Anasayfa / Güngör Uras / Dünya biriktiriyor, Amerikalı yiyor.
Güngör Uras

Güngör Uras

Eklenme Tarihi: 06 Ocak 2011 00:00

Dünya biriktiriyor, Amerikalı yiyor.

Japonlar bolca tasarruf ediyor. Paraları var, harcamıyor. Japonların ihracatları da ithalatlarından fazla. Yıllık dış ticaret
fazlaları 100 milyar dolar. Ve de bu durumda Japon ekonomisi sallanıyor. Hatta çökmek üzere.

Amerikalılar çok az tasarruf ediyor. Hatta tasarrufları yok. Amerika’nın ithalatı ihracatından çok çok fazla. Yılda 400 milyar
dolar dış ticaret açıkları var. Buna rağmen herkes Amerikan ekonomisinin güçlü olduğunu söylüyor. Bu söylentilere inananların
güveni arttıkça da Amerikan ekonomisi daha güçlü hale geliyor.

İyi de bu Amerikalılar harcamak için nereden para buluyor? Japonya’dan, Çin’den ve Hindistan’dan.
Onlar kazandıkları parayı harcamıyor. Biriktiriyor. Tasarrufları ile yeşil yeşil Amerikan kâğıtlarını (banknotlarını) satın
alıyor. Dolara yatırım yaptıklarını sanıyor. Amerikalılar da bu paraları harcıyor.

Yemeyenin parasını yerler
Sadece Hindistan’ın döviz rezervlerinde 50 milyar dolarlık ABD Hazine Kâğıdı var. Çinliler 180 milyar dolarlık birikimlerini,
Japonya da trilyon dolarlık birikimini ABD Hazine Kâğıtları’na bağlamış durumda.

Sonuç: Amerika dünyanın her köşesinden 5 trilyon dolar toplamış. Dünya biriktiriyor. Amerikalılar doya doya harcıyor. Harcadıkça
ekonomisinin çarkı dönüyor. Başka ülkelerde yaşayanlar bu çarkın dönmesi için yemiyor, içmiyor, Amerika’ya günde 2 milyar dolar, 3
ayda bir 180 milyar dolar para gönderiyor.

Amerikalılar Çin’e yatırım yaptıklarını söyler durur. Çinli bir iktisatçı soruyor: Amerika mı Çin’e daha fazla yatırıyor, yoksa
Çin mi Amerika’ya?

Aynı soru Hindistan için de geçerli. ABD ekonomisini kalkındırmak için Hindistan’a yatırım yaptığını söylüyor. ABD’nin Hindistan
yatırımları 20 milyar dolardan az. Hindistan’ın Amerikan kâğıtlarına bağladığı para 50 milyar doların üzerinde. Niye bu saf ve
bakir dünya, ABD’nin peşine düşüyor? Bunun sırrı Amerikalıların para biriktirmek yerine harcamayı sevmesinde. Koskoca Amerika
harcadıkça ithalatı büyüyor. Amerika sattığından fazla o ülkelerden mal alıyor. İşte Amerika’ya mal satma ümidi var ya... İşte o
ülkeleri sarhoş ediyor.

Fakir biriktiriyor zengin harcıyor
Netice: Dünyada ekonominin büyümesi, Amerikalıların tüketiminin artmasına bağlı. Amerikan halkının bu tüketim çılgınlığı devam
etmeli ki, dünya ülkeleri Amerika’ya mal satabilsin. Amerikan halkının tüketim çılgınlığının sürmesi ise para bulmasına bağlı. O
halde Amerika’ya mal satmak isteyen önce para göndermeli ki, Amerikalı o ülkelerin malını satın alabilsin.

Fakir mahallede dükkân açan mahalle bakkalının mal satabilmek için önce müşterisinin cebine para koymasına benziyor. Bakkal
müşterinin cebine para koymazsa satış yapamayacak. Dünya ülkeleri Amerika’nın karşısında çaresiz kalmış mahalle bakkalının
durumuna düştü.

Amerika’yı finanse eden bakkalların önde geleni kim? Japonya. Ama başkalarına sorarsanız Japonya kötü durumda. Japonlar para
harcamıyor. Japonya büyümüyor. Japonları para harcamaya yöneltmek için Japon hükümeti yapmadığını bırakmadı. Para biriktirenden
vergi alınıyor. Buna rağmen Japonlar para harcamıyor. Başka ülkelerde ekonominin gücü olan tasarruf, Japon ekonomisini inim inim
inleten bir hastalık haline geldi.

Bütün bunlardan ne ders alacağız?
(1) Bir ülkede halk sadece tasarruf eder, harcamaz ise ekonomi canlanamaz. Üretim, istihdam
artamaz.
(2) Sadece tasarruflara dayalı harcama değil, borçlanarak harcama da talebi büyütür, ekonomiyi canlandırır.

Sonuç: “Tasarruf etmek günah, harcamak sevaptır.” Tasarrufu bırakın, imkân ölçüsünde harcayın... Ancaaakkk... Bunun için önce,
kendi harcamayarak size borç verecek ve parasını geri istemeyecek birilerini bulmanız gerektiğini unutmayın!!
 

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.