Anasayfa / Prof Tayfun Özkaya / Satılık bilim insanları aranıyor!
Prof Tayfun Özkaya

Prof Tayfun Özkaya

Eklenme Tarihi: 29 Eylül 2009 00:00

Satılık bilim insanları aranıyor!

Bunlar beyinlerini kiralamak istiyorlar. Fakültemizde genç bir araştırma görevlisi bana “hocam, biz kendimizi iyi satamıyoruz” demişti. Söylediğini “kendimizi tanıtamıyoruz” şeklinde olumlu yönden algılayabilirsek de epeyce öğretim üyesinin isteği düpedüz satıştır. Ben de “kendimizi satışa çıkardığımızı hatırlamıyorum” demiş idim.

Cinselliğini kiralayan kadınlar en fazla kendilerine zarar veriyorlar. Beynini kiralayan bir bilim insanı ise milyonlarca insana zarar verebilir, hatta öldürebilir.

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) bu konuda ilginç bir örnek oluşturuyor. Geçen yıl Adana’lı büyük toprak sahipleri GDO’lu pamuğa çok özenmişlerdi. Hükümet de GDO’yu çıkaracağı “biyo-güvenlik yasası” içine alarak serbest bırakacağını açıkladı. Şimdilik konu uyutuluyor. Vazgeçtiklerini sanmam.

GDO’lu pamuk Hindistan’da ekildi ve çok zararları oldu. Ancak dünya kamuoyuna GDO’lu pamuğu kabul ettirmek için neler yaptılar, buna bir bakalım. Gelin BGST Yayınlarından geçenlerde Türkçe’ye de çevrilen  Vandana Shiva’nın “Yeryüzü Demokrasisi” kitabına göz atalım:

“Hindistan’da GD pamuğun başarısızlığı üzerine, en azından 20 adet bağımsız araştırma yapılmıştır. Bilim Teknoloji ve Ekoloji Araştırmaları Vakfı, Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Hindistan Tarım Bakanlığının bu konuda araştırmaları vardır. Üretilen tüm veriler birbiriyle uyumludur, çünkü çiftçilerin arazilerinde olup bitenleri yansıtmaktadır. Fakat uluslararası mecrada okuyabileceğiniz tek çalışma Science Dergisinde Bonn ve Berkeley’den iki bilim insanı (Quaim ve Zilberman) tarafından yazılan ve yüzde %80 verim artışı olduğunu iddia eden bir araştırmadır. (Science 299, no:5608, 7 Şubat 2003, s.900–902) Bu bilim insanları ekim mevsiminde hiç Hindistan’a uğramadılar. Şirket (evet, evet; aklınıza gelen o büyük tohum şirketi) kendilerine veri temin etti ve onlar da bunu yayınladılar. Hindistan’da GD pamuk dönüm başına 370 kilogram verim vaat etmişti… Oysa dört eyalette ortalama verim 50 kilodur. Dekara 1500 rupi zarar ettiler… Sonuç on binlerce pamuk çiftçisinin intiharıdır” (sayfa 53 ve 60)

Şimdi soralım. On binlerce çiftçinin ölümünde bu bilim insanlarının rolü yok mudur? Görüyoruz ki asıl tehlikeli olanlar, seks işçileri değil, beyinlerini kiralayan sahte bilim insanlarıdır.

İktisatçılar da bu beyin kiralama işinde dünyada ve ülkemizde çok ileri gitmişlerdir. Pamuk örneğinden devam edelim. ABD devletinin vergi ödeyenlerin kesesinden pamuk çiftçilerine verdiği yıllık 4 milyar dolarlık primler sayesinde pamuk ihracatçısı ABD firmaları pamuğu maliyetinin altında çiftçilerden satın alıp, gene bu maliyetin altında, ancak büyük kârlarla dünyaya satıyorlar. Bunun sonucu dünya pamuk fiyatları düşüyor. Amerikan pamuk üreticilerinin çoğunluğu da bu politikada kaybedenler tarafındadır. Bu haksız rekabet yüzünden, Amerikalı çiftçilerden daha şansız olan Türkiyeli pamuk üreticilerimizin çoğu ekimden vazgeçtiler. Türkiye her yıl bir milyar dolara yakın değerde pamuk ithal ediyor. Ancak durumları bizim çiftçilerimizden de vahim olanlar var. Batı Afrika’da da pamuk çiftçileri düşen fiyatlar nedeniyle pamuk ekemiyorlar. Açlıktan düpedüz ölüyorlar. Dış satımları çoğunlukla pamuğa bağlı olan bu ülkeler ekonomik sorunlar içinde kıvranıyor. Neo liberal sistemi destekleyen hem dünyada hem ülkemizde güya bilim insanları var. Karşılığında yüksek telif ücretli uyduruk araştırmalar yapıyorlar. Bunlardan istenilen asıl şey ise beyinlerini sisteme kiralamalarıdır. Ellerine baksınlar. Kanları görebiliyorlar mı acaba?

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.