Son Dakika
Pazartesi, 26 Haziran 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İşte GDO'nun kanser yaptığına dair belge
Bu hafta yayınlanan bir araştırma, dünyanın en çok satan zararlı bitki öldürücüsü ve ona dirençli genetiği değiştirilmiş mısır’ın tümöre, çoklu organ tahribatına ve erken ölümlere yol açtığını gösterdi.

Söz konusu araştırma; Monsanto’nun ürettiği Roundup bitki öldürücüsünün ve yine aynı firmaya ait Roundup dirençli NK603 GDO’lu mısırın uzun vadeli etkilerini inceleme konusunda bir ilk teşkil ediyor.  Bilim insanlarının bulgularına göre bu maddelere düşük miktarlarda bile olsa maruz kalan farelerde, erkeklerde dört ay, dişilerde ise 7 ay gibi kısa bir sürede meme dokularında tümor, ciddi karaciğer ve böbrek tahribatı ortaya çıktı. Kontrol grubunda bu süre erkekler için 23, dişiler için 14 aydı.

‘Bu araştırma özellikle dişi hayvanlarda inanılmaz sayıda erken ve agresif biçimde gelişen tümörler olduğunu gösteriyor. Sağlık üzerindeki bu aşırı negatif etkileri beni şoke etmiş durumda’ diyor King’s Collage Londra’da moleküler biyoloji üzerine çalışan ve aynı zamanda CRIIGEN(araştırmayı destekleyen bağımsız bilimsel konsey) üyesi olan Dr.Michael Antoniou.

GDO’lu ekinler, hayvanlar üzerinde yapılan 90 günlük testler sonrası insan tüketimi için onay almıştı. Ama üç ay, neredeyse iki yıl yaşayabilen(700 gün) farelerde geç ergenlik dönemine denk geliyor ve uzun zamandır, testlerin farelerin tüm yaşam süresini kapsaması gerektiği konuşuluyordu.

Bilimsel hakem kurulu tarafından kontrol edilen çalışma Caen Universite’sinden bir grup araştırmacı tarafından yürütüldü. Araştırmanın bulguları, NK603 Roundup dirençli mısır içeren bir diyetle beslenen veya içme suyunda izin verilen oranlarda Roundup içeren su verilen farelerin, iki yıllık süre baz alındığında,  standart diyetle beslenen farelerden çok daha önce öldüğünü ortaya koydu.

Erkek farelerin yarıya yakını ve dişi farelerin yüzde 70’i erken öldü. Bu oranlar kontrol grubunda erkeklerde yüzde 30 ve dişilerde yüzde 20’ydi. Araştırmacılar, iki cinsiyet için de, Roundup karıştırılmış su verilen veya NK603 ile beslenen farelerde kontrol grubundakilere göre 2-3 kat daha büyük tümörlere rastlandığını ortaya çıkardı. 24. ayın sonunda dişilerin yüzde 50 ila 80’inde büyük tümörler gözlendi. Bazı hayvanlarda aynı anda üç tümör birden oluştu. Buna karşılık kontrol grubundaki hayvanların sadece yüzde 30’unda tümöre rastlandı.

Bilim insanları bu kadar büyük tümörlerin sağlık üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu bildirdiler. Tümörler farelerin nefes almasını zorlaştırıyordu ve sindirimi zorlaştırarak kanamalara sebep oluyordu.

Geçtiğimiz gün akademik Gıda ve Kimyasal Toksikoloji dergisinde yayınlanan araştırma NK603 ve Roundup’ın, ister tek başlarına, ister beraber tüketilsin; farelerin sağlığı üzerinde benzer etkileri olduğunu ortaya koydu. Ekip, içme suyunda izin verilen en düşük dozajlarda bile Roundup’ın ciddi sağlık problemleriyle bağlantılı olduğunu gösterdi.

‘Fareler uzun süreden beri olası zehirli maddelerin insanlar üzerindeki etkilerini incelemek için kullanılıyor. Tüm farmakolojik ürünler, tarım ve ev ürünleri onaylanmadan önce fareler üzerinde test ediliyor. Bu GDO’lu mısırın ve Roundup herbisit tüketiminin insan sağlığı üzerinde ciddi etkileri olduğu konusunda sahip olabileceğimiz en önemli göstergedir’ diyor Antoniou.

Roundup İngiltere’de yaygın olarak kullanılıyor ve bahçıvan dergileri tarafından öneriliyor. Fakat araştırma aynı zamanda GDO’lu gıdaların yaygınlaşmasına bir darbe anlamına da gelebilir.

(DENEYDE FARELERDE KANSERE YOL AÇAN MONSANTO'NUN ROUNDUP'U TÜRKİYE'DE DE SERBESTÇE SATILMAKTA HEMEN HERYERDE KULLANILMAKTADIR)

2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun 9 milyar olacağı beklendiğinden; BM küresel gıda üretiminin yüzde 50 artması gerektiğini belirtiyor. DEFRA’nın başını  çektiği ‘Yeşil Gıda Projesi’ de 10 Temmuz 2012 gibi yakın bir tarihte GDO’nun bu duruma olası bir çözüm olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti.

ABD’de yetiştirilen tüm mısırın yüzde 85’inin genetiği değiştirilmiş durumda. Aynı şekilde işlenmiş gıdaların da yüzde 70’i GDO içermesine rağmen GDO etiketi taşımıyor. İngiltere ve Avrupa’da GDO’lu mısır doğrudan insanlar tarafından tüketilmiyor ama GDO etiketi zorunluluğu olmaksızın hayvanların beslenmesinde yaygın olarak kullanılıyor.

Antoniou, bilimsel hakem kurulu tarafından kontrol edilen araştırmanın sonuçlarından kimsenin şüphe etmemesi gerektiğini söylüyor: ‘Bu şimdiye kadar GDO’lu gıdaların ve Roundup herbisitinin farelerin sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yayınlanmış en kapsamlı araştırma’.

Profesör Gilles-Eric Seralini’nin önderliğindeki araştırma ekibi yaşam süreleri boyunca her biri 10 erkek ve 10 dişiden oluşan 10 ayrı grubu inceledi. 3 grubun suyuna üç farklı dozda(ki bu dozlar herbisit sıkılmış ekinlerden yemek zinciri yoluyla maruz kalınan oranlarla uyumluydu) Monsanto tarafından geliştirilen Roundup karıştırıldı.

Üç grup, 11%, 22% ve 33% oranında Roundup’a dirençli Mısır içeren diyetle beslendi. Üç grup aynı oranda Roundup ve GDO’lu mısır içeren diyetlerle beslendi. Kontrol grubu ise Roundup veya NK603 içermeyen ve 33%’ü GDO’suz mısırdan oluşan diyetle beslendi.

Monstanto’dan bir temsilci konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: ‘Ürünlerimiz ve kullandığımız teknolojilerle ilgili yapılan tüm diğer araştırmalar gibi bu araştırmayı da kapsamlı ve ayrıntılı olarak gözden geçireceğiz.’

 Yeşil Gazete için Türkçe’ye çeviren: Tuğçe Tuğran (Orjinali: Grocer.co.uk)

GDO'nun kısırlıktan sonra kanser yaptığı da ispat edildi

GDO'nun bir soykırım aracı olduğu ispatlandı

GDO'nun riskleri hakkında daha fazla bilgi için

 

 

 

21.09.2012 21:24:00 Bu haber 5800 defa okundu
İşte GDO'nun kanser yaptığına dair belge
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri