Son Dakika
Cuma, 16 Nisan 2021 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Türkiye'de 5 kişiden 1'i 'sorunlu'
Bakanlık Türkiye'nin psikoloji haritasını çıkardı. 5 kişiden birinin ruhsal sorunu var. Her 10 çocuktan biri klinik düzeyde sorunlu.

Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Ruh Sağlığı Eylem Planı' açıklandı. Türk nüfusunun ruh sağlığına ilişkin ilginç veriler, saptamalar ve önerilerin yer aldığı plan, 2011-2023 tarihlerini kapsıyor. Akşam gazetesinin haberine göre, planın en önemli unsurlarından biri artık Avrupa'nın bazı ülkelerindeki gibi Türkiye'de de toplum temelli ruh sağlığı modelinin uygulanacak olması.

TÜRKİYE'NİN RUH SAĞLIĞI PROFİLİ

Eylem planında ruh sağlığına ilişkin yer alan verilerde şunlar ön plana çıktı:

- Türkiye'de nüfusun yüzde 18'i yaşam boyu bir ruhsal hastalık geçiriyor. Çocuk ve ergenlerde klinik düzeyde sorunlu davranış oranı yüzde 11.

- Ruhsal hastalığı olan 6 kişiden sadece 1'i yardım arıyor.

- Kardiyovasküler hastalıklardan sonra yüzde 19 ile ikinci sırada psikiyatrik hastalıkların bulunuyor.

- Hastalara ayrılan yatak sayısı toplam 7 bin 356. Avrupa'da her 100 bin kişiye 8 akut psikiyatri yatağı düşen İtalya'dan sonra 100 bin kişiye 10 psikiyatri yatağı ile Türkiye ikinci en az yatak sayısına sahip ülke.

- Türkiye'de Mart 2011 itibarıyla aktif olarak çalışan bin 625 ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulunuyor. Bu kişilerin 862'si Sağlık Bakanlığı, 277'si üniversitelerde çalışırken 486 ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı özel sektörde hizmet veriyor.

- 100 bin kişiye düşen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı sayısı 2,20. Avrupa

Birliği'nin 15 ülkesinde 100 bin kişiye ortalama 12,9 ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı düşüyor.

BAKIRKÖY'Ü BEKLEYEN HASTALAR

- Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, 18 il ve 9 milyon 411 bin 745 kişilik bir nüfusa hizmet verirken Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi 6 il ve 12 milyon 797 bin 601 milyon nüfusa hizmet veriyor.

- Kronik servislerde ve Elazığ'daki korumalı evlerde kalan 564 hastanın hastanede kalış süreleri 5-50 yıl arasında. Bakırköy'deki hastanede ortalama kalış süresi 27 yıl.

- Ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerinde 668 adli psikiyatri yatağın 551'i yüksek güvenlikli olmadığı halde kanunda bahsedilen müşahede, muhafaza ve tedavi amacıyla kullanılıyor. Yatak sayısı yetersiz, bu nedenle ileri tarihlere randevu veriliyor. Örneğin Mart 2011 itibariyle Bakırköy RSHH'de sırada bekleyen 400'den fazla vaka var.

- Avrupa ülkelerinde şizofreni hastalarının yaklaşık yüzde 50'si aileleri ile yaşarken Türkiye'de bu oranın yüzde 95'ten fazla olduğu tahmin ediliyor.

MOBİL PSİKİYATRİ EKİBİ


- Toplum temelli ruh sağlığı modeliyle ülke 100-300 bin nüfustan oluşan coğrafi alanlara bölünecek ve her alan için bir toplum ruh sağlığı merkezi planlanacak. Merkezde çalışan ruh sağlığı ekibi psikiyatri uzmanı, psikolog, psikiyatri hemşiresi, sosyal çalışmacı, ergoterapist, uğraş terapisti ve diğer yardımcı personelden oluşacak. Ekip hareketli olacak ve hizmeti gerektiğinde hastanın yaşadığı alana götürecek.

- Projeye göre, son aşamada merkez nüfusu 100 bin ve üstü olan her yerleşim alanında bir merkez olarak toplam 236 adet Toplum Ruh Sağlığı Merkezi açılacak.

- Bu proje için Hollanda'daki sistemi Türkiye'nin hemen her ilinde çalışan yaklaşık 120 psikiyatristin yerinde görmesi sağlandı. Bu gözlem çalışmasıyla, her ilde yeni yapılanmanın nasıl olacağı hakkında bilgi ve görgüsü olan en az bir psikiyatristin olması sağlandı.

RUH SAĞLIĞINA KORUMA

Eylem planıyla Türkiye'nin ruh sağlığı için hayata geçecek olanlar ise şunlar:

- Sağlık Bakanlığı, adli psikiyatri yatak sayısının ülkemiz için kaç olması gerektiğinin tespiti amacıyla bu alanda çalışan uzmanlarla, Dünya Sağlık Örgütü adına çalışan ve konu hakkında uzman olan yurtdışından bir ekiple 2010 yılında toplantılar yaptı. Çalışmalar sonucunda Sağlık Bakanlığı, 16 ilde toplam 2000 yüksek güvenlikli psikiyatri yatağı olan ve 5 ilde toplam 350 tutuklu psikiyatri yatağı olan hastaneler açmaya karar verdi.

- Ruh sağlığı alanındaki insan gücünün Avrupa bölgesi ortalamalarına ulaşması için çalışmalar yapılacak. (Ntvmsnbc)

21. yüzyılın vebası: Ruhsal bozukluk

Avrupa nüfusunun neredeyse yüzde 40'ının ruhsal ve nörolojik hastalıklarla mücadele ettiği açıklandı.
 
Almanya merkezli bir araştırma, Avrupa ülkelerinde yaşayanlardan 165 milyon kişinin her yıl depresyon, anksiyete, uykusuzluk, şizofreni, bağımlılık, epilepsi, Parkinson veya bunama gibi rahatsızlıklarla mücadele ettiğini ortaya koydu.

Bu hastalıklara yakalananların sadece üçte birinin tedavi veya terapi gördüğünü ortaya çıkaran araştırmaya göre, Avrupalıların ruhsal hastalıkları, kıtaya her yıl yüzlerce milyar avroyla ölçülen ekonomik ve sosyal yük getiriyor. Bunun nedeni ise hastaların çalışamayacak durumda olması ve kişisel ilişkilerin çökmesi.

Araştırmayı yürüten bilim adamları, zihinsel bozuklukların Avrupa'da 21. yüzyılın en büyük sağlık sorunu olduğunu söyledi. Almanya'nın Dresden Üniversitesinden Hans Ulrich Wittchen, bu tür hastalıklara yakalanan kişilerin sadece çok küçük bir kısmının iyi tedavi alabildiklerini ancak bu tedavilerin de çok geç başladığını belirtti.

Sonuçları Avrupa Nöropsikofarmakoloji Koleji tarafından yayımlanan araştırma, 27 AB üyesi ülke ile İsviçre, İzlanda ve Norveç'in dahil olduğu 30 Avrupa ülkesinde 3 yıllık bir çalışmanın sonunda ortaya çıktı. Bu ülkelerde yaklaşık 514 milyon kişi yaşıyor.

Bu tür bir araştırma en son 2005 yılında yapılmış ve 301 milyon yetişkin Avrupa ülkesi vatandaşının yüzde 27'sinin ruhsal bozukluk yaşadığı, bunun da her yıl 386 milyar avroluk bir ekonomik yüke neden olduğu açıklanmıştı.

Alman bilim adamı Wittchen, bu yılki araştırmanın ekonomik boyutunun henüz kesinleşmediğini, ancak son araştırmadan bu yana ekonomik yükün "ciddi miktarda" arttığını söyledi.

AA
02.09.2011 18:37:00 Bu haber 3610 defa okundu
Türkiye'de 5 kişiden 1'i 'sorunlu'
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri