Son Dakika
Perşembe, 29 Haziran 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Var mısınız İsmail’i kurban etmeye? Kemal Özer
Koçu kurban etmek kolay, ya İsmail’i? Sahi var mı, Müslümanların arasında İsmail’ini kurban edebilecek yiğitler?

Şimdi nereden çıktı İsmail diyorsanız, söyleyeyim…

Bir ‘koç’ kaç lira? 500 ya da 800 lira! Amaç vecibeyi ifa etmekse, yurt dışında kurban kesecek bir kuruluşa 300 lira vererek de bu vacibi yerine getirebiliriz. Ya da veririz bin lira münasip bir yerde koç kurban ederiz.

İş bu kadarla bitecek ise son derece kolay… Hele ki bir cep telefonuna 2 bin, bir arabaya 300 bin, bir eve 1 milyon dolar verenler için, bin liralık kurban kesmek sıradan bir şey.

Maksat savmaksa elbet…

* * *

Yıllar önce bir televizyon binasında idik. Ünlü dindar yazarımız, ‘ikindi namazını aradan çıkaralım’ dediğinde, söze ateist bir ünlü girdi: “Namazı aradan çıkarmak için kılacaksanız, benim gibi kılmayın daha iyi” dedi.

Bir ateistten alınacak dersimi almıştım o gün.

Mesele şu: Biz ibadetlerimizi Allah’ın emri olduğu için mi, yoksa alışkanlık yahut geleneğe dönüştüğü için mi yapıyoruz? Korkarım ki, çoğu kez ikincisi…

* * *

Abdulmuttalip (r.a.); “Allah bana 10 erkek evlat verir ve onlar beni koruyacak çağa erişirlerse, onların içlerinden birini Kâbe’nin yanında Allah’a kurban edeceğim” diye söz vermişti…

Allah-ü Teâlâ, kutlu Nebi (s.a.c.)’in dedesi olma şerefini bahşettiği Abdulmuttalip (r.a.)’e 10 evlat lütfetti. O da vaadinden dönmedi ve şerefli Nebi’nin babası olacak olan Abdullah (r.a.)’a isabet eden oklar karşısında Allah’a teslim oldu.

O da tıpkı atası İbrahim (a.s.) gibi, en sevdiği yavrusu Abdullah’ını Allah için kurban edecekti. Niçin? Sadece Allah’a verdiği sözü yerine getirmek için…

Bu yüzdendir ki “Ben iki kurbanın oğluyum” buyuruyor, Rasülullah (s.a.v.).

* * *

Verdikleri söz karşısından hem İbrahim (a.s.), hem de Abdulmuttalip (r.a.)müthiş bir tevekkülle kurban etmeye kalkıştılar yavrularını da, Allah (c.c.)onlara acıdı ve bize bağışladı.

Hz İbrahim (a.s.) da Abdulmuttalip (r.a.) de eşi ve benzeri olmayan, ezeli ve ebedi olan, yoktan var eden, nimet veren, öldüren, dirilten, hesaba çeken, mükâfatlandıran, cezalandıran Allah’a feda etmişlerdi oğullarını.

 

Şimdi can alıcı soru şu: Allah’a verdiği söz için en kıymetlisini feda edebilecekler var mı aramızda?

Varsa bunlar kaç kişiler? Fedakârlıklarının sınırı nereye kadar?

Mallarını, sevdiklerini, çocuklarını, zevcelerini ve hepsinden önemlisi canını gözünü kırpmadan sadece Allah’a verdiği söz için feda edebilecek kaç Mü’min kadın ve erkek var, 1,5 milyar Müslüman içinde? Ya da var mı yok mu?

Varsa ne âlâ… Ama varsa neden bu haldeyiz? Neden İslam toprakları kan ve göz yaşıyla sulanıyor? Neden? Neden?

Ben develerin sahibiyim, Kâbe’yi sahibi korur” diyecek ve Allah (c.c.)’ın da, onu mahcup etmeyeceği kullar yok mu aramızda? Hiç mi kalmadı? Az da olsa var ki, her türlü imkanına rağmen Siyonist Yahudi Mescid-i Aksâ’yı bir türlü imha edemiyor! Ya da yok da, Allah-ü Teâlâ, Aziz Peygamberlerin hatırasını muhafaza ettiği için biz öyle sanıyoruz.

Öyleyse bilincimizi ve hayatımızı işgal etmiş putları kırmanın vakti olmalı bayramlar.

Babamızdan kalan ve bizim eklediğimiz, Tevhid’e muhalif tüm beşeri ve şeytanî iş ve eylemleri de yok etmeli bayramlarda.

Bayramlar yeni sahte Rableri yok etme günleri…

Tembellik, kendine ve kardeşine düşmanlık, yalan, riya, haset, taassup, bencillik ve biriktirmekten kurtulma zamanı…

Tekebbürleşmekten, dostu-düşmanı karıştırmaktan, vaadinden dönmekten vazgeçme vakti…

Modern zaman Müslümanlarının inanma ve ibadet etmekte, ‘biz atalarımızdan böyle gördük’ diyerek Peygamberlere düşmanlık eden kavimlerden bir farkı kaldı mı? Yoksa çok mu hadsizlik ettim?

Kimseyi suçluyor değilim! Kendime sordum samimi bir cevap çıkmayınca mahcubiyetimi size sundum, isterseniz alınabiliriniz!

Kim bu bayram hem koçunu, hem de İsmail ve Abdullah’ını kurban edebilecekse, işte sadece onun kurbanı kabul edilecek…

Diğerlerinin ki ise buz dolabına et! Allah-ü âlem!

Bayramsa bayramımız mübarek ola!

21.09.2015 Bu yazi 3653 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri