Son Dakika
Perşembe, 23 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tohumlar tehlike altında
Ticari olarak daha yüksek verime sahip olan ancak tohum vermeyen bitkilerin yaygınlaşması nedeniyle Anadolu'ya özgü bazı sebze ve meyve çeşitleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya...

Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tamkoç, yaptığı açıklamada, özellikle son 10-15 yıldır, yüzyıllardır bu topraklarda üretilegelen domates, salatalık, patlıcan gibi çoğu sonradan ülkemize gelen ürünlerin yerini, bu bitkilerden daha fazla verime sahip, görünümleri daha düzgün çeşitlerin almaya başladığını belirtti.

Ülkenin her yerinde ticari olarak adeta bir zorunluluk halinde üretilmeye başlayan sebze ve meyvelerin, bu toprağın artık yerli ürünleri olmuş çeşitlere ihtiyaç bırakmadığını dile getiren Tamkoç, ''Eski tohumlardan üretilen ürünler aranan standart görünümde olmadığı için satılamıyor. Bu nedenle eski geleneksel sebze ve meyvelerimizin tohumları üreticiler tarafından saklanmaz oldu. Bu tohumları belli bir sıcaklıkta korumaz ya da belli bir zaman içinde ekmezseniz yok olur. Bu da, her biri çok önemli birer gen kaynağımız olan çeşitlerin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu'' dedi.

Bu eski bitkilerin, küresel ısınma nedeniyle sıcaklıkların aşırı artması ya da ortaya çıkabilecek beklenmeyen bitkisel hastalıklara karşı adeta bir güvence konumunda olduğunu vurgulayan Tamkoç, şunları kaydetti:

''Böyle bir durum ortaya çıkarsa, bu eski geleneksel bitkilerimizden alacağımız genleri yüksek verime sahip bitkilere taşıyarak, sorunu çözebiliriz. Kendi bitkilerimiz kaybolursa, gelişmiş ülkelerin gen bankalarından gen almak zorunda kalabiliriz. O zaman ihtiyaç duyduğumuz genleri bu ülkeler bize verirler mi, nasıl bir bedel ödeyerek alırız, şimdiden bilemeyiz. Bu nedenle bu geleneksel bitkilerimizin tohumlarını en azından tedbir olarak koruma altına almak zorundayız. Bu tür sebze ve meyve tohumlarıyla, doğal olarak bir bölgede yetişen endemik türler, milli bir projeyle koruma altına alınmalıdır. Türkiye'de devlet kurumlarının belli bölgelerde gen bankası çalışmaları var ancak kesinlikle yeterli değil.''

Tamkoç, hayvanlar da dahil Türkiye'deki tüm genetik malzemenin kayıt altına alınmasının bir zorunluluk olduğunu, bu konuda geç kalındığını, çalışmaların bir an önce başlaması gerektiğini söyledi.

Anadolu'da, sadece küçük çaplı alanlarda yetişen, dünyada bir başka örneği olmayan endemik yabani bitkilerin de korunmasının büyük önem taşığını anlatan Tamkoç, ''Bu bitkilerin de genlerine her zaman ihtiyaç duyabiliriz. Ancak bu bitkiler zaman zaman, yerleşim alanları kurulması ya da baraj yapımı gibi nedenlerle tümüyle yok edilebiliyor. Bir ülke için adeta genetik bir silah anlamına gelen bu bitkileri yok etmemek için, yapılaşan ya da tarıma açılacak alanlarda endemik tür incelemesi mutlaka yapılmalı, böyle bir tehlike varsa yapılaşmaya ya da tarıma izin verilmemelidir'' diye konuştu.

ÇUMRA BELEDİYESİ ''GEN BANKASI'' KURUYOR

Çumra Belediye Başkanı Yusuf Erdem ise yaptığı açıklamada, genetiği değiştirilmiş tohumlardan elde edilen ürünlerle mücadele ettiklerini, bu değişime karşı Çumra'ya has ürünleri koruma altına almak için gen bankası çalışması başlattıklarını söyledi.

Kendisinin bizzat köylülerden, bölgede geleneksel olarak yetiştirilen kavun ve karpuz tohumlarını toplamaya çalıştığını vurgulayan Erdem, ''Bu tohumları Ziraat Mühendisi Mustafa Eser ile birlikte muhafaza ediyoruz. 2-3 yıl bu tohumları ekerek tam ırkı oluşturacağız. Daha sonra tohumları gen bankamızda korumaya alacağız'' dedi.

Genetiği hiç bir şekilde bozulmamış organik tohumların toplanması, korunması ve çoğaltılmasının, tüketiciler ve tüm insanlığın menfaatine olacağını dile getiren Erdem, ''Meyve ve sebzede insanımız artık, 'Nerede o eski meyve ve sebzelerin tatları' yerine 'nerede o eski tohumlar' demeye başladı. Amacımız Anadolu'ya özel bu eski doğal lezzetlerimizi korumak, yok olmalarını engellemektir. Bu tohumlarla tarımın yaygın olduğu bölgemizde organik tarımı yaygınlaştırmayı hedefliyoruz'' diye konuştu.

Artık, yüksek verim alınsa da çiftçinin satın alarak ektiği tohumları her yıl yeniden satın almak zorunda kaldığını, bu bitkilerin tohum vermediğini anlatan Erdem, gen bankası çalışmasıyla, çiftçiyi ve Türk halkını, ''insan sağlığını hiçe sayan'' uluslararası şirketlere her geçen gün daha da bağımlı hale gelmekten kurtarmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.

30.06.2009 12:35:00 Bu haber 5022 defa okundu
Tohumlar tehlike altında
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri