Anasayfa / Dr Ahmet Rasim Küçükusta / Yeni ilaçların dayanılmaz cazibesi
Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Dr Ahmet Rasim Küçükusta

Eklenme Tarihi: 22 Mayıs 2011 00:00

Yeni ilaçların dayanılmaz cazibesi

Çeşitli vesilelerle, çok bilen meslektaşlarımın 'Aaa, Ahmet Hoca hâlâ bu ilacı mı yazıyor, bunun yenisi çıkalı yıllar oldu.' sözünü hemen her gün hastalarımdan duyarım ve güler geçerim.

Elimde etkinliğini de, yan etkilerini de çok iyi bildiğim güvenilir bir ilaç varken, bir maceraya atılmanın manası olmadığı gibi yeni çıkan bir ilacın benzerlerine göre en azından 5-10 misli pahalı olduğunu da unutmamak gerektiğini savunurum.

Benim bu 'eskiye bağlılığımın' veya 'yeni ilaç düşmanlığımın' hiç de haksız olmadığını ortaya koyan yeni bir araştırmayı okuyunca çok mutlu oldum. Kısa adı JAMA olan muteber tıp dergisinde yayımlanan çalışma, 2000-2010 seneleri arasında FDA'dan onay alarak piyasaya çıkan 197 ilaçtan üçte birinin halen kullanılmakta olan ilaçlarla kıyaslamalarının yapılmamış olduğunu gösteriyor. Buna göre yeni çıkan ve çok da pahalı olan ilaçların eskilere göre daha etkili mi etkisiz mi oldukları da yan etkiler bakımından farklı olup olmadıkları da belli değil.

Amerika'da kanunlara göre ilaç üreticilerinin yeni ilacın plasebodan yani "boş ilaçtan" daha iyi olduğunu ispatlamaları yeterli; yeni kimyasal moleküllerin aynı amaçla kullanılan eski ilaçlardan üstün olup olmadıklarını araştırmak zorunda değiller.

Amerikan Kongresi, ilaç kıyaslama çalışmaları için senede 1,1 milyar dolar ayırmış olmasına karşılık üreticilerin bu işe hiç de sıcak bakmadıkları gün gibi ortada.

Onlara, ilaçlarının plasebodan daha etkili olduğunu göstermek yetiyor da artıyor bile. Böyle bir kıyaslama çalışmasında yeni ilacın o kadar da üstün olmadığının ortaya çıkma ihtimalinden ürktüklerini sanıyorum. Böyle olunca da bu bilgilere ancak seneler sonra binlerce kutu ilaç satıldıktan sonra ulaşılabiliyor. Ve tabii ki iş işten çoktan geçmiş oluyor.

Yorum Yap

Yorumlar

Bazı Haberler

İşsizlik hakkı

İşsizlik hakkı

Sağlıüın Gaspı, Okulsuz Toplum, Su, Tüketim Köleliği gibi kitaplarından tanıdığımız Ivan Illich, 20. asrın en mühim filozaflarından biridir. İnsanlığın 20. asırdaki köleleştirilmesini belki de en sert eleştiriyi yönetenlerin başında gelir.

Topuk Kanı baskısına mâruz kalan aileler bunları yapın

Topuk Kanı baskısına mâruz kalan aileler bunları yapın

Şâyet yeni bir bebek bekliyor veya yeni doğum yapmışsanız ve de topuk kanı vermeye zorlanıyorsanız ayrıca ve veya dava süreci başlamışsa lütfen aşağıdaki adımları izleyin.

 

Şehir Hastanesi yeni doğan bebeği rehin aldı

Şehir Hastanesi yeni doğan bebeği rehin aldı

Yıllardır sağlık ve hastane sıkandalarını ile anılan ve yeni doğan bebeklerin satıldığı ispatlanan Adana'da bu kez de Ak Parti iktidarı öncesini andıran bir sağlık sıkandalı daha yaşandı. Adana Şehir Hastanesi’nde topuk kanı alınan çocuk topuk kanı alınmadığı gerekçesiyle rehin alındı.