Son Dakika
Perşembe, 20 Temmuz 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Veda Hutbesi

V E D A  H U T B E S İ 

Bu hutbe Hz. Muhammed s.a.v. tarafından
Hicret'in 9. (Miladi 631) yılında Mekke'de Arafat'ta yaklaşık 140.000 kişiye irâd buyrulmuştur.

“Hamd Allah'a mahsustur. O'na hamd eder, O'ndan bağışlanmak diler ve O'na tevbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin günahlarından Allah'a sığınırız. Allah'ın doğru yola ilettiğini saptıracak, saptırdığını da doğru yola iletecek yoktur.

Şehâdet ederim ki: Allah'tan başka ilah yoktur. O birdir. O'nun eşi ve ortağı yoktur. Yine Şehâdet ederim ki: Muhammed S.A.V. O'nun kulu ve Resulüdür.

Ey Allah'ın kulları!

Ben size Allah'tan korkmanızı tavsiye ve O'na itaate sizi teşvik ederim. Sizi hayr olan şeyden söz açmak ister ve bundan sonra derim ki: Ey İnsanlar; Sözlerimi iyi dinleyiniz? Vallahi bilmiyorum. Belki de şu durduğum yerde, bu yılımdan sonra sizinle bir daha buluşamayacağım!

Dikkat ediniz! Belki bu yılımdan sonra, beni bir daha göremeyeceksiniz. Sözlerimi iyice dinleyip ezberleyen kişiye Allah rahmet etsin. Belki anlayan anlamaya iletip anlatır. Anlayan da belki kendisinden daha anlayışlı olana iletir!

Rabbinize kulluk ediniz: Beş vakit namazınızı kılınız! Ramazan ayında orucunuzu tutunuz! Beytullâh-ı Hacc ediniz! Zekâtınızı gönlünüzden koparak gönül hoşluğu ile veriniz! Yüce Râb'bınızın cennetine girersiniz.

Ey İnsanlar!

Bu hangi gündür? (Diye sordu: “Allah ve Resulü daha iyi bilir” dediler.)
Bu ayınız hangi aydır? (Diye sordu: “Allah ve Resulü daha iyi bilir” dediler.)
Bu beldeniz hangi beldedir? (Diye sordu: “Allah ve Resulü daha iyi bilir” dediler.)
Gününüz haram ve dokunulmaz bir gündür! Ayınız haram ve dokunulmaz bir aydır! Beldeniz Haram ve dokunulmaz bir beldedir!

Ey İnsanlar!

İşte kanlarınız ve mallarınız da Yüce Râb'bınıza kavuşuncaya kadar, bu gününüzde, bu ayınızda, bu beldenizde olduğu gibi, bir birinize haram ve dokunulmazdır!

Haberiniz olsun ki: Ben önceden gidip havuz başında sizi bekleyeceğim. Başka ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim. Sakın çok günah işleyip yüzümü kara çıkarmayınız! Benden görmüş, benden işitmiş, benden sormuş olduğunuz şeylerde, bana isnat ederek yalan uyduran kimse, cehennemdeki yerine hazırlansın!

Haberiniz olsun ki: Ben bir takım erkek ve kadın insanları kurtaracağım. Kurtarmak isteyeceğim diğer bir takım İnsanlara gelince onları da kurtarmak için üzerlerine düşecek ısrar edeceğim. Ya Rabbi! Bunlarda benim sahabelerimdir diyeceğim. Yüce Allah ta: “Senden sonra onların neler yaptığını sen bilmiyorsun buyuracaktır” buyurdu.

Ey Allah'ım bunlara tebliğde bulunduğuma şahit ol!

Sizler muhakkak Râb'bınıza kavuşacaksınız. Amellerinizden işlediklerinizden sorguya çekileceksiniz! Tebliğ ettim mi? (Elini semaya kaldırdı) Ey Allah'ım bunlara tebliğde bulunduğuma şahit ol! Ey Allah'ım bunlara tebliğde bulunduğuma şahit ol!

Kimin yanında emanet varsa onu hemen sahibine teslim etsin.

İyi biliniz ki: Üç şey Mü'min ve Müslümanların kalplerine kin ve kıskançlık sokmaz.

Allah'a ihlâslı olarak amel etmek.
Emir sahiplerine nasîhatte bulunmak.
İman ve salih amelde olmak.

İyi biliniz ki cahiliyet devrine ait her şey, ayaklarımın altına konulmuş hükümsüz sayılmıştır. Bu cümleden olarak cahiliyet devrine ait bütün kan davaları kaldırılmış hükümsüz sayılmıştır. Kaldırdığım hükümsüz saydığım ilk kan davası da bize kan davalarından İbn-i Rebiâ bin Haris bin Abdulmuttâlib'in kan davasıdır.

Cahiliyet devrindeki olan bütün faizlerde kaldırılmış hükümsüz sayılmıştır. Kaldırdığım hükümsüz saydığım ilk saydığım ilk faiz Amcam Abbas bin Abdulmuttâlib'in faiz alacağıdır. Onun tümü kaldırılmış hükümsüz sayılmıştır. Fakat anaparalarınız size aittir. Sizin hakkınızdır. Ne bundan fazlasını isteyip borçlulara zulmediniz, ne de hakkınızdan aşağı alıp mazlum durumuna düşünüz! Allah faiz yoktur diye hükmetmiştir!

Şimdi ey İnsanlar!

Şeytan muhakkak ki: Şu toprağınızdan kendisine tapılmaktan temelli olarak ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışındaki ufak tefek işlerinizde ona itaat edecek olursanız bu onu hoşlandıracaktır. Dininiz üzerinde ondan sakınınız!

Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır ki, üçü birbiri ardınca gelir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem. Diğeri ise Recep'tir.

Ey İnsanlar!

Kadınlar hakkında Allah'tan korkunuz! Çünkü siz onları ancak Allah'ın emaneti olarak aldınız ve kendi ileri ile evlenmeyi de, Allah'ın kelimesi emir ve müsaadesi ile helal edindiniz.

Ey İnsanlar!

Şüphe yok ki: Sizin Kadınlarınız üzerinde hakkınız vardır. Onların da sizin üzerinde hakkınız vardır.

Sizin onlar üzerindeki hakkınız: Döşeğinize hiç kimseye sizden başkasına ayak bastırmamaları, arayı açacak fuhuş irtikâp etmemeleri, istemediğiniz kimseyi izniniz olmadıkça evlerinize sokmamalarıdır. Eğer onlar bunu aksini yaparlarsa Allah size onlara yatakta yalnız bırakmanıza izin vermiştir. Kendilerini incitmeyecek derecede dövebilirsiniz. Eğer uysallık ederlerse onların üzerinizdeki hakkı: İyilikle memleket adet ve geleneğine göre kendilerinin bütün yiyecek ve giyeceklerini sağlamaktır. Kadınlar hakkında hayırlı olmanızı size tavsiye ederim. Çünkü onlar yanınızda zayıftırlar. Emanettirler.

Ey İnsanlar!

Size tebliğ etmiş olduğum sözlerimi aklınızda iyice tutunuz! Ben size öyle bir şey bıraktım ki: Ona sımsıkı sarılırsanız hiçbir zaman sapmazsınız. O,
1- Allah'ın kitabıdır.

2- Allah'ın Peygamberinin sünnetidir ve
3- Ev halkımdır.

Ey İnsanlar sözümü iyi dinleyiniz ve aklınızda tutunuz. Müslüman Müslüman'ın kardeşidir ve böylece bütün Müslüman'lar kardeştirler. Kişiye kardeşinin malı, kendisi onu gönlünden koparak vermiş olmadıkça helal olmaz. Kendinize zulüm ve yazık etmeyiniz!

Allah aşkına tebliğ ettim mi? (Diye sordu. Müslümanlar: “Allah için evet dediler!”)

Ey Allah'ım şahit ol!

Sakın, benden sonra kâfircesine cahiliye haline dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız!

Ey İnsanlar!
Râbbiniz bir babanız birdir. Hepiniz, Âdem'in soyundansınız. Âdem'de topraktandır. Allah en şereflisiniz, en muttaki olanınız, Allah'ın emirlerini en çok yerine getiren, yasaklarından da, en çok sakınanınızdır. Arab'ın Arap olmayana üstünlüğü ancak takva iledir.

Tebliğ ettim mi? (“Evet” dediler.)

Sizden burada bulunanlar, bunları, bulunmayanlara da, tebliğ edip ulaştırsın.

Ey İnsanlar! Şüphe yok ki: Her hak sahibine hakkını vermiştir. Varis için vasiyete gerek yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zâni için mahrumluk vardır. Kendisini, babasından başkasına nispet eden kişi Allah'ın, Meleklerin ve bütün İnsanların lanetine uğrasın! Allah öylelerinin, ne tevbe ve nafilesini ne de fidye ve farizasını kabul eder.

Ey İnsanlar! Size azası eksik bir köle de, amir tayin edilecek olsa, sizi, Allah'ın Kitâbı ile idare ettiği zaman onu, dinleyiniz ve kendisine itaat ediniz.

Size ben sorulacağım. Peygamberlik vazifemi ifa ettim mi? diye sordu.

(Ashap: “Peygamberlik vazifemi ifa ettin bize tebliğ ettin” dediler.)

(Bunun üzerine şehâdet parmağını havaya kaldırdı.)
Allah'ın şahit ol!
Allah'ın şahit ol!
Allah'ın şahit ol!"

Kaynak: Mehmet Asım Köksal, İslam Tarihi, Cilt 17, Sahife 252-261

Hutbenin toplum hayatına getirdiği prensiplerden bazıları:

- Âcizane Veda Hutbe'sinde aşağıdaki dersleri çıkardım. Kim bilir sizler daha fazlasını çıkarısınız.
-
Her iste daima Allah'a hamd-ü senâ etmek gerekir.
- Nefis, İnsani her zaman şerre yöneltmek ister. Bu sebeple nefislerin şer'inden de Allah'a sığınmak lâzımdır.
- Can, mal ve ırz kutsaldır.
- Yasama hakki tabii bir haktır.
- Irz, şeref, haysiyet, hürriyet ve mülkiyet saldırıdan korunmuş haklardır.
- Cahiliye gelenekleri kaldırılmıştır. İnsanlar alışa geldikleri kötü şeyleri körü körüne yapmaktan vazgeçmelidirler.
- Faiz haramdır.
- Kan davası gütmek haramdır.
- Emanetler yerlerine verilmelidir. Emanete hıyanet edilmemelidir.
- Küçük büyük önemli-önemsiz her iste şeytana uymaktan sakınılmalıdır.
- Kadınların ve erkeklerin karşılıklı hak, vazife ve sorumlulukları vardır. Kadınlara nezaketle davranılacaktır.
- Hem kadın hem de erkekler zinadan şiddetle kaçınacaklardır.
- Çalışan ve hizmetçilere iyi davranılacaktır.
- Bütün Müslümanlar kardeştir.
- Her türlü sınıf farkları ve ayrıcalıklar kaldırılmıştır. Irkçılık yasaklanmıştı. Üstünlük fazilet iledir.
- Zulümden sakınmak farzdır.
- Halkın mali haksız yere yenemez, birine ait bir şey sahibinin izni olmadıkça başkası için helâl olmaz.
- Müslümanlar birbirleriyle savaşmaktan sakınacaklardır.
- Allah'ın Kitabı'na ve Peygamber'in Sünneti'ne uyanlar asla sapıklığa düşmezler.
- İslâm sadeliğinden ayrılmamak, aşırılıklara sapmamak gerekir.
- Hak Teâlâ'ya ibadet olunacak; beş vakit namaz kılınacak, oruç ayında oruç tutulacak, Hz. Peygamber'in tavsiyelerine uyulacaktır. Bunları hakkıyla yerine getirenlerin mükâfatı cennettir.

06.12.2008 00:00:00 Bu sayfa 13457 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri