Anasayfa / Sadettin İnan / Başkan ithalatçı, tohum milli!
Sadettin İnan

Sadettin İnan

Eklenme Tarihi: 15 Mayıs 2015 00:00

Başkan ithalatçı, tohum milli!

Sayın Cumhurbaşkanımız, tohum meselesini ulusal bir dava haline getirdiklerini hatta milli tohumu tank ve tayyare üretimi kadar kıymetli gördüklerini söyledi.

Sayın Davutoğlu’nun da buna benzer ifadeleri oldu. Tarımın en hassas konusu olan tohuma, devlet başkanı ve siyasi iradenin “milli” bir açıdan bakması ülke adına sevindirici bir durum...

Ancak uzun zamandır bu meseleyi takip eden birisi olarak bu konuşmaları dinleyince şaşırmadım desem yalan olur!

Çünkü söylenenlerle yapılanlar arasında büyük bir uçurum var.

Şimdi size üç örnek vereceğim;

Birincisi; en çok övündüğümüz tohum ihracatının yüzde 70’i sadece mısır ve ayçiçeği tohumlarından oluşuyor. Mısır ve ayçiçeğinde ise yerli çeşit neredeyse yok denecek seviyede. Yani bu iki tohum çeşidini yabancılar üretip satıyor.

İhracata konu olan diğer tohum çeşitlerindeki yabancı payını işin içine hiç katmıyorum. Sadece mısır ve ayçiçeği tohumları üzerinden yabancıların ihracattaki payı yüzde 70!

İkincisi; tohum firma sayıları… Türkiye’de 660 tane tohum firması var. Bunların 640 tanesi yerli, 17 tanesi yabancı ve 3 tanesi de yerli/yabancı ortaklı. Ve bu rakamlar üzerinden Türkiye’de tohumculuk sektörünün yabancı hâkimiyetinde olmadığı ileri sürülüyor.

İlk planda bu rakamlara bakarak siz de böyle düşünebilirsiniz! Ancak bu rakamlar sizi de aldatmasın. Çünkü burada önemli olan firmaların sayısı, tabelasının “Türkçe” olması veya sahibinin yerli olması değil.  Aslolan firmaların sektördeki pazar payıdır. Yani tohumculuk sektörü pazarına kimin hâkim olduğudur.

İşte “640 yerli firma” önümüze konarak “asıl olan bu bilgi” sır gibi saklanıyor. Yani sayısı itibariyle azımsanan “17 yabancı tohum firmasının pazar payı” bu milletten saklanıyor. Neredeyse yazdığımız her şeye hukuk müşavirliği kanalıyla açıklama gönderen Tarım Bakanlığı, nedense bu konuyla ilgili yazdıklarımıza karşı “üç maymunu” oynuyor.

Gelelim üçüncü ve en önemlisine; Türkiye’de milli tohumculuğu temsil eden ve sektörün meslek örgütü olan TÜRKTOB ile TSÜAB’ın başındaki isme…

Bu konuyu şahsileştirdiğimi ileri sürüyorlar ama ben bunu defalarca yazdım ve yazmaya da devam edeceğim.

Bir taraftan “milli tohum”, “yerli üretim” diyeceksiniz hatta “millilik konusunu” mesele haline getirdik diyeceksiniz ama bir taraftan da sektöre, bir gram dahi yerli üretimi olmayan tohum ithalatçısı bir isim başkanlık yapacak! 

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız bu konuları bilmiyor olabilir. Sadece kendilerine gösterilen rakamlar üzerinden “Tohum ve Millilik” vurgusunu yapmış olabilirler. Ancak durum ortada…

Tohum ihracatımızın önemli bir kısmını yabancılar yapıyor! Pazar payı ortaya çıkmasın diye yabancı firmaların pazar payı sır gibi saklanıyor!

Ve Türk milli tohumculuk sektörünü ithalatçı bir isim yönetiyor!

Allah aşkına bu nasıl bir “millilik”!

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Devlete emanet edilen bebeğe işkence etti

Başlık ağır mı? Değil! Çünkü henüz doğmuş bir bebek hastaneye gitmişse veya orada doğmuşsa burası ister özel ister üniversite isterse de kamu hastanesi olsun o bebek devlete emanet edilmiştir. Bir damla kanını almak için ailelerle hasım olan devlet, kendine emanet edilen bebeği sakat bıraktı. İşte o korkunç haber ve görüntüsü
 

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

Deccal Tabakta yeniden yazıldı ve neşredildi

2010 Şubatında ilk kez neşredilen DECCAL TABAKTA'nın yaklaşık 4 yıldır baskısı yoktu. Tohum ve GDO ile ilgili meselelerde hayli değişimler yaşandı. İlk baskısı 292 sayfa olan eser baştan sonra yeniden yazıldı, değişen bilgiler güncellendi, yeni gelişmeler eklendi ve yeni baskısı 432 sayfa olarak Ketebe tarafından neşredildi.

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.