Son Dakika
Salı, 31 Mart 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Uykusuzluk ve Şeker Prof Dr Sefa Saygılı
Uykusuzluk büyük bir problemdir. Gün boyu halsiz ve yorgun bırakır, konsantrasyon zorluğu çekilir, günlük performans düşer. Kişilerin pek çok hastalığa yakalanmaları kolaylaşır.

Uluslararası akademik dergi Sleep’de yayınlanan bir araştırma, uykusuzluğun kişiye bir yılda 2 bin 280 dolara (4 bin TL) mal olduğunu ortaya koydu. 7 bin 500 çalışan üzerinde yapılan araştırma sonucunda, insanların yılda ortalama 11 günlerini uykusuzluğa bağlı olarak verimsiz geçirdikleri saptandı. ABD’de bulunan Kettering Hastanesi Uyku Bozuklukları bölümünden Doktor Dona Arand, “Bu kişiler uykusuz da olsalar işe gidiyorlar fakat zihnen konsantre olmakta zorlanıyor ve verimsiz çalışıyorlar” diyerek, esas zararın da uykusuzluk nedeniyle o gün yapılan işlerin verimsizliğinden kaynaklandığını vurguladı.

Öyleyse uykusuzluk için ne yapmalı? Uykusuz geçen bir gecenin ardından işteki performansı artırmak için şunların yapılması tavsiye ediliyor:

• Sabah saatlerinde yeteri kadar güneş ışığı aldığımıza emin olalım. Bu biyolojik saatimizin düzenlenmesinde yardımcı olacaktır. Çünkü güneş ışığı enerji verir, uyanık olmamızı kolaylaştırır.
• Sabah 10-15 dakikalık canlı bir yürüyüş kan akışımızı hızlandırır, bu da sinir sistemimizin daha sağlıklı çalışmasını ve ayılmamızı sağlar.
• Ve önemli nokta: Sabah şekerli yiyecek tüketmeyelim. Şeker başlangıçta kendimizi iyi hissetmemize sebep olsa da daha sonra salgılayacağı ekstra insülin hormono nedeniyle yorgunluğumuzun katlanmasına sebep olur. Uykusuz gecenin ardından küçük öğünlerle protein bakımından zengin yiyecekler tüketelim.

ORUÇ VE KİLO VERME

Normal bir kiloya sahip olmak ve formda kalabilmenin en iyi yöntemi beslenmeye dikkat etmekten geçer. Ancak sürekli olarak kalori hesabı yapmanın ve yenilen gıdaların bu şekilde ayarlanmasının uzun vadede zayıflamaya fazla katkısı olmadığı artık ispatlandı.

Alman Bild gazetesinin haberine ( 12.12.2011 tarihli ) göre; sürekli olarak diyet yapmak yerine haftada iki gün aç kalmak veya daha güzeli oruç tutmak vücudumuzun zinde kalması ve şişmanlığa karşı en iyi yöntemlerden biri olduğu anlaşıldı.

Manchester Kliniği doktorlarının çalışmalarına yer veren gazete 115 kişi üzerinde üç ay boyunca yapılan araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre haftada iki gün aç kalan veya oruç tutan kişilerde kalori yakma oranı sürekli olarak diyet yapanlara göre iki kat daha fazla çıktı. Üç ay sonunda ise oruç tutan veya aç kalan kişiler diğerlerine kıyasla ortalama 4 kg daha fazla zayıfladı. Aç kalmanın yeme alışkanlıkları üzerine etkili olduğunu keşfeden uzmanlar, böylece bu yola başvuran insanların diğer günlerde de daha az yemek yediğini tespit etti.

Haftada iki gün oruç tutma kilo vermeyi hızlandırmasının yanı sıra meme kanseri riskini de azalttığı görüldü.

Peygamber Efendimiz pazartesi ve perşembe günleri olmak üzere haftada iki gün oruç tutardı ve ümmetine de tavsiye ederdi. Aradan 15 asır geçtikten sonra Efendimiz’in bu mübarek tavsiyesinin bir hikmeti daha ortaya çıktı. Gerçekten oruç tutmak günümüzün büyük problemleri olan başta obezite olmak üzere kalp ve damar hastalıklarına, diyabete ve pek çok rahatsızlığa çözüm olmaktadır.

 

14.12.2011 Bu yazi 4240 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri