Son Dakika
Salı, 25 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Herkes sussun Mehdi Bey kızıyor
Bakan Mehdi Eker, canlıların ortak kaynağı tarım ve gıda konusunda kendisinden başkasının konuşmasından rahatsızmış. Ekranlarda üç beş kişinin konuşması sektöre zarar verdiğini iddia eden Eker, sektörün insana zarar vermesi meselesine ise hiç değinmemiş...

Anadolu Ajansı'nın haberine göre güya Eker herkese giydirmiş ve eski hükümetlerden girdi; süt hakkında konuşanlardan çıkmış.

EKER ÇEKİRDENDEN YETİŞMİŞ

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, sütle ilgili tartışmalar konusunda, ''Hayvancılıkta da tarımda da bilen de konuşuyor bilmeyen de. Televizyonda filan seyrediyorsunuz. Çıkıyorlar, sütle ilgili konuşuyorlar. Tabii biz çekirdekten bu sektörün içindeyiz. Bu konuyla ilgili bilgi sahibi olanları da emek sahibi olanları da az çok biliyoruz, tanıyoruz'' dedi.

Kendilerinin çekirdekten bu sektörün içinde olduklarını ifade eden Eker, ''Hayvancılıkta da tarımda da bilen de konuşuyor bilmeyen de. Televizyonda filan seyrediyorsunuz çıkıyorlar, sütle ilgili konuşuyorlar. Tabii biz çekirdekten bu sektörün içindeyiz. Bu konuyla ilgili bilgi sahibi olanları da emek sahibi olanları da az çok biliyoruz. tanıyoruz. Onlarla birlikte oturmuşluğumuz kalkmışlığımız var'' ifadesini kullandı.

HERKES SUSSUN MEHDİ BEY KIZIYOR

Sektörle ilgili hiç alakası bulunmayanların (bizi kastediyor olmalı) çıkıp açıklama yaptığını belirten Eker, şöyle devam etti:

''Hiç alakası olmayan biri kalkıyor, öyle şeyler söylüyor ki ve maalesef kafa karıştırıyor. İnsanların yedikleri ve içtikleriyle çok haksız(!) bir şekilde sorunlu hale getiriyorlar. Tamamen haksız(!), ama beni bağışlasınlar bu konuyla ilgili uzmanlarımız, hocalarımız başta olmak üzere konunun uzmanları başta olmak üzere, sanayiciler başta olmak üzere, onlar da susuyor. Sessiz, o yanlış sözleri söyleyenlerin, sarf edenlerin söyledikleri yanlışlar enformatik bir kirlilik yaratıyor.

DİKKAT SUÇLU BULUNDU:
SUÇ ÜRETİCİDE DEĞİL, MODERN BİREY VE ONU ETKİLEYEN BİZLERDE

Çünkü insanların, televizyonlarda konuşulanlarla maalesef algıları, kanaatleri oluşuyor. Modern birey böyle. Gazete manşetleriyle, başlıklarıyla veya internet sitelerinde yazılan başlıklarla bilgileri, kanaatleri oluşuyor. doğrular söylenmiyor. Birkaç kişi toplasanız, üçü dördü de geçmez, Bu konularla ilgili onlar konuşuyor. İnanın bir tanesi ne süt uzmanıdır, ne de hayvancılık uzmanıdır. Kimsede çıkıp söylemiyor. Arkadaş, sen bu sütü nerede öğrendin, sen bu tarımı, hayvancılığı nerede öğrendin de kalkıyorsun tarımla hayvancılıkla sütle ilgili bu kadar rahat kanaatlerini, görüşlerini söylüyorsun ve toplumu yanlış bir yere götürüyorsun.''

TARIM KANUNU ÇIKTI, ÜLKENİN TÜM SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ, YAŞA VAROL MEHDİ BEY!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, ''Türkiye, tarım ülkesiyse neden Cumhuriyet'in kuruluşundan ancak 83 sene sonra ancak bir tarım kanunu çıkardı. Bana bu sorunun cevabını birisi versin'' dedi.

Günü iyi anlamak için nereden nereye gelindiğinin iyi bilinmesi gerektiğini belirten Eker, şöyle devam etti:

NEDEN 200 ÜLKE SIRALAMSI DEĞİLDE 90 ÜLKE? 'EEE BÖYLE SORU OLUR MU?' BÜYÜKLERİMİZİN BİR BİLDİĞİ VARDIR!

''Türkiye, bundan 9 sene önce 100 tane çalışanının 35 tanesinin tarım sektöründe çalıştığı bir yapıya sahipti. 24 milyon hektar arazide Türkiye tarım yapıyordu. 7,5 milyon insan tarımda çalışıyordu ve karşılığında 23 milyar dolarlık bir hasıla elde ediyordu. Bu hasıla ile de Türkiye dünyanın 90 ülkesi arasında 11'inci sıradaydı. Verimliliği son derece düşük bir tarımsal faaliyet sürdürülüyordu. Hayvancılığın payı da çok düşük seviyedeydi.''

BAKAN SEVİNİYOR: ÇOK ŞÜKÜR TARIMDA ÇALIŞANLARI TOPRAĞINDAN ETTİK. TARIM ARTIK MODERN AĞALARCA YAPILIYOR.

Aldıkları tedbirlerle, geliştirdikleri stratejik bakış açısıyla bugün çok önemli bir duruma geldiklerini dile getiren Bakan Eker, şöyle devam etti:

''İftiharla söylüyorum; bugün daha az insan tarımda çalışıyor, aynı alanda tarım yapıyor ve bugün ürettiğimiz tarımsal hasıla 62 milyar dolar. Yani bizzat tarımsal hasılamız arttı. Bugün Avrupa ülkeleri arasında birinci ülkeyiz, bunu rahatlıkla her tarafta göğsünüzü gere gere söyleyebilirsiniz. Türkiye tarım sektörü hasılası itibarıyla bugün Avrupa ülkeleri arasında bir, dünya ülkeleri içerisinde de 7. sıraya geldi, oturdu. Bir yıl değil, son yılda. 2008'den bu yana, buraya geldi, oturdu. Verimliği arttırdık.''

KÜRESEL AĞALARDA BÖYLE İSTİYOR: İŞSİZİMİZ BOL, VERİMİMİZ ÇOK


Eker, ''Eskiden deniyordu ki 'Türkiye tarım ülkesi'. Arkadaşlar size soruyorum, Türkiye tarım ülkesiyse neden Cumhuriyet'in kuruluşundan ancak 83 sene sonra ancak bir tarım kanunu çıkardı. Bana bu sorunun cevabını birisi versin. Tarım Kanunu, bir ülkenin tarım ile ilgili bakış açısını ortaya koyuyor. Bunu biz çıkardık 2006 yılında. Sadece bununla kalmadık 14 tane kanun çıkardık tarım ile ilgili'' dedi.

KÜÇÜLTTÜĞÜ HAYVANCILIĞI BÖYLE SAVUNDU: ONLAR CAN DEĞİL ET SÜT ÜRETİM MAKİNESİ

Türkiye'de 9 sene önce yaklaşık 10 milyon sığır olduğunu hatırlatan Eker, şunları kaydetti: ''Önemli olan sayı değil, önemli olan verim. Bunların kalitesi. Bunlar ne kadar verim veriyor. Bunlar soy kütüğüne kayıtlı mı- Şimdi size bir rakam vereceğim, cevabı o verecek. Başka hiçbir şeye gerek yok. 10 milyon sığırdan 5,5 milyon civarı dişi. Bunların sadece 175 bin tanesi soy kütüğüne kayıtlı idi. Gerisi, 5 milyon, ya düşük ırklardan, bir yılda sağıyorsun 700-800 litre süt alıyorsun. O 175 bin tane olan soy kütüğü sayısı bugün 2011 yılında, 5 milyon hayvanın 4,2 milyonu ön soy kütüğüne kayıtlı. Bu hem örgütlenme, hem verim, hem de ırk ıslahı açısından çok önemli. Bunların tabii ki ortalama süt verimi yükseliyor. Türkiye'de 8 milyon 400 bin ton süt üretimi 2011 yılında 13,5 milyona çıktı.''

HEY DÜNYA BİRİLERİ SAPLA SAMANI KARIŞTIYOR, SİZCE KİM O?

-''Samanın besleyici değeri sıfır''-

BU HAYVANLAR YARATILDIĞI GÜNDEN BU YANA "SAMAN" YÜZÜNDEN AÇLIKTAN ÖLÜYORLARMIŞ. MEHDİ BEY GELDİ, GDO'LU VE HAYVANSAL ATIKLA BESLENEN HAYVANLAR BAYRAM ETTİ.

Samanın besleyici değerine de değinen Bakan Eker, ''Arkadaşlar, samanın besleyici değeri sıfır. 0,1 değil sıfır. Sadece sıfır. Eğer biz 25 milyon kaba yem yerine saman veriyorsak bu hayvandan süt elde edemeyiz. Çünkü biyolojik anlamda süt verecekse, ete dönüşecekse yem tüketmesi lazım, temiz su tüketmesi lazım. Biz yemi destekleme kapsamına aldık, hayvan başına destek getirdik. Aşı desteği, büyükbaş hayvan desteği ve hayvancılık anlamında birçok destek getirdik'' dedi.

SUÇLU BULUNDU: YENİ ZELENADA'YA TÜRKİYE'NİN 5 KATI YAĞIŞ VEREN ALLAH...

İTİRAF: İŞTE BU BİR OYUN...

Yemin hayvancılıktaki maliyetinin yüzde 70 olduğunu ifade eden Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hayvancılık işletmesi yüz lira harcıyorsa 70 lirası yeme gider. Yeni Zelanda'ya gittim. Aldığı yağış bizim yağışımızın 5 katı. Yağmur yağıyor, ot bitiyor. Bu ülkenin yaptığı arada bir gübre serpmek, bir de elektrikli çit ile onu çevirmek. Başka bir şey yapmıyor. Para harcaması gerekmiyor. Bizim yağışımız, Doğu Karadeniz dahil 550 milimetredir. Anadolu'nun bir kısmı 250, 300 milimetre yağış alır. Bununla şu kadar ot olur, bu koyunun ağzı içindir, sığırın dili için değildir. Onun için Anadolu'da 'Buğday ile koyun, gerisi oyun' demişler. Bunun başka yolu yok. Bunu coğrafya tayin ediyor.''

MONTOFONLAR DÜNYA DERİN DEVLETİ'NİN MERKEZİNDE...

''Diyor ki coğrafya, 'Sen merada koyun yetiştireceksin'. Karadeniz'in iç yamaçlarında, Ege'nin dağlarında da keçi yetiştireceksin'' şeklinde konuşan bakan Eker, şöyle devam etti:

''Biz ne yapmışız; keçiyi düşman ilan etmişiz. Keçi ile mücadeleyi misyon edinen insanlarımız bile oldu. Şimdi bir yandan biz koyunu keçiyi terk etmişiz, öte yandan bizde olmayan tür ile bütün hayvancılık ihtiyaçlarımızı gidermeye çalışmışız. Biz bunun üzerinden diyoruz ki 'Hollanda ile rekabet edelim'. Tamam edelim de diyorlar ki bana, 'Niye Angus getirdin-' Eleştiriyorlar, iki gün önce Mecliste muhalefet milletvekilleri 'Angus'tan haber ver, Angus'tan haber ver. Nasıl getirirsin sen bunları' diye bana söylüyorlar. Şimdi arkadaşlar Montofon nerenin- İsviçre'nin. Ne zaman geldi, 1925'te geldi. 1935'te bir daha geldi. Yanlış mıydı, hayır doğruydu. Gelmesi gerekiyordu ve geldi.''

İŞTE BAŞARI BU: MERALARA KONUT YAP, SPERMİ, DAMIZLIĞI, YEMİ, İLACI HATTA ETİ İTHAL ET...     

Eker, ''Bugün işte hayvancılık 13,5 milyon ton süt üretimine çıktıysa, kırmızı etin çok büyük bir kısmı oluyorsa bu ırklar geldiği içindir. Olmazsa olmaz. Şimdi ya koyunu keçiyi çok geliştireceğiz ki mera hayvancılığını geliştirmemiz bir yere kadardır. Ondan ötesi yok. Ama biz bir yandan koyun ve keçiyi terk etmişiz, bir yandan sığırcılığı benimsemişiz. Üstelik devlet, hayvancılığa üvey evlat muamelesi göstermiş. Buna ait bir düzenleme olmamış. Onun için aldığımız mesafe, bugün geldiğimiz nokta çok önemli'' dedi.

GEÇMİŞİ YERDEN YERE VUR SONRA: "BENİM GEÇMİŞLE İŞİM YOK" DE

Geçmiş ile bir işi olmadığını dile getiren Bakan Eker, geçmişin sadece ibret alınmak ve geleceği doğru planlamak için olduğuna inandığını söyleyerek, şunları kaydetti:

''Benim Türkiye'nin 9 sene önceki durumunu söylemekte başka bir amacım yok. Ne kimseyi kötülemek, ne de kimseyi başarısız göstermek. Bugün geldiğimiz noktayı iyi görmek içindir. Strateji çok önemli. Süt ırkı olan hayvanın dişisinden süt, erkeğinden et alıyor. Bu yapı Türkiye'yi 16,5 milyon ton süt üretimine getirdi. Ama Türkiye'nin et ihtiyacının bu şekilde giderilmesi mümkün değil. Ne yapmalıyız- Gelişmiş ülkeler ne yapmışsa biz de onu yapacağız. Eti etçi ırktan, sütü sütçü ırktan almalıyız. İşte Angus'un hikayesi bu.''

HAYIRDIR KUTSALLA MI ALAY? SEN MERADA GELENEKSEL HAYVANLA ÜRETİM YAPTINDA BİRİLERİ Mİ ELEŞTİRDİ

''Mera ile ilgili şunu yapabiliriz'' diyen Eker, ''Hem özel sektör kullanımı hem de kiraladığı merada hayvancığın gerektirdiği tesislerin yapımına izin vereceğiz. Çünkü diyorsun ki adama, ''Gel merayı kirala, üzerine yatırım yap, ıslah et'. Ama adamın alet edevatını koyacağı bir baraka yapmasına bile izin vermiyorsun. Biçeceği otu depolayacağı bir ot deposu yapamıyor. 'Yasak, kutsal', dokunamıyorsun, 'haram'. Yok öyle bir şey yanlış. Onun için biz bunu düzeltiyoruz. Bununla ilgili Bakanlar Kurulunda tasarıya dönüştü. Sonuç artık Pazartesi günü kabul edildi. Şimdi Meclise tasarı olarak gidecek. İki maddelik bir kanun tasarısı ve mera ilgili böyle bir düzenleme getiriyoruz.'' diye konuştu.

TÜRKİYE'NİN SÜT ÜRETİMİ İLE SÜT VEYA SÜT MAMULÜ TÜKETİMİ ARASINDAKİ ÇELİŞKİYİ KİM İZAH EDECEK?

ACABA TÜRKİYE HANGİ ÜLKEDEN, HANGİ HAYVAN SÜTÜNDEN YAPILDIĞI BİLİNMEYEN SÜT TOZU GETİRİP, SÜT VEYA SÜT MAMÜLÜ ADIYLA SATILMASINA İZİN VERİYOR?

HALKIN UCUZ SÜT İÇMESİNE ÜZÜLEN BAKAN

Süt fiyatlarındaki düşüş nedeniyle üzüldüklerini dile getiren Eker, ''Süt fiyatları bazı yerlerde özellikle sıcak süt olan yerlerde düşüşe geçti. Tabii bizi üzüyor bu. Böyle olmasını istemiyoruz, buradan süt sanayicilerine bir ricam var. Yani bu konuda biraz fedakarlık yapmamız gereken yerde fedakarlık yapalım. Aynı gemideyiz, gemi zarar görürse hepimiz zarar görürüz. Kimse istemez bunu. Buna lütfen yardımcı olalım. Yani bunu bir fırsat gibi görmeyelim, benim biraz önce etçilikle ilgili strateji yapmamız gerekiyor derkenki kastımın bir tanesi bu. Çünkü süt tüketimini iyi oranda arttıramıyoruz. Ve insanlar daha fazla süt içmiyor maalesef. Şimdi bir yandan artan et ihtiyacı var. Eğer süt yem paritesi sebebiyle süt fiyatı düşerse dişi hayvan kesilir. Dişi hayvan kesilirse biz ulusal gen kaynağımızı kaybederiz'' dedi.

SÖYLENENLER YANLIŞSA DAVA AÇSANIZ YA!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, ''Kimsenin haksız bir şekilde Türkiye'de tüketilen gıda maddeleri ile ilgili de kafa karıştırmaya da hakkı yok. İnsanları çok sağlıklı çok önemli gıdalardan soğutmaya, yanlış bilgiler vererek kafa karıştırmaya kimsenin hakkı yok'' dedi.

TALİMATA BAKIN:
GERÇEKLERİ SÖYLEYEN "GIDA HAREKETİ" SEN SUZ, ENDÜSTRİNİN SÖZCÜLERİ SİZ KONUŞUN

''Sektör sahipleri, akademisyenler, konu uzmanları çıkıp kamuoyu önünde konuşsun'' diyen Eker, gıda maddeleri ile ilgili söylentilere de şu ifadelerle cevap verdi:

MADEM SAĞLIKLI 3 YILDIR NEDEN DENETİM SONUÇLARINI VE CEZA UYGULAMASI YAPDIĞIN ON BİNLERCE İŞLETMENİN ADINI GİZLİYORSUN? HANİ 1 OCAK 2012'DEN SONRA BUNLARI AÇIKLAYACAKTIN? SESİNİZ DUYULMUYOR, NEDEN SUSTUNUZ?

''Türkiye'de tüketilen gıda maddeleri sağlıklı, bunun standartları artık AB standartları, 102 tane yeni yönetmelik çıkardık. Kayıt dışılık bizim sorunumuz, onunla hep beraber mücadele ediyoruz, hep beraber mücadele etmemiz lazım. Ama kimsenin haksız bir şekilde Türkiye'de tüketilen gıda maddeleri ile ilgili de kafa karıştırmaya da hakkı yok. İnsanları çok sağlıklı çok önemli gıdalardan soğutmaya, yanlış bilgiler vererek kafa karıştırmaya kimsenin hakkı yok. Bu konuda uzmanların çıkıp konuşması lazım. Uzmanlar, bilenler konuşsun ki bilmeyenler sussun.''

HAYIRDIR MEHDİ BEY! NE BU ŞİDDET BU CELAL?

BU DÜNDANIN BİR DE ÖNÜR TARAFI VAR BİZDEN SÖYLEMESİ...

HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN ŞEYTAN OLSUN, ŞEYTAN!

10.03.2012 12:07:00 Bu haber 3091 defa okundu
Herkes sussun Mehdi Bey kızıyor
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri