan haberdar mıyız?
 
Bugün Türkiye’de toplum gıda için 2 lira harcıyorsa, sağlık için 1 lira harcıyor.
 
Sağlığımızı belirleyen en temel etken gıdadır. Gıdaları ilaç niteliği taşımayan bir toplumun hastalanması kader değil.
 
Eski insanların hastalanmasının sadece iki nedeni vardı. İlki, yeterli gıdaya erişememek, ikincisi ise salgın hastalıklardı.

                             

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği

Topuk Kanı vb test sebebiyle Savcılık Dilekçe Örneği

Topuk kanı veya sair test verilmemesi sebebi ile savcılığa şikâyet edilenler için Av Cüneyt Bülent Şeker tarafından hazırlanan dilekçe örnek ve rehberi

Emine Erdoğan Hanımefendiye Topuk Kanı mektubu

Emine Erdoğan Hanımefendiye Topuk Kanı mektubu

Topuk kanu dayatma ve zulmü konusun ayyuka çıkması ve ailelerle devletin hasım hale getirilmesi üzerine Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Yönetimi olarak Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendiye mektup göndermek hasıl olmuştur.

Zehrin adı atıştırmalık

Zehrin adı atıştırmalık

Atıştırmalıklar yemek alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdi?