Son Dakika
Çarşamba, 29 Mart 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tabiat varlıklarımız böyle yağmalanıyor
Hollandalıların ikinci lale soygunu gümrük muhafaza ekiplerinin başarılı operasyonuyla son anda önlendi.

Mehmet Koca'nın haberi

Türkiye’yi “soyup soğana” çeviren bitki hırsızları, özellikle Anadoluda vatandaşların da yardım duygularını da istismar ederek en değerli bitkilerimizi adeta talan ediyor. Hollanda, İngiltere, Belçika, İsviçre vatandaşlarının başını çektiği endemik bitki avcıları Karadeniz yaylaları, Kuzey Toroslar, Erzurum ve Erzincan dağları ile Tunceli yaylalarından topladıkları değerli bitkileri ülkelerine kaçırıyor.

Dünyada sadece Erzurum Karayazı’da yetişen lalelerin, en son 57 adet soğanını sökerek yurt dışına götürmeye çalışan 2 Hollandalı’nın yakalanmasıyla yeniden gündeme gelen bitki kaçakçılığında, ülkemizin nasıl talan edildiğini gözler önüne serdi. Türkiye dağlarına yıllardır yapılan doğa turlarının büyük çoğunluğu Batılı ilaç şirketleri finanse ediyor. Tura katılanların çoğunu “doğa tutkunu” üniversiteli gençler oluşturuyor.

İçlerinde toplanacak endemik bitkileri belirleyen “akademisyenler” bulunuyor. Masum doğa turları dağlarda büyük bir bitki soykırımına dönüşüyor. Çoğu zaman bu turlarda bitki toplayanlar bile ellerindeki bitkilerin “nadir” olduğunu, büyük bir kaçakçılığın parçası haline geldiklerini yıllar sonra farkediyor. Tur sonunda toplanan bitki soğanları, kökleri ya da tohumları ilerleyen yıllarda özel seralarda üretilen sanayi bitkisi haline getiriliyor.

Kapıkule’de dün yakalanan Hollandalı Franciscus ve Linschoten’in kullandığı aracın özel olarak tasarlanması, GPS sistemleri ve toplanan bitki tohumları için hazırlanan özel bölmeler kaçakçıların bu konuyu ne kadar ciddiye aldıklarını gösteriyor.

Türkiye kaçakçılar için en gözde ülke
Türkiye’nin dağları, endemik bitki açısından dünyanın en zengin bahçelerinden biri olarak kabul edilir. Başta ilaç, kimya, kozmetik ve bioteknik endüstrisinin temel hammadde ihtiyacının büyük bölümü, endemik tür olarak kabul edilen bitkilerden karşılanır.

Bu bitkilerin üretiminin kısıtlı olması kaçakçılığı bir sektör haline getiriyor. Kapıkule’de yakalanan bitkiler ise insanlığın henüz yenemediği iki hastalığın tedavisinde umut olarak kabul ediliyor. Erzurum kökenli ters laleler için TÜBİTAK ile bazı üniversitelerin bünyesinde kanser ve alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılmak üzere deneyler yapılıyor.

Ters lale, çiğdem, ayı gülü, Toros lalesi, Toros nergizi, acı yavşan, ökse otu, bazı ısırgan türleri, yaban zakkumu, çakşır otu kaçakçıların en gözde bitkileri arasında bulunuyor. Türk bilimadamları bu bitki türleri için “paha biçilemez” derecede önem verdiği otlar turist karavanları, Antalya ve Bodrum sahillerine demir atan botlarla yurt dışına çıkarılıyor.

Türkiye dağlarında, dünyanın başka hiç bir ülkesinde yetişmeyen 3 bin 500 endemik bitki türü bulunuyor. Avrupa ülkelerinin tamamında 7 bin 100 tür endemik bitki bulunurken, bu sayı Türkiye’de 12 bini buluyor. Bu bitkilerin yurt dışına çıkması izne bağlı.

Türkiye

20.06.2011 11:45:00 Bu haber 4579 defa okundu
Tabiat varlıklarımız böyle yağmalanıyor
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri