Son Dakika
Salı, 30 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İşte bu gerçek Türkiye!
Bugün bazı gazetelerin manşetlerinde diğerlerinin ise iç sayfalarında yer bulan bu haber sürekli dile getirdiğimiz "gerçek Türkiye" fotografını ortaya koydu. Yağ, bal ve pekmezin içeriğinin değiştirildiği, pul biberin zirai ilaçlar nedeniyle zehre dönüştüğü ortaya çıktı. Kırmızı ete, domuz, at ve eşek etinin karıştırıldığı belirlendi. Bebek mamalarında kurşun bulundu

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2009 yılı gıda denetim programlarına ilişkin sonuçları açıkladı. Verilere göre, bakanlık, ''içerik'' ve ''etiket'' denetimi olarak iki ayrı kategoride denetim programı yürütürken, etiket denetimlerindeki olumsuz örneklerin oranının çok düşük kaldığı, içerik denetimlerinde ise olumsuz örneklerin kanatlı eti, bal ve pekmezde yoğunlaştığı belirlendi. AB kriterleri de dikkate alınarak yürütülen gıda denetim faaliyetleri programları konusunda geçen yıl 22 bin 172 gıda analizinde içerik denetimi yapıldı.

Bunların yüzde 94,72'sinde analiz sonuçları mevzuata uygun çıktı. Ancak, bin 171 gıda örneğinde analiz sonuçlara mevzuata uygun çıkmadı. Süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve unlu mamuller denetiminde olumsuz örnek oranı ortalamanın altında kalırken kanatlı et, pekmez, bal, kuru meyveler, bitkisel yağlar, şekerli mamullerdeki denetim sonuçlarındaki olumsuz sonuç oranı oldukça yüksek çıktı. Ekmek örneklerinin büyük bölümü mikrobiyolojik kriterler yönünden uygun. Analiz edilen 309 ekmek örneğinden 5'inde mikrobiyolojik yönden olumsuzluk tespit edildi.

Bakanlık geçen yıl, 660 beyaz peynir örneğinde mikrobiyolojik kriterler yönünden denetim yaptı. Analizler sonucunda, 24 peynir örneğindeki mikrobiyolojik değerlerin mevzuata uygun olmadığı belirlendi. Analiz sonuçlarına göre, 284 yöresel peynir örneğinden 5'inde (yüzde 1,76) mikrobiyolojik açıdan uyumsuzluk belirlendi. Sade, meyveli veya çeşnili dondurma veya sütlü buzda 380 örnekte mikrobiyolojik analiz yapılırken 17 örnek olumsuz çıktı. Sade yoğurtta taklide yönelik 893 örnek üzerinde yapılan analiz sonucunda, 27 örnekte olumsuzluk saptandı. Analiz edilen 757 süt ürünlerinin 37'sinde (yüzde 4,89) taklit ve tağşiş yapıldığı, süt yağı yerine bitkisel yağ katıldığı belirlendi.

ETTEKİ ÜRKÜTEN TEHDİT

Kırmızı et ve et ürünlerinde domuz, at ve eşek etinin katılıp katılmadığını belirlemek için 462 örnek analiz edildi. Bunların yüzde 0,65'i olumsuz çıktı. Ancak, kırmızı et ürünlerine kanatlı eti katılıp katılmadığını belirlemek amacıyla yapılan denetimlerde olumsuzluk oranı yüzde 3,20 olarak belirlendi. 406 kırmızı et ürününden 13'üne kanatlı eti katıldığı tespit edildi. Tavuk, hindi, bıldırcın veya devekuşu etinde mikrobiyolojik kriterler yönünden yapılan analizlerde, olumsuzluk oranının yüzde 17,98 ile oldukça yüksek olduğu belirlendi.

BAL VE PEKMEZDE OYUN

Bakanlık, geçen yıl analiz ettiği 914 bal örneğinin 153'ünde, 265 pekmez örneğinin 90'ında taklit ve tağşiş yapıldığını belirledi. Analiz edilen ürünlerin balda yüzde 16,74'ü, pekmezde ise yüzde 33,76'sı sahte çıktı. Şeker veya şekerlemelerde boya miktarı tayini amacıyla analiz edilen 312 örnekten 22'sinde limitlerin üzerinde boya belirlenirken olumsuz örnek oranı yüzde 7,05 olarak hesaplandı.

KURU KAYISIDA ZEHİR

Kuru meyvelerde aflatoksin tespiti amacıyla yapılan denetimlerde, kırmızı toz ve pul biber ile incir ezmesinde aflatoksin açısından önemli sorun yaşandığı belirlendi. İncelenen 583 fındık örneğinden sadece 6'sında (yüzde 1,03) limitin üzerinde aflatoksin saptanırken, 168 fındık ezmesi örneğinin hiç birinde limitin üzerinde aflatoksine rastlanmadı. Analiz edilen 517 kuru kayısı örneğinin 70'inde (yüzde 13,54) limitin üzerinde kükürtdioksit ortaya çıktı. İncir ezmesi örneklerinin yüzde 17,39'unda aşırı miktarda aflatoksin saptanması dikkati çekti. Antepfıstığında aflatoksinli örnek oranı yüzde 5,23 olarak belirlendi. Yerfıstığında analiz edilen 525 örnekten 33'ünde limitin üzerinde aflatoksin çıktı.

AFLATOKSİNLİ PUL BİBER

Lokum ve helva örneklerinde aflatoksinli örnek oranı yüzde 2'nin altında kalırken, analiz edilen ballı çerez örneklerinin yüzde 21,62'sinde yüksek alfatoksin belirlendi. Alınan 207 lokum örneğinden 4'ü, 210 helva örneğinden 4'ünde ve 148 ballı çerez örneğinden 32'sinde limitlerin üzerinde aflatoksin olduğu ortaya çıktı. Bakanlık, analiz ettiği 413 toz-pul biber örneğinden 61'inde (yüzde 14,77) limitlerin üzerinde aflatoksin buldu. Geçen yıl, analiz edilen 493 kırmızı toz-pul biber örneğinden 7'sinde kanserojen olduğu bilinen Sudan boyası bulundu.

SOFRADAKİ YAĞ DEĞİL BAŞKA BİR ŞEY

Geçen yıl, sıvı yağlarda taklit ve tağşişin tespitine yönelik 521 zeytinyağı örneğinde yapılan analiz sonucunda 13, 175 ayçiçeği yağı örneğinde 14, 160 mısır yağı örneğinde ise 2 olumsuz sonuç tespit edildi. Örneklere göre taklit oranı, mısıryağında yüzde 1,25, zeytinyağında yüzde 2,50 olurken ayçiçeği yağında yüzde 8 düzeyinde tespit edildi. Margarinlerde benzoik ve sorbik asit aranması için yapılan denetimlerde örneklerin yüzde 99,6'sı mevzuata uygun bulundu.

BEBEK MAMASINDA KURŞUN


Zirai ilaç kalıntısı denetimleri korkuttu. 2 bin 262 bitkisel üründe yapılan kalıntı analizinde, 155 üründe limitlerin üzerinde pestisit belirlendi. Bin 311 hazır yemek örneğinde yapılan analizlerde, örneklerin yüzde 4,42'si mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmadı. Analiz edilen 122 bebek mamasından 3'ünde kurşun çıktı. Olumsuzluk oranı yüzde 2,46 olarak hesaplandı. Taze ıspanakta yüzde 2.40 oranında nitrat kalıntısı belirlendi. 2 bin 401 tuz örneğinden 94'ünde iyot oranının mevzuata uygun olmadığı anlaşıldı. Alkollü içki denetim programı kapsamında yapılan denetimlerde 599 rakı, viski, votka örneğinden 3'ünde metil alkol olduğu belirlendi.

ETİKETTE SORUN YOK

Gıda ürünlerinin etiketlenmesine ilişkin yaptığı denetimlerde, üreticilerin etiketlemeye ilişkin mevzuata hemen hemen tam uyum sağladığı belirlendi. Bakanlık, 36 bin 718 gıda örneği üzerinde etiket denetimi yaparken, sadece 102 örneğin etiketlenmesinin mevzuata uygun olmadığı tespit edildi. Etiketlemede mevzuata uyum yüzde 99,72 çıktı. Etiketlemede en yüksek uyumsuzluk oranı yüzde 0,98 ile süt ve süt ürünlerinde görüldü. Bitkisel çaylar ve enerji içecekleri etiketlerinin ise mevzuata tam uygun çıktı.

DENETİMLER İŞE YARIYOR

Bakanlık tarafından 2008'de yapılan gıda denetim sonuçlarına göre, geçen yılki denetimlerde olumsuz örnek ortalaması düştü. Bakanlığın 2008'de 19 bin 714 gıda örneği üzerinde yaptığı denetimlerde 18 bin 505 örnek mevzuata uygun bulundu. Bin 208 örneğin de mevzuata uygun olmadığı belirlenmişti. Geçen yıl yüzde 5,28 olan gıda denetimlerinde olumsuz örnek oranı, 2008'de yüzde 6,13 düzeyindeydi. Geçen yıl yüzde 0,28 olan gıda maddelerinin etiketlerinde genel etiketleme ve beslenme yönünden etiketleme kurallarına uygunluk açısından yapılan denetimlerde olumsuz örnek oranı, 2008'de yüzde 0,46 olarak belirlenmişti. Ancak, zirai ilaç kalıntısı denetimlerinde 2008'de yüzde 4,14 olan olumsuz örnek oranının 2009'da yüzde 6,85'e çıktığı belirlendi. Diğer taraftan, süt ve süt ürünleri grubundaki mikrobiyolojik analizlerde, olumsuz örnek oranının yüzde 5-20'lerden yüzde 1,5-4,9'lara, pekmezdeki olumsuz örnek oranının da yüzde 52,62'lerden yüzde 33,96'ya düşmesi dikkat çekti.

BİN 582 FİRMA HAKKINDA SUÇ DUYURUSU


Bakanlık, geçen yıl 92 bin 718'i gıda üretim yeri, 163 bin 382'si gıda satış yeri, 94 bin 355'i toplu tüketim yerinde olmak üzere toplam 350 bin 455 denetim gerçekleştirdi. Denetimler sonucunda, 8 bin 361 adet idari para cezası uygulanırken bin 582 firma veya kişi hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Önceki yıl, 340 bin 874 denetim sonrası 6 bin 958 adet idari para cezası uygulanmış, 905 firma veya kişi hakkında suç duyurusu yapılmıştı. (Bugün)

'Ünlü Süt'ler zehirli jel deposu

İhbar üzerine piyasada satılan süt ve süt ürünleri tahlil edildi. Ortaya dehşet raporu çıktı: Çok ünlü markaların da yer aldığı birçok firma sağlığa zararlı jel ve katkı kullanıyor.

Toplum sağlığı üzerinde oynanan kumar, bu kez "süt"e karıştı. Sütteki oyunu bozan süreç ise Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'e gelen, "süt ve süt ürünlerinde insan sağlığına zararlı katkı maddesi" bulunduğu ihbarı ile başladı. Bakan Eker, hemen 81 ildeki Tarım İl Müdürlükleri'ne, tüm illerdeki süt ve süt ürünü imalatı yapan fabrikaları incelemeye alma talimatı verdi.

3-4 AYLIK İNCELEME

Harekete geçen il müdürlükleri de 3-4 ay boyunca içlerinde ünlü markaların da bulunduğu firmalarda sıkı incelemeler yaptı ve piyasada satılan süt ve süt ürünlerinden alınan numuneleri tahlile gönderdi. Çıkan sonuç ise Bakanlığı dehşete düşürdü. Çünkü ünlü markaların da yer aldığı birçok süt ve süt ürününde insan sağlığına zararlı jel ve katkı maddesi çıkmıştı.

HAPİS YOLU AÇIK
Hangi markaların ürünlerinin zehir saçtığı açıklanmadı ancak Gıda Kanunu'na göre, Bakanlık insan sağlığına zararlı üretim yapan fabrikalara aşamalı ceza uygulayabiliyor. İdari para cezasının yanı sıra Bakanlık, suç duyurusunda bulunarak hapis cezası verilmesini sağlayabiliyor. Bakanlığın ayrıca, bu tür firmaların fabrikasına, ürünlerle birlikte el koyma yetkisi bulunuyor.

'FİRMA ZARAR GÖRMESİN' DİYE İFŞA EDİLMEDİ
Süt ürünlerine ait dehşet raporu, Bakan'a "gizli" ibaresiyle sunuldu. Raporu inceleyen Bakan Eker'in, raporu görünce, önce ünlü firmaların da bulunduğu bu fabrikaları kamuoyuna ifşa etmeyi düşündüğü, ancak büyük firmaların zarar göreceği endişesiyle vazgeçtiği öğrenildi. Bakanlık, söz konusu fabrikaları sürekli denetime tabi tutma kararı aldı. Ancak vatandaşlar, sağlıklarıyla oynayanların açıklanmasını istiyor.

YEMEK DEĞİL MİKROP YİYORUZ
Gıda firmalarına yönelik denetimlerde, yiyeceklerde kanserojen Sudan boyasından kurşuna, nitrattan kükürte kadar çok sayıda zehir saptandı

Tarım Bakanlığı'nın yaptığı analizler, diğer gıdaların süt ürünlerinden farklı olmadığını ortaya koydu. İncelenen 22 bin 172 gıda örneğinden bin 171'i olumsuz bulundu:
2 bin 262 bitkisel ürünün 155'inde limitlerin üzerinde zirai ilaç kalıntısı bulundu.
Bin 311 hazır yemek örneğinden 58'i, mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmadı.
2 bin 401 tuz örneğinden 94'ünde iyot oranı mevzuata aykırı çıktı. 258 salamura asma yaprağından 2'sinde kükürt oranı limit üstü bulundu.
493 kırmızı toz-pul biber örneğinden 7'sinde kanserojen Sudan boyası saptandı.
462 kırmızı et örneğinden 3'üne domuz, at-eşek eti karıştığı anlaşıldı. 406 kırmızı et ürününden 13'üne kanatlı eti katıldığı ortaya çıktı.
Tavuk, hindi eti mikrobiyolojik kriterler yönünden sınıfta kaldı. Olumsuzluk oranı yüzde 17.98 oldu.
521 zeytinyağı örneğinden 13'ü, 175 ayçiçekyağı örneğinden 14'ü, 160 mısır yağı örneğinden 2'si olumsuz sonuç verd

HANGİ ÜRÜNÜN İÇİNE NELER KATIYORLAR?
Kıymaya, tavuk kemiği
Dönere, öğütme tavuk bacağı
Yoğurda, nişasta, jelatin
Kaşar peynirine patates püresi
Beyaz ete, klor
Lahmacuna, kemik külü
Kırmızı bibere, kiremit tozu
Karabibere, boya
Kalitesiz bulgura, boya
Salama, bayat salam
Sosise, hayvansal atık
Sucuğa, tavuk ayağı
Helvaya, ucuz siyah susam
Bala, naftalin ve antibiyotik
Baklavaya, fıstık yerine bezelye
Zeytin havuzlarına, paslı demir
Baharata, kurutulmuş ot
Pekmeze, hidrol, parafin
Süt tozuna tebeşir, pudra şekeri
Zeytinyağına, pamuk yağı
Bayat tavuklara, çamaşır suyu
Fıstık tozuna, bezelye ve boya
Süte, katı yağ

* * *
EN SORUNLULAR BAL, TAVUK, TOZ BİBER
Yapılan denetimlerde bal, pekmez, tavuk eti, kırmızı toz-pul biber ve incir ezmesi, en fazla olumsuzluk tespit edilen ürünler oldu. Olumsuz örnek oranı, pekmez örneklerinde yüzde 33.96'ya, bal örneklerinde yüzde 16.74'e, kanatlı etlerinde ise yüzde 17.98'e çıktı.

BEBEK MAMASI 'KURŞUN'LU
Bebek mamalarında kurşun aranması için 122 örnekte yapılan analizde, 3 örnekte limitlerin üzerinde kurşun olduğu belirlenirken, olumsuzluk oranı yüzde 2.46 olarak hesaplandı. (Takvim)

2009 Denetim Programlari Genel Raporunun tam metni

'ABD elçisi beni tehdit etti'

İspanya’dan gider-ayak…

Zakkum yesinler…

 

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 2 yorum)
  • mehmet stephan
    ARTIK ASKER ILE DEGIL TEKNOLOJI ILE ESIR ALIYORLAR.
    Artik eskisi gibi sadece uniformali Ordu cikarmasi yapmadan Ekonomik savaslar yapiliyor ve Ülkelerin topraklari,o topraklarda yasayan Insanlari Kölelestiriliyor,bagimli hale getiriliyor.Bu savasin en cok uygulandigi araclar Tarim ve Gida ürünleri ve sonrada onun devami olan Ilac sanayi tamamlamaktadir.Baslangicta Ciftciye tanitmak (alistirmak)amaci ile neredeyse ücretsiz dagitilmaya baslanan SekerGübre,Ziraat ilaclarinin Türkiyede ki ilk tanitilmasini hala yasayan bir cok Insanlar hatirlarlar;Sonra verimi artiriyor ve kolaylastiriyor diye bu oyuna aldanip Kurban edilen Topraklar ve Insan sagligi bu bedeli sonradan fazlasi ile misli misli ödemek zorunda kalmistir.O bedava veya ucuz veya kaolaylastirici gibi gösterilen Kimyasal Tarim Zehirleri Ülerin Topraklarini, Insanlarini her gün daha cok zehirlemis ve hasta etmistir.Hasta olan Topraklar sürekli daha fazla ilaca(Kimyasal Zehirlere)bagimli hale gelmis ve Bu zehirli Tarim ürünlerinden sagligi bozulan Insanlar da Belkide Ayni Üreticilerin Ürettigi Ilaclari satin almak icin Eczanelere kosmus belki elindeki emeginin son kuruslarini da O Ilaclara harcamistir ve O ilaclarinda belki bagimlisi durumuna düsmüslerdir. Bu örnekleri,böyle cok cogaltabiliziz ve uzar gider. Lafin kisasi Gözü Doymaz bazi Vijdansizlar Maddi kazanclari ugruna Yasama karsi böyle planli projeler hazirlayip bazen belki Altin tabaklarda sunarlar.Bu pis oyunlara da bazi Yeni Kurbanlar bilerek veya bilmeyerek alet olurlar,cabuktan köseyi dönmenin cilvesine kanarlar ve tabii ki sonradan bir sekilde Onlarda bunun cezasini hayattan bir sekilde görürler ,belkide hatalarini onlar da anlarlar fakat is isten cogu zaman gecmis olabilir ve gereksiz yere Su 3 Günlük Misafir olacagimiz hayati Kendilerine Cevrelerine Zehir ederler...!!! EN BÜYÜK ÖZGÜRLÜK UYKUDAN UYANMAKTIR diyerek seslenen bir Dostun; ALI AYTAC in IKSIR adli yeni cikan bir ilk Romanini da okumanizi saygilarim ile tavsiye ediyorum. Uyanmis bir yarinlarda bulusmak Ümidi ile hepinize Sevgide Saglik ta kalmanizi diliyorum.
    19.09.2010 17:51:18

  • ibrahim arkun
    FİRMALARI AÇIKLAYIN
    Firmalar kundaktaki bebkleri dahi zehirlemeye utanmıyorsa, onlar zengin olurken, halk hastane köşelerinde kanserle mücadele eidyor. Hem canından hem parasından oluyorsa, tedavi masrafları devletin sırtına biniyorsa, onların zarar etmesi niye bu kadar önemseniyor. Açıklayın isimlerini, bizde ne yediğimizi bilelim. Üretimini düzeltince iyi listeye alırsınız biz de ona göre mal alırız.
    27.07.2010 10:51:47
23.07.2010 11:33:00 Bu haber 8385 defa okundu
İşte bu gerçek Türkiye!
Sucukta domuz biberde zehir şoku... Her gün sofralarımıza gelen 22 bin ürün Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından denetlendi.
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri