Anasayfa / Yalçın Bayer / Beyaz ekmek DP’nin 1950’deki vaadiydi
Yalçın Bayer

Yalçın Bayer

Eklenme Tarihi: 22 Ocak 2013 00:00

Beyaz ekmek DP’nin 1950’deki vaadiydi

Bunu medyatik bir doktor üslubuyla söylemiştir.
Geriye gidersek... Köylüye beyaz ekmek yedirmek vaadi, 14 Mayıs 1950’deki seçim kampanyasında olmuştur. Ve bu propaganda büyük oy getirmiştir.
Diğer adıyla francala üretimi, ABD’nin Marşal Yardımı sonucu getirilen fırın makinaları ile başlamıştır. Herkesin özlemi oldu.
Türk köylüsü eskiden çavdar eker; ekmeği de ‘çavdar yufka’ adıyla anılırdı.
Karadeniz köylüsü de mısır ekmeği yerdi.
Bugünün çavdar ve mısır ekmekleri 60 yıl önce karabasanımızdı! Bu kuru ekmekten bıkmıştı halk... “Size buğday ekmeği yedireceğiz” sözü, mitinglerde büyük alkış alırdı. Boğazımızda duran çavdar ekmeğini francalaya katık yaptığımızı hatırlatırım.
DP’nin bu vaadi sonucu, tohumluk buğday ithal edilmiş; üretim ‘arı beyaz buğday’a dönmüştür. Beyaz ekmek yiyenler ‘sosyetik’ sayılmıştır.
- Çavdar unu; buğday unundan yarı yarıya ucuzdu. Şimdi bir kat daha pahalı; çünkü ekim alanları daraldı.
Beyaz kabuklu unu 25 yıl öncesinin bir su değirmeni işletmecisi olarak üretirdik.

KEPEKLİ UN ŞİŞMEZ

Kepekli un, zor açıldığından, kabuğu soyulmuş beyaz un karşısında kepenk kapatmıştır. Kepekli ekmeği işlemek zordur. Son 20 yılda, beyaz ekmeğe katılan katkı maddeleri, 200 gr ekmeği, yarım kiloluk gibi şişirmişlerdir. Yutturmaca buradadır. Kepekli un şişmez. Yarım kg undan yarım kg ekmek elde edilir. Dünyanın hiçbir yerinde 200 gr. ekmek olmaz.
- Türkiye fırıncılık tekelini ele alan Karadenizli fırıncıların kepekli undan daha ağır ve daha ucuz ekmek yapmaları gerekir. Önce beyaz ekmeğin satış fiyatını indirerek işe başlanmalıdır. Şöyle ki; 100 gr. undan ekmeğin girdisi 10 kuruştur. Tüm diğer girdilerle bu maliyet en çok 30 kuruştur. Yılbaşında 80 kuruş olan ekmek, 100 kuruşa çıkarılmıştır. Eskiden ekmeğe narh konularak, belediye bu fiyatı normalde tutardı. Fırıncılar ekmek fiyatına kendileri zam yapmaktadırlar. Çok çocuğu olanın tanrı yardımcısı olsun! Sonuçta fırıncılar, kepekli beyaz unla, en az yarım kg’lık ekmek üretip 50 kuruşa satacak prosesler bulmalıdırlar.

FIRINCI TRÖSTÜ YIKILMALI


Belediyeler ‘Halk Ekmek’ misali ekmek konusunda öncü olmalıdırlar. Türkiye’deki tüm fırıncıların zenginliği ve fahiş kazançlarıdillere destandır. Soygun sona ermelidir.
Mak. Müh. Aslan ÖZMEN- (Göksun’lu) Çiftçi ve su değirmencisi

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.