Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Acı biber yeni astım ilacı
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 01 Kasım 2010 00:00

Acı biber yeni astım ilacı

 

Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nde fareler ve insan dokuları üzerinde yapılan ve Nature Medicine dergisinde on-line olarak yayınlanan araştırmada akciğerlerde acıya cevap veren reseptörler olduğu kanıtlandı. Bu araştırmanın en önemli tarafı ise, acıyı hisseden bu reseptörlerin uyarılmasıyla bronşların etrafındaki düz kasların gevşediklerinin anlaşılması. Bu sayede standart astım krizi tedavisine cevap vermeyen hastalarda yeni tedavi yaklaşımları söz konusu olabilecek.

Astımda kullanılan ilaçlar

Astım tedavisinde kullanılan başlıca iki farklı ilaç grubu var: Birinci grupta astım krizindeki hastalarda daralmış olan havayollarını genişleten “bronş açıcı ilaçlar” yer alıyor. Bunlar sadece kriz sırasında kullanılıyor ve hasta rahatlayınca tedavi kesiliyor. Bu gruptaki ilaçların en etkili olanları beta-agonist adıyla bilinenler.

İkinci gruptaki ilaçlar (sprey şeklinde kortizon) ise bronşlardaki enflamasyonu baskılamak ve böylece astım ataklarını önlemek için hastanın şikâyeti olmasa da uzun süre kullanılıyor.

Beta-agonistler astım krizlerinde ilk kullanılması gereken çok etkili ilaçlar olmakla beraber bazı hastalarda yeterince etkili olmayabiliyorlar. Bu durumlarda ise kortizon ve diğer nefes açıcı ilaçlardan medet umuluyor. Acı reseptörlerini uyaran kimyasal maddelerden de bronş açıcı ilaç olarak faydalanmak mümkün olabilecek.

Araştırma nasıl yapıldı?

Araştırmada akciğerlerde bronşlar etrafındaki kas dokularının RNA molekülleri ayrıştırılarak kaslardaki tüm reseptörlerin genetik yapıları incelendi. Bu sırada kas dokusunda dildeki gibi acıyı algılayan reseptörler olduğu fark edildi. Bunların dildekilerden farkı, reseptörden çıkan uyarıların beyne gitmemesi ve bronş kaslarında sonlanması. Bu da akciğerlere acı bir madde girdiğinde bunu acı olarak hissetmemiz mümkün olmayacak.

Araştırmanın esas önemli bulgusu, fare kaslarında ve kanserli hastalardan elde edilen taze kaslara kinin gibi acı bir aerosol uygulandığında kasılmış olan kasların gevşediklerinin ve daralmış olan hava yollarının yüzde 90 oranında genişlediklerinin anlaşılması. Bu etkinin, astım krizlerinin bir numaralı ilacı olan beta-agonistlere göre 3 misli daha fazla olması da oldukça dikkat çekici.

Akciğerlerin acı maddelerin akciğerlere daha fazla girmesini önlemek için bronş daralması ile cevap vermesi beklenirken tam tersine bronşların genişlemesi çok şaşırtıcı bir sonuç.

Acı reseptörlerinin akciğerlerde işi ne?

Dildeki acı reseptörlerinin işlevinin insanları toksik bitkileri yememeleri için bir uyarmak olduğu sanılıyor. Bu reseptörlerin tat duygusu olmayan akciğerleri zararlı maddelere karşı savunmak için orada bulundukları düşünülüyor.

Farelerde ve insanlarda ve muhtemelen başka canlılarda akciğerlerdeki acıya duyarlı resptörlerin zatürree ve bronşit gibi hastalıklarda akciğer sağlığına katkı yapmaları mümkün olabilir. Zatürreeye yol açan bakteriler bu reseptörleri uyaran acı bir madde salgılayarak bronşların açık kalmasını ve böylece de biriken salgıların ve mikropların dışarıya kolayca atılmasını sağlayabilirler.

Yeni bir ilaç geliştirilebilir mi?

Bu bulgulardan yararlanılarak akciğerlerde acı reseptörlerini uyaran ve bronşların genişlemesine yol açacak olan yeni ilaçların geliştirilmesi teorik olarak mümkün. Tatları acı olan 10 binden fazla kimyasal madde olduğu biliniyor ama bunlardan hangisinin en az yan etkiye yol açarak bu reseptörleri en etkili şekilde uyardıklarının belirlenmesi için yıllar sürecek çalışmalar gerekiyor.  
Acı besinlerin yenmesinin bronşlar üzerine bir etkisi olmadığını belirtelim ki astım krizlerini acı biber yiyerek atlatmaya kalkışacak olan hastaların bir de ağızları kavrulmasın.

KAYNAK

tter taste receptors found in lungs: http://www.latimes.com/news/nationworld/nation/wire/bs-hs-lung-taste-buds-20101024,0,2762859.story

Yazarın Diğer Bazı Yazıları

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Selam ver mutlu ol

Selam ver mutlu ol

Selamlaşmak, teşekkür etmek mutluluğu artıyor: Türkiye'de en çok hangi bölgeler yabancılarla konuşuyor? Rasülullah (a.s.v.) Hz. Enes’e (r.a.) şöyle buyurmuştur: “-Ey Enes! Ümmetimden rastladığın kimselere selam ver ki ömrün uzasın. Evine girdiğinde selam ver ki hayrın ve bereketin çok olsun.”

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

Edremit Aile Mahkemesi'ne Suç Duyurusu: Topuk Kanı zorbalığına tepki

DSÖ'nün emir ve direktiflerine vahiy gibi sarılan Sağlık Bakanlığı hâmilelere şeker yüklemesi ve bebeklere topuk kanı zülmüne devam ediyor. Sezaryan zulmünü bitirmek için gayret etmeyen Sağlık ve Aile Bakanlıkları topuk kanı söz konusu olunca milleti tehditten geri durmuyor. Bebeklerinden zorla topu alınmasına itiraz eden Özdemir ailesi, Edremit 1. Aile Mahkemesinin aleyhlerine verdiği tedbir kararını Bursa Bölge Adliye Mahkemesine taşımıştı. Şimdi de aile adına açıklama yaptı.

Sezaryen çetesi

Sezaryen çetesi

Sezaryen doğum Türkiye'de neden bu kadar fazlar? Ne azcıdır ki soruyu soran BBC... Gerçek ise şu: Türkiye'nin nüfusunu azaltmak ve devleti soymak isteyen bir sezaryan çetesi var. Doğumhaneler bile çok yoğuk hale getirilerek normal doğum engelleniyor.