Son Dakika
Pazartesi, 25 Eylül 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Bu ne iş Mehdi Bey?
Biyogüven(siz)lik Kurulu’nun, 13 GDO’lu mısır çeşidinin ithalatına izin vermesini değerlendiren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer; “Bir gün önce GDO’ya izin vermiyoruz diyen bakanlığın bir gün sonra 13 GDO’lu mısıra izin verdiği ortaya çıktı. Bu davranış, bu toplumunla alay etmektir” dedi.

Biyogüven(siz)lik Kurulu’nun, 17 Kasım 2011 tarihinde yaptığı toplantıda, çoğunluğu Monsanto’ya ait olmak üzere 13 GDO’lu mısır türünün ithalatına izin verdiği ortaya çıktı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in yazılı soru önergesine önceki gün verdiği cevapta; "26 Ocak 2011 tarihinden itibaren bugüne kadar 3 adet GDO'lu soyanın ithalatına izin verilmiştir” demişti.

26 Kasım 2011 tarihinde Diyanet İşler Başkanlığı’nın Afyon’da düzenlediği “Günümüzde Helâl” başlıklı sempozyumunda konuşan, Biyogüven(siz)lik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yardımcı ise “Bugüne kadar hiç GDO’lu mısıra izin verilmedi, sadece 6 çeşit GDO’lu soya ithalatına izin verildi” demişti. Aksi yöndeki itirazlara da “GDO’lu mısıra ise izin verildiği doğru değildir” diye reddetmişti.

Yine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’ne verdiği 03.11.2011 tarih ve 037686 sayılı bilgi edinme cevabi yazısında da; “2011 yılının ilk 6 ayında, GDO’lu yem veya yemlik madde ithali 22 farklı firma tarafından gerçekleşmiştir” denilmişti.

A) Biyogüven(siz)lik Kuru1u Başkanı’nın, 17 Kasım’da 13 çeşit GDO’lu mısıra izin verilme kararına (karar için bakınız) imza atmasına rağmen, 26 Kasım’da Afyon’da yaptığı konuşmada bunu inkâr etmesi ve 100 dolayında seçkin kişiyi ve kamuoyunu yanıltması;

B) Bakanlığın 3 Kasım 2011 tarihli resmi yazısında, 22 firmaya GDO’lu soya için ithalat izni verildiğini belirtmesine karşın, Bakanın bir milletvekiline sadece 3 çeşit soyaya izin verdiklerini açıklaması nasıl bir anlayışın ürünüdür?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın toplantısında, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı’nın “Bakanlığın 2011 yılında İstanbul’da yaptığı piyasa denetimlerinde, 4 bin dolayındaki numuneden 1600’den fazla üründe GDO tespit edilmiştir” ifadesine karşın, Biyogüven(siz)lik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yardımcı’nın yönettiği oturumda, “Evet Bakanlıktan bana verilen bilgide bu yönde, ancak bu ürünler Biyogüvenlik Kanunu’nun yürürlüğünden önceki dönemde yapılan ithalatlara ait ürünler olmalı” şeklindeki teyidi de göstermektedir ki, GDO’lu ürünler Türkiye’de serbest dolaşımdadır.

Kamuoyu bilmelidir ki; Türkiye’deki biyogüven(siz)lik kanunu amacını tarif ederken, “genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinden kaynaklanabilecek riskleri engellemek” cümlesiyle başlamaktadır. İkinci maddede ise “Veteriner tıbbî ürünler ile Sağlık Bakanlığınca ruhsat veya izin verilen beşeri tıbbî ürünler ve kozmetik ürünleri bu Kanun kapsamı dışındadır” hükmüyle; insanî ilaç, kozmetik ve veteriner ilaçlarının GDO’lu olmasına açıkça izin vermektedir.

Beşinci maddedeki yasaklar sıralanırken ise; “GDO ve ürünlerinin onay alınmaksızın piyasaya sürülmesi, GDO ve ürünlerinin bebek mamaları, devam mamaları ile bebek ve küçük çocuk ek besinlerinde kullanılması” şeklindeki kısmî sınırlamaya rağmen, sürekli olarak “GDO yasak” ifadesiyle toplum bilinçli bir şekilde yanıltılmaktadır. ‘GDO yasaktır’ açıklaması yapmaktan bir türlü geri durmayan Bakanlık ve bağlı organı, kurulduğu günden bu yana kendisine yapılan her türlü GDO’lu ürün ithalat müracaatına izin vererek bizlerle alay etmektedir.

Bakanlığın sitesinde yer alan bilgiye göre, ABD Ankara Büyükelçisi Ricciardone, 2 Aralık 2011 günü Bakan Mehdi Eker’i makamında ziyaret eder. Bu ziyarette Bakan Eker, ABD Elçisine “Amerika Birleşik Devletleri ile işbirliğine açığız” diyor. Bakanın bu sözleri şimdi daha iyi anlaşılıyor. Görülüyor ki, Türkiye’de GDO konusunda söz bitmiştir.”

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • ky
    GEVŞEMEYİN, ÜZÜLMEYİN
    Küresel güç kıyamete kadar insanları aldatmaya ve saptırmaya çalışacaktır. Bunun için gerekli donanımı vardır. Yalanlarını gerçek gösteren bilimsel araştırmaları, bunlarla halkı aldatan insan suretinde sahte bilim adamları, insan beynini istediği şekle dönüştüren medyası ve her şeyi satın alıp kullanacak kadar parası vardır. Bunlarla her an aklınızı çelmeye çalışacaktır. Ancak iyilik(sağlık) için çalışan ve kötülükleri(hastalıkları ve nedenlerini) önlemek için savaşanlara etki edemezler. Bu yüzden gevşemeyin, üzülmeyin, eğer gerçekten inanıyorsanız üstün olan sizsiniz. Sizin üzerinize düşen, gerçeklerin tebliğidir. Bunların aldatmasına karşı, insanlara sağlıklı ve temiz gıdaları önermeye devam edin. Ve gerçeği asla unutmayın: Biz bir memleketi helâk etmek istediğimizde, onun refah içinde yaşayan şımarık elebaşlarına itaati emrederiz de onlar orada kötülük işlerler. Böylece o memleket hakkındaki hükmümüz gerçekleşir de oranın altını üstüne getiririz. İsra-16
    25.12.2011 12:12:44

  • ky
    GERÇEKLERİ GÖRELİM
    Küresel sistemin üyesi olan ülkeler, küresel sistemin koyduğu kurallara uymak zorundadır. Bu sistemin nimetlerinden yararlanma karşılığında da küresel sistemin kurallarını, isteklerini, külfet ve sorunlarını kabul etmiş olurlar. Trilyonlarca dolarlık bu sisteme bağlananlar, sağlıktan ekonomiye, bilimden teknolojiye kadar onların koyduğu kurallara harfiyen uymak zorundalar. Bu kuralları, hayatınız ve alışkanlıklarınız kökten değiştiğinde hissedersiniz. Nedir bu kurallar; Birinci kural; parayı veren kuralı koyar. Kural denilen şey, parayı verenin çıkar ve isteklerinin hukuki metinleridir. Yoksa parasını kaybeder. O zaman parayı niye versin? İkinci kural, parayı veren düdüğü çalar, siz de dinlersiniz. Yani parayı alan kurala uyar. parayı verenin hukuku, bir gecede parayı alanın hukuku olur. Üçüncü kural; Parayı alanın boynu bükük, sesi soluğu kesiktir.
    25.12.2011 00:07:25
24.12.2011 01:54:00 Bu haber 6130 defa okundu
Bu ne iş Mehdi Bey?
İki beden dili arasında ne tür farklar var?
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri