Çikolatadaki kıla bin lira tazminat
Aldığı çikolatada kıl çıkan tüketici tazminat davası açtı bin lira manevi tazminat kazandı. Yargıtay'da yerel mahkeme kararını onadı.
Aldığı çikolatada kıl çıkan tüketici tazminat davası açtı bin lira manevi tazminat kazandı. Yargıtay'da yerel mahkeme kararını onadı.
Bu sabah ( 5 Aralık 2012) gelen bir açıklamayla Kenya GDO’lu gıdaların ülkeye ithalatına yasak koydu. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre GDO’lu gıdaların insan sağlığı üzerindeki etkilerinin yetersizliği nedeni ile risk almak istemedikleri ve dolayısı ile halkın sağlığını ön plana alarak bu tip gıdaların ülkeye girişini yasaklamaya karar verdiklerini ve yasanın hemen uygulanmaya başlayacağını söylediler.
Türkiye'nin deli dana riski taşıyan ülkelerden ithalat yaptığı tescillendi! Hayvancılık sektörü endişelerini bir raporla hükümete iletti.
1 litreden az miktarda su içeren küçük su şişelerinin satışı yasaklandı. Peki hangi ülke neden yasakladı?
Doktorlar öyle bir araştırma yayınladı ki tarım ve gıda alanında yaşanan skandal bir kez daha gözler önüne serildi. Araştırmada aralarında keçi, koyun, inek ve insan sütlerinin de bulunduğu 20 farklı sütü incelemişler ve sütlerin içinde 20′den fazla ağrı kesici, anti-biyotik, seks hormonu, büyüme hormonu çıktı.
Aşılar son yılların en çok tartışılan uygulaması. Aşı bazı ülkelerde zorla yapılırken bazı ülkelerde yasal zorunluluk yok. Türkiye'de yasal zorunluluk yok ama fiili olarak aileler tehdit edilerek zorla uygulama yapıyor. Bazı vak'alar ise yargıya intikal etmiş durumda. İşte aşılarla ilgili önemli bir haber:
Biyolog Prof. Dr. Barbaros Çetin, Milliyet'te yayınlanan makalesinde insanlığın geldiği korkunç sonu kaleme aldı. Makale hepimizi Kur'an-ı Kerim'deki: 'Başınıza gelenler yapıp ettikleriniz yüzünden' Ayet-i Kerime'sini bir kez daha hatırlattı. İşte acı gerçekler...
Günlük 5 milyon kişinin encaneye gittiği ve hergün 15 milyon kutu ilacın satıldığı Türkiye'de bilinçsiz kullanılan ilaçların başında gelen antibiyotik kullanımının 2011 yılında yüzde 3.12 oranında 8 milyon kutu arttığı belirtildi.
Yapılan ölçümlerde Türkiye'deki elektromanyetik kirlilik limitlerinin Avrupa'nın 200 katı olduğu tespit edildi. Radyasyon çöplüğüne döndüğü anlaşılan Türkiye'de devletin ve şirketlerin insan sağlığını hiçe saydığı bir kez daha ispatlandı.
Ekmek karnesi de kötü çıkan ülkede uncular fırıncıları, fırıncılar uncuları suçluyor. Fildişi kulelerdeki yöneticiler ise seyretmekle yetiniyor. Peki, gerçek sorumlu kim, uncu mu, fırıncı mı, bakanlık mı yoksa tüketici mi?
Bu öyle bir 'içecek' ki birçok kişinin elinden düşmüyor. 2005 yılında Danıştay 3-4 kez satış engeli getirdiği halde Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı yargı kararlarına rağmen tebliğde ısrar etmişti. Bu ürün içtiği için ölenlerin yanısıra acaba ne kadar genç bunlar yüzünden bağımlı hale geldi acaba?
O ilk 1800'ün ilk yıllarında keşfedildi. Türkiye o ürünle 1926'da tanıştı. Sayesinde kalkınıyorduk. Fakat önce bu yüzden su kaynaklarımızı yok ettik. Birde baktık ki THY'nin yolcularına ikram ettiği böğrülceden, patlıcana dek sıcak yemeklere bile girdi. Kişi başına yıllık 75 kilodan fazla tüketir olduk. Biz onu yediğimizi ya da tükettiğimizi sanıyorduk meğer o bizi yiyor ve tüketiyormuş. Şimdiden bir vali haklı olarak el attı ona. Fincancı katırları ürkmez. Neden mi söz ediyoruz. Yasal uyuşturuc