Sema Karabıyık
Eklenme Tarihi: 04 Temmuz 2010 00:00
Mehmet Öz'ün kitabını değil babasını okumak!
Yaz mevsiminin yeni simgesi Mehmet Öz, yeni kitabı yeni tavsiyeleriyle ekran seferinde. Elinde bir mezura, bel çevreniz boyunuzun yarısını geçmemeli derken, bel incelten şok formüllerinden; ömür uzatan yeşil içeceğin sırrı gibi Amerika'da moda olan tavsiyelerinden bizleri de mahrum etmiyor. Hayat kurtaran bir sağlık uzmanı olarak ekranlarda Mehmet Öz.
Rahat tavırları, Amerikan aksanlı Türkçesi, Amerika'da yaşayan dünyaca ünlü kalp cerrahı unvanı ve ilginç kitap isimleriyle çekiyor dikkatleri. Kullanım Kılavuzunuz, Garanti Süresini Uzatma Kılavuzunuz, Güzel Olma/ Güzel Kalma Kılavuzunuz gibi kitapların yazarı. Son kitabı Bebeğinizi Beklerken anne adaylarını hedeflediğinden kitabın içeriğinden ziyade 'F vitamini' tavsiyesiyle çekmeye çalıştı dikkati. Amerika'da çok ilgi çeken 'friendship vitamini' henüz Amerikalılar kadar bencilleşip yalnızlaşmadığı için çok bir şey ifade etmedi Türk izleyicisine.
Mehmet Öz ekran fethini gerçekleştirirken babası Mustafa Öz'ü ağırlayıp oğlunuz böyle böyle diyor ne dersiniz diye sormak da son trend. Mehmet Öz'ün babası muamelesi yaptıkları kişi başarının destanını yazmış bir insan. Aslında o Mehmet Öz'ün babası değil! Mehmet Öz onun oğlu! Başarıyı sadece popülerlikle değerlendiren, televizyonda varsan başarılısın yoksan hiçsin diye yorumlayan anlayış; kim bilir Mehmet Öz Oprah Winfrey ile program yapmasa, Amerikalıların Daktır Oz'u olmasa belki ona da görünmez muamelesi yapacaktı!
Mustafa Öz 1925 yılında, Konya'nın Bozkır'ında çok fakir bir ailenin 11 çocuğunun hayatta kalan 6 çocuğundan biri olarak gelir dünyaya. Toprak damlı bir evde fakirlik içinde yaşarken yatılı olarak burslu okuma fırsatı yakalar. Sadece bayramlarda ve tatillerde gelebilir ailesinin yanına. Çok sert geçen kış aylarına denk gelen bayram tatilinde babası gelmemesini, yollar kapandığı takdirde okula dönmesinin zor olacağını söyler. Dinlemez babasını düşer bir tanıdıkla yola ve çalar bayram sabahı baba evinin kapısını. Bayramlaşmak için geldim der, ben sana ne demiştim diye bakan babasına. Bayramlaştın, şimdi geri dön okuluna der ve kapatır kapıyı babası. Her başarılı çocuğun arkasında babası vardır. Baskıya dönüşmeyen, zorlamayan idealler açar çocuğun yolunu.
Orta ve liseyi devlet bursuyla okuyan, İ.Ü Tıp Fakültesini bitiren Mustafa Öz, mecburi hizmet ve askerliğini bitirdikten sonra; torpil bulamayıp ihtisasını yapamayınca kaderini değiştiren yazışmalar girer devreye. Devlet bursuyla tek kelime İngilizce bilmeden Yeni Dünya'nın yoluna düştüğünde yıl 1950. Çıkınında anasının yaptığı yufka ekmek ve keş. Annesi pilota 'uçağın arkasında oğlum var yüksek uçma, yavaş git' diye tembihlemeyi ihmal etmez.
Amerikanın en ünlü hastanelerinde 45 yılı aşkın bir zaman görev yapar Mustafa Öz. ABD'nin en çok kazanan, en çok aranan göğüs cerrahı olduğu gibi sadece oğlunun değil, Amerika'ya giden Türk doktorlarının önünü açar, ameliyat yaparken dünyanın en mutlu insanıyımdır diyen Mustafa Öz.
Küçükken ağabeyinin dudağını teke yırttığında, dispansere götürdüklerinde, ortamın hoşuna gitmesiyle düşer aklına ilk defa, acaba doktorluk zor mu sorusu. İlkokulda sık sık ateşlendiğinde, iğne yapmaya gelen doktorun, tek gelir kaynakları olan attan kazandıkları bir haftalık parayı bir kerede alması, ben de doktor olmalıyım fikrini yeşertir içinde. Ortaokula giderken tavuğun kursağına kaçan taşları çıkarıp tekrar dikmesi ve tavuktan iyi yumurta almaları ilk cerrahi deneyimi olur.
Amerika'daki cerrah arkadaşları 'Yaşı: 80, görünüşü: 60, hissiyatı: 50, performansı 40' diye yazar onun için.
ABD'de göğüs cerrahi uzmanı, öğretim görevlisi olarak görev yaptıktan, 20 bini aşkın ameliyata imza attıktan sonra, emekli olup Türkiye'ye kesin dönüş yapan, emeklilik günlerini hastanede çalışarak değerlendiren, en zorlu ameliyatlara imza atmaya devam eden 85 yaşındaki baba Öz, 100 yaşına kadar yaşamayı planlıyor.
Oğlunuzun kitaplarını okuyor musunuz sorusuna bana sormadan yazmış cevabını verecek kadar nüktedan. Mehmet öyle söylüyor ama ben kendisinin de pek yaptığına inanmıyorum diyecek kadar gerçekçi. Gurur kaynağı oğlu vasıtasıyla çağrıldığı programları reddetmeyen, sorulara nezaketle cevap vermeye çalışan, 85 yaşında hem akli hem fiziki melekeleri yerli yerinde olan, halen ameliyatlara giren baba Öz 'Ben yoktan var olmuş bir adamım. Mehmet öyle değil. Ben onun herşeyini hazırladım. Al oğlum afiyetle ye dedim.' derken haksız mı?
Bel çevresi boyunun yarısından fazla ama baba Öz sağlıklı, baba Öz dinç. Gözlerinin içi gülüyor, ekrandan da olsa huzur veriyor görene. Sağlıklı olmak sağlıklı kalmak için ne yapmalıyız sorusunu en çok hak eden kişi olduğuna inandığım gibi Mustafa Öz'ün hayat hikayesini hayat mücadelesini öğrenmek isterdim en ince detayına kadar. Ama soran yok ki! (Yeni Şafak)
Yorum Yap
Yorumlar