Son Dakika
Salı, 30 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Uykusuzluk bellek sorunlarına yol açar
Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek sorunlarının oluşmasına yol açıyor. Peki güçlü bir bellek için ne kadar uyumalı? İşte uzman görüşü...

Uykusuz kalındığında bozulan ilk işlevlerden biri de bellek, dil becerileri, soyut düşünme ve değerlendirme gibi bilişsel fonksiyonlardır. Geç saatlere dek uykusuz kalmak bir süre sonra kişide bellek sorunlarının oluşmasına yol açar.

Verimli bir iş yaşamı için kişinin ortalama 8 saat uyuması gerektiğine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz, uyku eksikliğinin yol açtığı sonuçları anlattı.

Tıbbın uyku ile henüz bilmediği çok şey olmakla birlikte artık biliyoruz ki bedenin onarımı, çeşitli madde ve hormonların sentezi, hafızanın yapılandırılması, psikolojik dinlememiz uykunun belli dönemlerinde gerçekleşiyor.

“Uyku tekdüze bir süreç değil. Uykuya dalış, yüzeyel uyku, derin uyku ve rüya ile ilişkili -REM- (rapid eye movement = hızlı göz hareketleri) olmak üzere dört dönemi bulunuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz yetişkin bir kişinin ihtiyaç duyduğu uyku süreleri ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Uyku süremiz yaşla birlikte değişmekle birlikte, herkesin uyku süresi kendine hastır. Bunu değiştirebilmek pek mümkün değildir. Bazı kişiler günde 12 saat, bazı kişiler ise 4 saat uykuya ihtiyaç duyarlar. Ancak toplumda bir çok erişkinin ortalama uyku süresi 6- 8 saattir. Yaşla birlikte hem uyku süresinde hem de uyku mimarisinde değişiklikler olur. İnsanlar yaşlandıkça, toplam uyku süresinde ve rüyayla alakalı uyku evresinde geçen sürede bir düşüş başlar. Yeni doğmuş bir bebek günde 16 saat uyur, rüya ile ilişkili REM dönemi oldukça yoğundur. Buna karşın bebeğin 30 yaşındaki annesi günde altı saat uyur (eğer şanslıysa) ve bu sürenin sadece dörtte birlik bölümünü REM’de geçirir.

Orta yaşlardan itibaren, uyku süresinin azalmaya başlamasının yanı sıra, uykunun karakteri de değişir. Bu yaşlardaki insanlar rüyayla ilişkili evrede daha az uyurken, yüzeyel uyku dönemleri daha uzun sürer. İnsanlar yaşlandıkça daha erken uyuyup daha erken kalkarlar. Gençlerde ise tam tersidir. Gençler, gece daha geç saatlere kadar kalırlar ve günün çoğunu uyuyarak geçirirler. Seksenli yaşlarda bu değişiklik daha belirgindir. Gün içindeki uyuklamalarla birlikte günlük toplam uyku süreleri 6- 7 saat olabilir. Bu kişiler gün içinde birçok kez uyuklasalar da bunların toplamı nadiren bir saati geçer. Yaşlıların günde 8- 10 saat uyumaları gerektiği söylemi doğru değildir.”

Kişinin gerek duyduğu uyku süresi şu şekilde hesaplanabiliyor. Kişi, uyanık olduğu her iki saat için bir saatlik uykuya ihtiyaç duyuyor. Yaş ilerledikçe bu değişiyor, uyanık kalınan her iki saat için 45 dakikalık uyku gerekiyor. Başka bir deyişle, gün boyunca uyanık kalınan her saat için “uyku borcu” biriktiriliyor. On altı saatlik bir günün sonunda, genç bir insanın “uyku bankasına” borcu sekiz saate ulaşıyor. Buna karşılık yaşlı bir kişinin uyku borcu sadece yaklaşık altı saat düzeyinde bulunuyor.

Uykusuzluk kişiyi nasıl etkiler?

Eğer uyku için yeterli zaman ayrılmazsa kişi uykudan yoksun kalıyor. Bu durumda gün içerisinde uykulu olmanın yanı sıra, kişide düşünmeyle ilgili sorunlar da ortaya çıkıyor. Yeni şeyleri öğrenme daha yavaş gerçekleşiyor, bellek ile ilgili ve karar verme süreçlerinde sorunlar yaşanabiliyor. Uyku yoksunluğu dışında bir takım uyku rahatsızlıklarında da özellikle uykuda solunum bozukluklarında uyku mimarisindeki ve kan oksijen düzeyindeki değişikliklerin tetiklediği olaylar, ciddi bilişsel ve bedensel bozulmalara neden oluyor. Bunlar arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar yer alıyor.

Yaşlı kişiler, uykusuzluk durumunda, kendilerini gençler kadar çok çabuk toparlayamayabilir. Kişilerin 24 saat boyunca uyanık bırakıldığı bir araştırmada, 70’li yaşlardaki kişilerin kendilerine gelmelerinin, genç kişilere göre en az bir gün daha uzun sürdüğü ortaya çıktı. Öte yandan cinsiyet de, uykusuzluğun etkisinde farklılık yaratabiliyor. Örneğin kadınlar, erkeklere göre daha hızlı kendilerine geliyorlar. (NTV)

Horlamayı durdurmanın yolları
İnsanoğlu neden horluyor ve horlamaktan nasıl kurtulabilir.Horlamak yanımızda yatanı rahatsız etmenin yanında düşündüğünüzden daha ciddi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
 
Neden horlarız?
Tri-State uyku bozuklukları Merkezi'nin yöneticisi Martin Scharf, horlama yaş ve cinsiyet ile önemli değişiklik gösterse de insanların yarısından fazlasının horladığını tahmin ediyor. Scharf, insanın uyuduğu zaman kas gücünü kaybettiğini ve bu kaybın her yerde, kısmen boğaz bölgelerinde oluştuğunu belirtti.

Horlamaya yol açan diğer bir nedenler ise, boyun genişliği ve kilo, uyku apnesinin en büyük belirleyicisidir. Ayrıca alerjiniz varsa ve burnunuzdan nefes almada zorlanıyorsanız muhtemelen ağzınızdan nefes alıp verirsiniz. Bu horlama için iyi değildir. Sabahları çok kuru bir boğazla uyanırsanız, ağzınız açık uyuyorsanız burada artan bir uyku apnesi riski vardır. Bunun yanında alkol de dokuları gevşeterek horlamaya yol açar.

İyi bir gece uykusu için yapmanız gerekenler:

Horlamadan kurtulmak için Dr. Scharf şunları tavsiye ediyor:


Kilo verin: Düşük vücut kütlesi daha küçük boyun, daha büyük hava yolu ve sağlıklı bir yaşam tarzı anlamına geliyor.

Snore ball tekniği: Hastaların uygun pozisyonda yatmaları tavsiye edilir. Hastanın bunu gerçekleştirebilmesi için snore ball tekniği kullanılabilir. Burada, hastanın sırt üstü uyumasını engellemek amacı ile hastanın sırtına bir tenis topu tutturulur ve böylece hasta sırt üstü yatırılmaz.

Burun akıntısı ve doğru burun spreyleri: Bu işe yarayabilir, ancak burundan çok boğaz için olan spreylerden uzak durun.
24.02.2009 12:36:00 Bu haber 4294 defa okundu
Uykusuzluk bellek sorunlarına yol açar
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri