Son Dakika
Çarşamba, 27 Ağustos 2014 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şeker Süt’ün üretim izni neden iptal edildi?
Konya Şeker Fabrikası'na ait 'Şeker süt' firmasının üretim izni, 'halk sağlığına zararlı yoğurt' ürettiği için iptal edildi. Peki Şeker süt ve onlarca yoğurt markasının üretim izninin iptaline neden olan zararlı madde neydi? İşte Etkinkulis.com'un özel haberi

Murta Güzel / Etkinkulis.com

Konya süt piyasasının güçlü markalarından ve Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı Recep Konuk'un yaptığı Anadolu Birlik Holding iştiraki Şeker Süt’ün tam yağlı yoğurdunda Türk Gıda Kodeksi’ne aykırılık tespit edilmesi sonucu, firmanın bu ürün için aldığı üretim izninin iptal edildiği, ancak bakanlığın devreye girerek firmaya söz konusu üretim iznini verdiği öğrenildi.

Bilgi Edinme Yasası’na dayalı olarak Konya Valiliği’ne sorduğumuz Konya Şeker Süt’ün üretim izninin iptal edilip edilmediğine ilişkin sorumuza Valilik adına Konya İl Tarım ve Köyişleri Müdürlüğü cevap verdi. Müdürlük cevabında Şeker Süt tam yağlı yoğurt numunesinin Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde yapılan analizi sonucu Türk Gıda Kodeksine aykırılık tespit edilesi sonucu 5728 sayılı kanunla değişik 5179 sayılı kanun gereğince Şeker Süt’ün 13.11.2000 tarih ve 42-01885-00007-3 sayılı üretim izninin iptal edildiğini ancak firmanın yeniden aynı ürün için üretim izni almak üzere hazırladığı evrakın bu konuda yetkili merci olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesiyle 30.04.2010 tarihinde 42-01885-00065-9 sayılı izinle bakanlıktan üretim izni aldığını belirtti.

İşte Tarım ve Köyişleri Konya İl Müdürlüğü’nün konuyla ilgili cevabı:

“İlgi: 06.08.2010 tarih ve 5836 sayılı başvurunuz.

İlgi sayılı Bilgi Edinme Formunda bahsedilen konu ile ilgili dosyanın yapılan incelemesinde; 09.02.2010 tarihinde Ankara İl Tarım Müdürlüğü Gıda Kontrolünce alınan Şeker Süt tam yağlı yoğurt numunesinin Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde yapılan analizi sonucu Türk Gıda Kodeksine aykırılık tespit edilmiştir. Yapılan itiraz üzerine şahit numune İzmir İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde analiz yapılmıştır. Yapılan her iki analiz sonucunda da Türk Gıda Kodeksine aykırılık tespit edilmiş olup 5728 sayılı kanunla değişik 5179 sayılı kanun gereğince 13.11.2000 tarih ve 42-01885-00007-3 sayılı üretim izni iptal edilmiştir. Söz konusu ürünlerin piyasadan firma tarafından toplanıldığı Müdürlüğümüze bildirilmiştir.

Aynı firma 22.04.2010 tarihli Müdürlüğümüze vermiş olduğu dilekçe ile yeniden aynı ürün için üretim izni almak istemiştir. İlgili evraklar Üretim İzni vermeye yetkili olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir. 30.04.2010 tarihinde 42-01885-00065-9 sayılı izinle Bakanlığımızdan Üretim izni alınmıştır. Konya İl Tarım Müdürlüğü bu konuda hiçbir şekilde müdahil olmamıştır. Müdürlüğümüz yasal mevzuat çerçevesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Bilgilerinize rica ederim.

İ. Bülent Alparslan/İl Müdür V.”

Müdürlüğün yaptığı bu açıklama beraberinde bazı soruları da akla getirdi. İşte müdürlüğe yönelttiğimiz yeni sorular:

 

  1. Firmanın ürünleri topladığı bilgisiyle neden yetinilmiştir, bu konuda il müdürlüğü neden ürünlerin toplatılıp toplatılmadığını denetlememiştir?
  2. Firma ürünleri topladığını belgelendirse dahi, neden ürün alanlar (müşteriler/tüketiciler) bu konuda basın yoluyla bilgilendirilmemiştir?
  3. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü hangi gerekçeyle üretim izni vermiştir? Konya ve İzmir İl Kontrol Laboratuar Müdürlüklerinin yaptıkları analizler nasıl göz ardı edilmiştir?
  4. Konya Tarım İl Müdürlüğü konuya neden müdahale etmemiştir?
  5. Yapılan kontroller sonucu üretim izni iptal edilen bir firma tekrar üretim izni alabilir mi?
  6. Alabilirse o firmanın hangi şartları yerine getirmesi gereklidir?
  7. Bu şartların yerine getirilip getirilmediği kontrol edilmiş midir?

8.      İlgili kanunun 29. maddesinin a ve d fıkralarında yer alan yasal müeyyideler Şeker Süt firmasına uygulanmış mıdır? 29. maddenin a fıkrasında açıkça belirtilen “asgarî teknik ve hijyenik şartlarını muhafaza etmeden üretim yapan işyerleri, durumlarını düzeltinceye kadar faaliyetten men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve bir milyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır” hükmü müdürlükçe yerine getirilmiş midir? Yerine getirilmişse firmaya “bir milyar” para cezası kesilmiş midir? Yine aynı maddenin ı fıkrasında belirtilen “Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanununun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır" hükmü gereğince Türk Ceza Kanunu uyarınca yargılanmaları için Şeker Süt’ün yasal temsilcileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş mudur? Bulunulmamışsa niye bulunulmamıştır?

 

İŞTE İLGİLİ KANUN MADDELERİ

27.05.2004 tarihinde kabul edilen 5179 sayılı ve GIDALARIN ÜRETİMİ, TÜKETİMİ ve DENETLENMESİNE DAİR KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAKKINDA KANUN’un haberle ilgili maddeleri

Madde 4 - Gıda maddeleri ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten işyerleri, bu konuda Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte öngörülen asgarî teknik ve hijyenik şartlara uyarak gıda işyeri çalışma izni ve sicil numarasını almak zorundadır. Üretilecek gıda maddelerinin Türk Gıda Kodeksinde tanımı yapılmış olanların ilgili kodekse uygun üretileceğine dair yazılı beyan ile etiket örneğini ibraz etmesi üzerine söz konusu ürünlere, her ürün için izin belgesi ve numarası verilir. Türk Gıda Kodeksinde tanımlanmamış gıdaları üreten işyerleri, üretime geçmeden önce izin almak ve diğer tescil işlemlerini yaptırmak zorundadır. Alınan belgeler, alındığı şartların değişmemesi kaydıyla, miras yoluyla intikalinde geçerliliğini devam ettirir. Üretim izni, gıda sicili ve gıda işyerlerinin taşıması gereken asgarî teknik ve hijyenik şartlara ait kurallar, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Madde 18 - İnsan sağlığının korunması amacıyla, gıda maddelerini ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üreten ve/veya satan işyerleri;

a) Bakanlıkça çıkarılacak ilgili yönetmeliklerde belirtilen asgarî teknik, hijyenik ve güvenlik şartlarını taşımak zorundadır.

b) Gıda kodeksine uyulmaksızın gıda maddelerini imal edemez, mübadele konusu yapamaz ve muameleye tâbi tutamaz.

c) İnsan sağlığına zarar verecek muhteviyatta gıda maddeleri üretemez, içerisine zararlı bir madde katamaz, böyle bir maddenin kalıntısını bulunduramaz ve gıdaya zararlı özelliğe yol açacak herhangi bir işlem uygulayamaz.

Madde 29

a) 4 üncü maddede belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptırmadan üretime geçen ve/veya bu ürünleri mübadele konusu yapan gerçek veya tüzel kişiler; üretimden men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve birmilyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu işletmelerin, tescil ve izin işlemleri yapıldıktan sonra üretim yapmalarına izin verilir.

Üretim izni alınmamış gıda ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemeleri satan veya miadı dolmuş gıda maddelerini satan işyerlerindeki ürünlere el konulur ve bu ürünleri satan işyerleri birmilyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır.

4’üncü maddede belirtilen izin ve tescil işlemlerini yaptıran; ancak, asgarî teknik ve hijyenik şartlarını muhafaza etmeden üretim yapan işyerleri, durumlarını düzeltinceye kadar faaliyetten men edilir, üretilen ürünlere el konulur ve birmilyar lira idarî para cezası ile cezalandırılır. Bu işletmelere, mevcut durumlarını düzelttikten sonra üretim yapma izni verilir. İlgili mercilerce verilen otuz günlük süre içerisinde, eksikliklerini gidermeyen işyerlerinin çalışmaya esas olan izinleri iptal edilir.

d) 18’inci maddede belirtilen sağlığın korunması ile ilgili hükümler dışında, 7 nci maddede belirtilen gıda kodeksine uygun faaliyet göstermeyen gerçek ve tüzel kişilere beşmilyar lira idarî para cezası verilir. Aykırılık, gıda maddelerinin etiket bilgilerinden kaynaklanıyorsa, etiket bilgileri düzeltilinceye kadar bu gıda maddelerine el konulur.

ı) Bu Kanunun 18 inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden gerçek kişiler veya tüzel kişiliğin yasal temsilcileri, üç aydan altı aya kadar hapis ve beş milyar liradan yirmi milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır ve malların müsaderesine hükmolunur.

Yukarıdaki 29'uncu maddenin ı bendi 5179 sayılı kanun hükmünde kararnameyle şu şekilde değiştirilmiştir:

ı) Bu Kanunun 18'inci maddesinde belirtilen sağlığın korunması ile ilgili yasakları ihlâl eden kişiler, Türk Ceza Kanununun “Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar” başlıklı Bölümünde yer alan hükümlere göre cezalandırılır.

İŞTE TÜRK CEZA KANUNU'NUN İLGİLİ MADDESİ:

MADDE 185. - (1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi hâlinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Şeker Süt hakkında suç duyurusunda bulunun!

Şubat ayında ürettiği tam yağlı yoğurtlarda 'natamisin' adlı sağlığa zararlı katkı maddesi tespit edilen Şeker Süt hakkında cezai müeyyide için tüketiciler harekete geçmeli.

Şubat ayında ürettiği tam yağlı yoğurtlarda 'natamisin' adlı sağlığa zararlı katkı maddesi tespit edilen Şeker Süt hakkında cezai müeyyide için tüketiciler harekete geçmeli.

İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri, kendilerinin adı geçen firma hakkında sadece idari tedbir cezası verebildiklerini bildirdiler. Firmanın ürünlerinden 9 Şubat 2010 tarihinde Ankara İl Müdürlüğü tarafından alınan Numune'de 9 Mart 2010 tarihinde Ankara'daki laboratuarda yapılan tetkik sonucu 'natasimin' adlı zararlı maddenin tespit edildiğini belirten yetkililer firmanın kanuni hakkı olarak 1. analize yaptığı itiraz sonucu 2. analizin de referans laboratuarda yapıldığını ve madde bulgusunun kesinleştiğini kaydetti.

7.5 MİLYAR PARA CEZASI KESİLMİŞ

Yetkililer, "Bun un sonucunda 7 Nisan'da Ankara İl Müdürlüğü'nün konuyla ilgili yazısı müdürlüğümüze 12 Nisan'da ulaştı. Aynı gün Konya Valiliği'nin 12 Nisan 2010 tarih ve 204 sayılı oluruyla firmaya yasal işlem uygulandı. 14 Nisan 2010 tarihinde firmaya resmi yazı yazılarak 5728 sayılı kanun ile değişik 5179 sayılı Gıda Kanunu'nun 29. maddesi d bendine göre yasal işlem ve aynı kanunun üretim i,zniyle ilgili yönetmeliği gereğince de sertifika iptalinin gerçekleştirildiği bildirildi. Bu bildirimimiz 21 Nisan 2010 tarihinde PTT tarafından firmaya tebliğ edildi. Zaten süreçten haberdar olan firma yetkilileri de ertesi gün evraklarını hazırlayarak yeniden üretim izni için müdürlüğümüze başvurdu. Biz de bu evrakı bakjanlığımıza tevdi ettik ve 30 Nisan'da adı geçen firmaya üretim izni verildi. Bu süreçte müdürlüğümüzün herhangi bir dahlinin olması sözkonusu değildir. Şahit numuneyi Ankara İl Müdürlüğü personeli, almış, analiz etmiştir. Bize sadece gerekli yasal işlemin yapılması için analiz sonuçları bildirilmiştir ve biz de gerekli idari tedbirleri almışızdır. Aldığımız idari tedbir ise üretim izninin iptali ve firmaya 7.5 milyar idari para cezasıdır. Bu para cezası da müdürlüğümüz tarafından kesilmiştir. Türk Ceza Kanunu'na göre firmaya uygulanması gereken cezai müeyyide için ise tüketicilerin başvurması gereklidir" açıklamasını yaptılar.

E 235 NATAMİSİN HAKKINDA UZMAN GÖRÜŞLERİ

Sütten üretilmiş peynir ve yoğurt gibi ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan antimikrobiyaller arasında natamisin de bulunur. Natamisin'in bugün Dünya Sağlık Örgütü tarafından izin verilen günlük kullanım oranı 0.3 mg / kg vücut ağırlığıdır. (70 kg'lık bir yetişkin için 21 gr, bu oran da 1 - 1.5 tonluk bitmiş ürünün tüketiminde ancak alınabilir.)

Türk Gıda Kodeksi Renklendiriciler Ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri Tebliği'ne göreyse (Ek 3 Bölüm C) natamisin; sert, yarı sert ve yarı yumuşak peynirlerin ve kurutulmuş, kürlenmiş sosislerin yüzey uygulamalarında 1 dm2 lik yüzeyde en çok 1 mg bulunabilir ancak 5 mm’lik derinlikte bulunmayacak şekilde kullanılabilir.

Günlük 300-400 mgram natamisinin ağız yoluyla verildiği deneklerde mide bulantısı, kusma ve ishal gözlemlenmiştir. 10 hastalık bir grupta 13-180 günlük sürelerde yapılan deneylerde sistemik mikoz (bir tür mantar hastalığı) bulgulanmıştır. Mide bulantısı, kusma ve ishale ise günlük 600-1000 mgramlık dozlarda ulaşılmıştır.

Natamisin hakkında daha fazla bilimsel bilgi için şu İngilizce makaleye bakılabilir:

http://www.inchem.org/documents/jecfa/jecmono/v48je06.htm#2.2.8

Murat Güzel'in konuyla ilgili makalesi

Bizi ancak hakikat susturur!

Yaklaşık 4 ay önce edindiğimiz bir duyumdu bu.

“Konya Şeker Süt’ün üretim izni iptal edildi, fakat bakanlık devreye girip bu üretim iznini yeniden firmaya verdi” demişti birileri.

Önce gülmüştük.

İnanamamıştık çünkü.

Dikilen ağaç sayısındaki oyunu rakamlar üzerinden görebiliyorduk.

Bedelsiz hisse devirleriyle esasen çiftçinin öz malı olan fabrikaların şahsileştirilme sürecini de muhasebe oyunlarıyla açıklayabiliyorduk.

Ama halkın sağlığıyla oynama gibi bir riske geçmişinde milliyetçilik yatan bir kişinin başında olduğu bir şirketler topluluğunda izin verilmeyeceğini düşünüyorduk.

O yüzden bu iddiaları işittiğimizde ilk düşüncemizin şu olması şaşırtıcı gelmemeli size:

Sitemizde yayınlanan Konya Şeker haberleri dolayısıyla bizi tufaya getirmeye çalışan birilerinin bir uydurması zannetmiştik.

Ama yine de araştırmayı ihmal etmedik.

Güvenilir bilgi kaynaklarımız da doğruladı bu bilgiyi.

Peki belge neredeydi?

Eğer bu bilgiyi haberleştireceksek belgesiyle birlikte haberleştirmeliydik.

Hani Yenimeram gazetesi yönetmeni Oğuz Akçakoca, Meram belediyesinde yaşandığı söylenen tarih korsanlığını belgeleyebilmek için bir kare fotoğraf peşinde koşmuştu ya, biz de 4 ay boyunca üretim izninin iptalini belgeleyen resmi evrakların peşinde koşturduk durduk.

Elbette o belgeler, kurumların iç yazışmaları olduğu için erişmek mümkün olmadı.

Güvenilir kaynaklarımız bilgiyi teyit ediyor, ama sıra belge vermeye gelince duraksıyordu.

Kimi şu anda İl Tarım ve Köyişleri’nde müdür vekilliği yapan Bülent Alpaslan beyin Konya Şeker yöneticilerinden bazılarıyla kanka oluşundan dem vuruyor, kimi bilmem hangi milletvekilinin danışmanı sayesinde bu belgeye erişebileceğimizi salık veriyordu.

Tabii, bu durumda belgeye erişmek imkânsız görünüyordu.

Bir kez yüz yüze görüştüğümüz Bülent beye bu iddiaları sordum.

Üretim izninin iptal edildiğinden bahsetmeden Şeker Süt’ün yoğurtlarında Nişasta Bazlı Şeker tespit edilmesi sebebiyle geçtiğimiz aylarda küçük bir sıkıntının yaşandığını söylemekle yetindi müdür bey.

En sonunda doğruluğundan artık adımız gibi emin olduğumuz bilginin detaylarını doğrudan Bilgi Edinme Yasası uyarınca ilgili mercilerden edinmenin çıkar yol olduğuna karar verdik.

Sitemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet Şükrü Kılıç gerekli başvuruyu Konya Valiliği'ne internet üzerinden yaptı.

İl Tarım Müdür Vekili Bülent Alpaslan, yazılı cevabında iddiaları doğruladı.

O cevabı haberleştirdik gerçi ama ben tarihlere tekrar dikkat çekmek üzere o bilgiyi yeniden sizinle paylaşacağım: 09.02.2010 tarihinde Ankara İl Tarım Müdürlüğü Gıda Kontrolünce alınan Şeker Süt tam yağlı yoğurt numunesinin Ankara İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde yapılan analizi sonucu Türk Gıda Kodeksine aykırılık tespit edilmiştir. Yapılan itiraz üzerine şahit numune İzmir İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğünde analiz yapılmıştır. Yapılan her iki analiz sonucunda da Türk Gıda Kodeksine aykırılık tespit edilmiş olup 5728 sayılı kanunla değişik 5179 sayılı kanun gereğince 13.11.2000 tarih ve 42-01885-00007-3 sayılı üretim izni iptal edilmiştir. Söz konusu ürünlerin piyasadan firma tarafından toplanıldığı Müdürlüğümüze bildirilmiştir. Aynı firma 22.04.2010 tarihli Müdürlüğümüze vermiş olduğu dilekçe ile yeniden aynı ürün için üretim izni almak istemiştir. İlgili evraklar Üretim İzni vermeye yetkili olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğüne gönderilmiştir. 30.04.2010 tarihinde 42-01885-00065-9 sayılı izinle Bakanlığımızdan Üretim izni alınmıştır.

Tespit tarihiyle yeniden izin alınması tarihlerine bilhassa dikkat çekmek istiyorum.

Şahit numunede Türk Gıda Kodeksi’ne aykırı madde 9 Şubat 2010’da tespit edilmiş, firmanın itirazı üstüne yetinilmemiş, bir başka laboratuarda aynı şahit numune yeniden incelenmiş ve bulgu doğrulanmış, bunun üzerine İl Tarım Müdürlüğü üretim iznini iptal etmiş.

İlk sorumuz da burada doğuyor işte:

Alpaslan’ın verdiği bilgide üretim izninin iptal tarihi belirsiz.

Bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyorum Bülent beyi.

Ama en azından firmanın 22 Nisan tarihinde yeniden üretim izni almak için başvurduğunu belirtme zahmetine katlanmış.

Öyleyse 9 Şubat 2010 ila 22 Nisan 2010 tarihleri arasında bir yerde üretim izninin iptali gerçekleşmiş.

İşin ilginci şu: Yeniden başvuru üzerine üretim izni 8 gün sonra bakanlıkça verilmiş!

Üretim izninin iptali ile yeniden başvuru arasında ne kadar süre olduğunu keşfedebilmemiz için müdür beyin ek açıklamasına hâlâ muhtacız.

Ama en azından 9 Şubat’tan 30 Nisan’a kadar olan sürede Şeker Süt’ün ürettiği tüm yoğurtlardan şüphelenmemiz için elimizde yeterince karine var.

Tabii 30 Nisan sonrası üretilen yoğurtlara benzer denetimler ile analizlerin uygulanıp uygulanmadığı da açıklanmalı.

Şeker Süt reklamlarında hep “doğal yoğurt” diyordu, en azından iki ay boyunca bu reklamlarının doğru olmadığı da bu analiz sonucu belgelenmiştir.

Konya halkının Şeker Süt markası altında “doğal yoğurt” değil de NBŞ içeren yoğurt yediği belirlenmiştir.

Tarafımıza haksız rekabet davası açan Konya Şeker yetkililerini iştiraklerinin bulunduğu bir firmanın ürününün reklamlarında haksız rekabet içeren "yalan ve yanlış bilgi"ye yer vermekten dolayı Rekabet Kurulu'na şikayet hakkımız da doğmuştur böylelikle.

Tabii biz yoğurt üreticisi değiliz.

Bu konuda Konya'daki diğer firmalar gerekli teşebbüsleri yapabilirler pekala...

Bizden en fazla bunu beklesinler, yani yol göstermeyi...

(Sahiden, müdür vekili Alpaslan bey tespit edilen şu maddenin tam karşılığını bildirebilir mi? Hani hep kullanılan şu bol harf ve sayılı kodu diyorum. Halkımıza ne türden bir zarar verilmiş, açığa çıksın istiyorum!)

Peki, bunun cezai müeyyidesi yok mu?

Kanuna göre var.

Hem Gıda Kanunu’na göre, hem de Türk Ceza Kanunu’na göre.

Peki söz konusu firmanın yetkilileri hakkında herhangi bir işlemde bulunulmuş mudur?

Bu da henüz meşkûk. Bu meselenin takipçisi olacağız.

Ne demiştik?

Bizi ancak hakikat susturur!

11.09.2010 16:51:00 Bu haber 10983 defa okundu
Şeker Süt’ün üretim izni neden iptal edildi?
Bu analizle ilgili çok ayrıntıları Gıda Hareketi yakında kamuoyu ile paylaşacak...
"Kudüs hurması" diye pazarlanan GDO'lu sözde hurmanın İsrail'e a it olduğunu biliyor musunuz?

 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri