Anasayfa / Güngör Uras / Köy yumurtası kalmadı
Güngör Uras

Güngör Uras

Eklenme Tarihi: 20 Mart 2012 00:00

Köy yumurtası kalmadı

Mahallemizdeki yufkacının eskiden beri “köy yumurtası” diye sattığı yumurtalardan alırdık.

Geçen gün uğradım. Yıllardır tanıdığımız yufkacı, “Köylüler artık yumurta getirmiyor ama, bir firma bize paketlenmiş köy yumurtası yolluyor” dedi. Bir paket yumurta verdi. Paketin dibinde samanlar vardı. Üzerine yumurtalar dizilmiş, şeffaf ambalajın üzerine de “Köy Yumurtası” diye yazılmıştı.

 Karım kahvaltıda yumurtaları pişirdi... O da nesi... Kıpkırmızı bir renk... Sanki kanlı bir yumurta... Yufkacıya sordum. “Bu yumurtaları yeni satmaya başladım. Şimdiye kadar şikayet eden olmadı” dedi.

 Yumbir’i (Türkiye Yumurta Üreticileri Merkez Birliği’ni) aradım. “Tavuk yemine eklenen Selenyum’u fazla kaçırmışlar. Onun rengidir” dediler. Kafam karıştı. Marketlerde değişik markalarla satılan yumurtaları incelemeye başladım. Bu defa kafam büsbütün karıştı. Raflarda, doğal yumurta, organik yumurta, selenyumlu yumurta, omega 3’lü yumurta, DHA’lı (Docosahexaenoic acid’li) yumurta, kahverengi yumurta diye çeşit çeşit yumurta var...
 Başladım sorup soruşturmaya.

Hepsi çiftlik yumurtası

Günümüzde büyük şehirlerde köy yumurtası diye satılan yumurtalar genelde çiftlik yumurtalarının ikinci kalitesi, standart dışı, kabuğu kirli yumurtalarmış. Çünkü artık köylerden yumurta gelmez olmuş. Bahçesinde tavuk besleyen yumurtasını ya kendi yiyor ya da eşe dosta veriyormuş. Hele hele bakkallarda, manavlarda, yufkacılarda, saman üzerine dizilerek satılan yüzlerce yumurtanın gerçek köy yumurtası olmasına imkan yokmuş.
 Yumurtaların tadını, sarısının rengini belirleyen tavuklara verilen yemmiş. Tavuk çitliklerinde “doğal yem” ile beslenen yumurta tavuklarına yonca, mısır, buğday, soya ve ayçiçeği küspesi gibi doğal yemler verilirmiş.
 Gıda kodeksi ve yem yönetmeliklerine göre yumurtalık tavuklara verilecek veteriner ilaçları ile yemlerdeki katkı maddeleri için belli sınırlamalar getirilmiş. Yumurtalık tavuklara verilen veteriner ilaçlarında önemli olan ilacın kalıntı düzeyi (miktarı) imiş. Veteriner ilacı tavukta ne kadar kalıyor, yumurtaya ne kadar geçiyor. Bu çok önemli imiş.

Her yemde katkı maddesi var

Yönetmelikler, mısır, arpa, soya ve pancar küspesi, kırık buğday, ham yağ, balık unu karışımıyla hazırlanan tavuk yemlerine nelerin katılacağını belirlemiş. Nelerin katıldığını öğrenince şaşırdım, kaldım. Tavuğun sindirimini kolaylaştırmak için enzimler, A, D, E vitaminleri, mineral olarak demir fosfat, magnezyum, selenyum, kalsiyum, kükürt, koruyucu olarak sorbik asit, laktik sitrik asit yemlere belli ölçülerde katılıyormuş.

Yem buğday ağırlıklı ise yumurtanın sarısı sarı, mısır ağırlıklı ise koyu sarı, kimyasal-katkı maddesi ağırlıklı ise kırmızı olurmuş.

Organik diye satılan yumurtaların yemlerinde de gıda yönetmeliklerinde belirlenen ölçülerde farklı katkı maddeleri varmış. Açık anlatımıyla “Organik Yumurta” denilen yumurtayı yapan tavuklar için de veteriner ilacı ve yemlerinde katkı maddesi kullanılıyor ama, bunların sınırları daha dar. Ve de yönetmelikle belirlenmiş.

Yumurta üreticisi bir firmanın yetkilisine “Eyvah... Bize neler yediriyorsunuz?” diyecek oldum. Güldü. “Eskiden ne yiyordunuz? Köy tavuğu ne ile beslenirdi? Köy tavuğu, dağda taşta dolanır, daha önce pislemiş büyük baş hayvanların dışkılarını eşeler, sağda soldaki çöplerden beslenirdi. Unuttunuz mu?” dedi.

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.