Ahmet Örs
Eklenme Tarihi: 05 Kasım 2012 00:00
Tavukların ruhsal dengesi bozuldu
Hazin olansa tüketicilerin önünde herhangi bir seçeneğin olmaması. Bundan bir süre önce Mudurnu Tavukçuluk, "kimlik kartlı köy tavuğu" adıyla bugünkünden daha lezzetli iri bir tavuk piyasaya sunmuştu. Ama doğru dürüst tanıtılmadı, firma ürününün arkasında durmadı, tüketici de niçin daha fazla para ödeyerek bu tavuğu alması gerektiğini kavrayamadan tavuk piyasadan kalktı.
Bu denli horlanma, sömürülme, eziyet hatta işkencenin ardından, günün birinde intikam almaları beklenmeliydi. Galiba beklenen gün geldi. Kırmızı ete alternatif olarak sunulan, kolesterol kabusuna çözüm getireceği vadedilen mucize hayvan tavuk, hızla gözden düşüyor. Giderek artan sayıda kişi, artık tavuk yemek istemiyor.
Tavuklara hormon, antibiyotik yüklendiği, yiyenlerin bundan etkileneceği söylentileri, tavuktan bu büyük kaçışın öne çıkan sebebi olarak görülüyor. Tavuk satışlarındaki azalma ile birlikte de tavukçuluk sektöründe alarm zilleri çalmaya başladı. Aslında tavuğun içine düştüğü bu hazin durum, yıllardan beri piyasaya egemen olan bir vurdumduymazlığın sonucu.
Kimse bir yiyecek ürününün lezzetini, kaynağını, nasıl üretildiğini, kalitesini sorgulamıyor. Bir maldan tek beklenen, onun olabildiğince ucuz olması. Bu ucuzluk furyası öylesine yaygın hale geldi ki, üretimi, satışı kontrol etmeleri gereken yetkililer bile ucuzluk uğruna hileli, kalitesiz ürünlere göz yumuyor. "Yoksul vatandaş aç mı kalsın?" zihniyeti, yiyecek kalitesini dibe vurdurdu.
NELER YİYORUZ NELER
Yorum Yap
Yorumlar