Anasayfa / Melis Alphan / Masal anlatmayın GDO’cular
Melis Alphan

Melis Alphan

Eklenme Tarihi: 24 Nisan 2013 00:00

Masal anlatmayın GDO’cular

GDO’ya “sıfır tolerans” diyen sıkı bir yasal düzenlememiz var.
Bu, ithalatı imkânsız hale getiren bir düzenleme değil.
Ama gıda firmaları daha ucuza hammadde almak istiyor, GDO’suz hammaddeyle malını daha ucuza mal edemiyor, sıkıntısı ondan.
“İthalata bağlısın ama ithal ettiğin yere uymayan bir regülasyonun var” diyorlar.
Yanlış.
GDO bulaşıklığı konusunda mevzuatımız Avrupa ile birebir aynı. Biyogüvenlik Kurulu’nun onay vereceği genlerde 1000’de 9 oranında bulaşıklık değerine izin var. Ayrıca gümrükler zaten kim kime dum duma. Adam yurtdışından mısır getiriyor, test yapılıyor, mısır GDO’lu çıkınca mal ülkeyi hiç terk etmiyor, antrepoda bekliyor. Adam onu kâğıt üstünde yurtdışına göndermiş gibi yapıyor. Evrakı yeniden düzenliyor ve aynı GDO’lu mısırı hayvan yemi diye sokuyor. Sonrası Allah kerim.

Demeç gazeteciliği sağ olsun, bu hafta çarşaf çarşaf verilen ABD demeçlerine de şaşıramayız elbet.
GDO tekeli Monsanto’yla kucak kucağa oturan, dünyanın önde gelen pirinç ihracatçılarından ABD diyor ki:
“GDO’ya sıfır tolerans gösterirseniz, böyle olaylar görmeye devam edersiniz. Türkiye’nin GDO’ya sıfır tolerans uygulaması sürdürülemez. Bulaşıklık engellenemez. Cep telefonlarını analiz ettirin, orada da GDO çıkar”.
Amiyane tabirle demek istediği şu: “Tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bakın.”

Hemen burada hatırlatalım...
Obama, geçtiğimiz ay GDO tekeli Monsanto’yu dokunulmaz kılan yasa tasarısının altına imzasını attı.
Monsanto’yu Koruma Yasası sayesinde ABD’de mahkemeler yasadışı ve tehlikeli GDO ürünlerinin satış ve üretimi hakkında düzenleme yapamıyor.
Mahkeme, Tarım Bakanlığı’nın GDO’lu ürüne verdiği onay kararını bozsa dahi çiftçi o ürünü ekmek için Bakanlık’tan izin belgesi alabiliyor. Monsanto’yu baş tacı eden bir ülkenin yetkilileri de gelmiş bize akıl veriyor.

Hayır, ABD’lilerin dediği gibi “Bulaşıklığı engellemek imkânsız” değil.
GDO’lu ürünlerle GDO’suzu aynı gemide ya da açıkta taşımazsın. Ağzı kapalı çuvallarda taşırsın.
ABD yetkilileri dezenformasyon yapıyor, kafaları bulandırıyor.
Burada bizim Tarım Bakanlığı’na düşen GDO’lu mallarla diğerlerinin ayrı ayrı taşınması için mevzuatı düzenlemek.

Bu bir yana, biz uyurken başka hikâyeler de dönüyor.
Biyogüvenlik Kurulu halk sağlığını mı gözetiyor, yoksa ticareti mi, anlamak zor.
Zira ABD Büyükelçiliği’nin Washington’a gönderdiği raporda belirtildiği üzere, Biyogüvenlik Kurulumuz, Tarım Bakanlığı’na “izin verilmeyen” GDO’lu yemlere de 1000’de 1 bulaşıklık oranında tolerans gösterilmesi tavsiyesinde bulunmuş.

Tarım Bakanlığı tam bir yıl önce, 17 Nisan’da GDO’lu yemle beslenen hayvanlardan elde edilen gıdalara etiket konulacağı sözünü vermişti.
Hâlâ tık yok.

Bakın, GDO’lu yem bizde serbest ama ona bile ihtiyacımız olmayabilir.
FAO’nun 2009 rakamlarına göre Türkiye soyada en yüksek verimliliğe sahip ülke.
Sadece yem sanayisinin, hayvancılık sektörünün yem ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılaması için Tarım Bakanlığı’nın politika geliştirmesi lazım.
“Gıdada çiklet al, çiklet sat, ekonomi büyüsün” laflarını bir kenara bırakalım da, önce kendi potansiyelimizi sonuna kadar kullanıyor muyuz, ona bakalım.

 

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.