Son Dakika
Pazartesi, 20 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
YÖK Başkanı: "Doku bankamız bile yok'
YÖK Başkanı Prof Yusuf Ziya Özcan, domates tohumlarını dışarıdan ithal eden ülkelerin genetiği değiştirilmiş ürünleri tüketebileceğini belirterek, "Eskiden biyolojik silahlar vardı. Artık gıda üzerinden de niyetiniz kötüyse olumsuz etkiler oluşturacak mahsuller elde edilebilir" dedi.

Bursa'da Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu'nun akademik yılı açılış törenine katılan YÖK Başkanı Özcan, küreselleşmeyle birlikte üniversitelerin yeni bir döneme girdiğini söyledi. Artık dünyanın birçok ülkesinde yüksek öğrenimle ilgili talep patlaması olduğuna işaret eden YÖK Başkanı Özcan, Türkiye'de de gençlerin yüksek öğrenime ilgisinin arttığını ifade etti.

Geçen yıllarda 430 bin olan üniversite kontenjanlarını bu sene 710 bine çıkardıklarını anlatan Özcan, "Üniversitelerde artık yeni bir dönem başladı. Üniversitelerin başarısı, ülke ekonomisine sağladığı katkıyla ölçülüyor. Yaptığı bilimsel çalışmalar ülkeye ne kadar katkı sağlıyor, artık ona bakılıyor. Artık kolayca ABD'deki bir üniversiteyle Türkiye'deki bir üniversiteyi mukayese edebiliyoruz. Küreselleşme sonucunda üniversitelerde de artık yeni dönem başladı. Üniversitelerin fonksiyonları artık değişiyor. Ülkemizdeki üniversiteler de bu yarışta geri kalmamalı. İş birliği ve rekabetin en plana çıktığı bir dünyada üniversitelerin bulundukları ülke ekonomilerine, o ülke insanına ne kadar katkı sağladığına bakılıyor. Katkı yoksa üniversite de yok demektir. Şimdi beklenilen yeni dönemde üniversiteler ülke ekonomisine ve insanına katkı sağlamalıdır. ABD'ye bakın, tüm yenilikler üniversitelerden çıkıyor" dedi.

"DOMATESİN GENETİĞİYLE OYNANIP TADI BİLE DEĞİŞTİRİLİYOR"

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, geçtiğimiz günlerde Nevşehir Üniversitesi'nin akademik yılı açılışında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, medyada domates tohumuyla ilgili çıkan haberleri değerlendirdi. Türkiye'de çok sayıda ziraat fakültesi olmasına rağmen piyasaya sürülen tohumların sadece yüzde 5'inin üniversitelerde üretildiğine dikkat çeken Özcan, "Eğer siz tohumlarınızı dışarıdan alıyorsanız bunlar olabilir. Genetikleriyle oynanmış tohumlar mümkündür. O tohumları nasıl orijinal gıdanın tadını kaçırıyorsa çok başka etkileri de oluşturabilir. Bizim sağlığımıza da zarar verecek şekilde genetik programlanmalar var. Kimse inkar etmesin. Dünyada böyle bir şey var. Bir zamanlar biliyorsunuz biyolojik silahlar vardı. Artık bunun yerine gıda üzerinden de insanların en çok kullandıkları ürünleri niyetiniz kötüyse olumsuz etkiler oluşturacak mahsullere çevrilebilirsiniz. Tohum bunun yapılacağı maddelerin en başında gelir. Ülkemizin o bakımdan da dışarıya bağımlılığının önünü kesinlikle kesmeliyiz. Üniversitelerimiz bu bağımlılık durumundan bizi kurtarması gerek" diye konuştu.

"BİR DOKU BANKAMIZ BİLE YOK"

Ziraat fakültelerinin burada büyük bir sorumluluğu olduğunu anlatan Özcan, sağlık alanındaki gelişmelere rağmen halen kullanılan serum ve ilaçların yurt dışından geldiğine işaret etti. Tıp malzemelerinde de yüzde 98'lik dışa bağımlılık oranı olduğunu kaydeden YÖK Başkanı Özcan, "Üniversitelerimizin bizi zorlaması lazım bu konularda. Tıpta önemli bir merkez sayılır Türkiye ancak ilaç ve serumdaki dışa bağımlılık hepimizi üzüyor. Bir doku bankamız bile yok. Biliyorsunuz ilik nakillerinde insanlar, uygun bir doku bulunursa bu ameliyatı gerçekleştirebiliyor. Dünyanın çok ülkesinde olmasına rağmen bizde halen bir doku bankası yok. Doku bankamız kurulursa 400 milyon euro tasarruf sağlamakla kalmayacağız, elde edeceğimiz gelirle büyük rahatlık sağlayacağız. Bir üniversitemiz bu konuda liderlik yaparsa biz de YÖK olarak gerekli katkıyı sağlamaya hazırız. Başbakanımızı da bir şekilde ikna ederiz. Yeter ki bir adım atılsın. Kanser tedavisinde kullanılan kandan yapılan ilaçlar da ülkemizde yok. Oysa kan verme alışkanlığına sahip bir halkımız var. Kan stoğu en zengin ülkeler arasında yer alıyoruz. Ama niye kandan ilaç üretemiyoruz? Üniversitelerin artık gerçek rolleri değişmiştir. Bizim bunları yapmamız gerekiyor" diye konuştu.

Konuşmaların ardından YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Faruk Saraç'ın annesi Cemile Hanım'ın adını verdiği üretim atölyesinin açılış kurdelesini kesti. Özcan daha sonra YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Muhittin Şimsek ve Prof. Dr. Berrak Kurtuluş ile birlikte hazırlanan pastayı kesti. YÖK Başkanı, açılışın ardından Bursa Valisi Şahabettin Harput ve beraberindeki heyetle gittiği Tophane semtinde meşhur Bursa kebabından yedi. (Klasgazete.com)

YÖK BAŞKANI NE DEMİŞTİ?

TARIM BAKANI NASIL SAVUNMUŞTU?

Türkiye ile İsrail arasında domates takası

GIDA HAREKETİ NE DEMİŞTİ?

12.10.2010 17:09:00 Bu haber 4392 defa okundu
YÖK Başkanı: "Doku bankamız bile yok'
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri