Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tıp endüstrisinin doktorlara ödemeleri tam açıklanmıyor Prof Ahmet R Küçükusta
USA’ da yapılan bir araştırmada tıbbi alet üreticilerinden senede 1 milyon dolar ve üzerinde para kazanan ortopedistlerin bu kârlı ticareti tıp dergilerinde yayınlanan makalelerinde tam olarak açıklamadıkları ortaya çıktı.

Araştırmada 41 ortopedistin 2007 senesinde kişi başına 1 milyon-8.8 milyon dolar arasında olmak üzere toplamda 114 milyon dolar aldıkları; bu doktorlar tarafından bir sonraki sene yayınlanan makalelerin yarısında bu ödemelerden hiç söz edilmediği belirlendi.
Araştırmayı yapan D. Rothman, “Ortopedik bir malzeme ile ilgili olarak kendisine 1 milyon dolar ödenen bir doktorun bu ürünle ilgili bir makalesinde bu ödemeden hiç bahsedilmemesinin çok yanlış bir şey olduğunu” söylüyor. 

Çıkar ilişkilerinin açıklanması gerekiyor
Son 25 senedir tıp dergilerinde araştırmaları ve makaleleri yayınlanan yazarların ilaç ve tıbbi alet endüstrisi ile olan çıkar ilişkilerini açıklamaları standart bir davranış olarak yerleşti. Amaç, bu firmalardan çıkar sağlayan doktorların -istemeden de olsa-  yayınlarında bu firmaların ilaç veya tıbbi ürünlerini olduğundan etkiliymiş veya yan etkileri olduğundan daha azmış gibi sunmaları ihtimaline karşı okuyucuyu bilgilendirmek ve uyarmak.

D. Rothman ve arkadaşları tarafından yapılan ve Archieves of Internal Medicine’ de yayınlanan bu araştırma, tıp dergilerinde yazıları yayınlanan ve kendilerine medikal endüstri tarafından çok yüksek miktarlarda ödeme yapılan araştırmacıların sadece yüzde 46’ sının ortopedik alet üretcileri ile olan çıkar ilişkilerini açıkladıklarını ortaya koyuyor.   

Rothman ve ekibi 5 ortopedik alet firmasının (Biomet, DePuy, Smith & Nephew, Stryker ve Zimmer) doktorlara 2007 senesinde 1.654 ödemede toplamda 248 milyon dolar verdiğini belirlemiş. Bunlar içinde tek bir üreticiden 1 milyon dolardan fazla alan 41 araştırmacı olduğu, bunların aldıkları paranın 1-8.8 milyon dolar arasında değiştiği, bir tanesinin iki farklı firmadan 1 milyon dolar üzerinde para aldığı ortaya çıkmış. 

2007’ de 1 milyon dolardan fazla ödeme yapılan bu 41 doktordan 32’ sinin 2008-2009 arasında ortopedi ile ilgili 151 makale yayınladıkları; bu makalelerin yüzde 56’ sının konusunun doğrudan firmaların ödemeleri ile ilgili olduğu belirlenmiş.

Dergilerde yayınlanan makalelerin ancak yüzde 46’ sında yazar ve üretici arasında bir ilişki olduğu açıklanmış. 95 makalenin sadece 7’ sinde doktorlara ne kadar ödendiği konusunda tam bilgi mevcutmuş.

Rothman ve arkadaşlarının araştırmalarında vardıkları sonuç özetle şöyle: “Tıp dergilerinin finansal çıkar ilişkilerini açıklama politikaları endüstrinin ödeme bilgilerini tam ve tutarlı bir şekilde ortaya koymuyor. Bunun bir sebebi dergilerin finansal ilişkileri ısrarla istememeleri veya tüm ilişkileri ellerinde olsa da yayınlamamaları olabilir. Yazarlar da ödemelerin araştırma raporları ile ilgili olmadığını düşünüyor olabilirler.

Çıkar ilişkilerinin tam olarak açıklanması hayati önem taşıyor. Çünkü bu makaleler tedavi opsiyonlarını değerlendiren pratisyen hekimler, kılavuz hazırlayan komiteler ve hastalar için kalıcı bilimsel kayıtlardır. Dergi editörleri, eleştiri yazarları ve okuyucular yazarların önyargılarını değerlendirebilmek için bunların endüstri ile ilişkilerini tam olarak bilmelidir.”

Araştırmaya göre, doktor-endüstri ilişkilerinin açıklanması bakımından tıp dergileri arasında fikir birliği ve standart bir uygulama da yok. Bu çıkar ilişkisinin bildirilmesi ve ayrıntıları yazara bırakılmış durumda. Bunun sonucunda da verilen bilgiler tutarsız ve çelişkili olabiliyor; bu yazıları okuyanlar yazar-endüstri bağlantıları hakkında tam ve doğru bilgi sahibi olamıyorlar.

2013’ den sonra şeffaflık başlıyor

Şirketlerin tıbbı etkilemeleriyle ilgili sorunları ortadan kaldırmak için Milli Bilim Akademisi’nin Tıp Enstitüsü (National Academy of Science's Institute of Medicine) endüstri ile doktorlar arasındaki bağların tamamen ortadan kaldırılması çağrısında bulunmuştu. 

Şimdiden 15 firma internet sitelerinde doktorlara yaptıkları ödemeleri yayınlamaya başladılar. USA’ daki Sağlık Reformu’ nun bir parçası olarak ‘2013 senesinden itibaren doktorlara yapılan 10 dolar üzerindeki tüm ödemeler de her isteyenin  ulaşabileceği şekilde yayınlanacak’.
New England Journal of Medicine’ in eski editörlerinden M. Angell bu araştırmayı şu sözlerle yorumlamış:”Sonuçları sürpriz olmayan zekice bir çalışma. Bu, tıbbın endüstri tarafından yaygın bir şekilde yozlaştırılmış olduğunu gösteren bir başka bulgu.

YORUM
BİR: Tıp endüstrisi ve doktorlar arasındaki çıkar ilişkilerinin mutlaka bitirilmesi veya hiç olmazsa ciddi bir denetim altına alınması, her iki taraftan da kurallara uymayanların cezalandırılmaları mutlaka şart. Bu sadece USA’ nın değil tüm dünyanın bir sorunu.

İKİ: Bu araştırmanın da gösterdiği gibi USA’ da doktorlar ilaç ve tıbbi alet endüstrisinden konsültasyon, danışmanlık, eğitim vb adları altında ‘oldukça iyi’ para kazanıyorlar. Ülkemizde de böyle bir uygulama var mıdır, rayiç nedir; kim ne veriyor kim ne alıyor, bilemiyorum.

ÜÇ: Endüstriden çıkar sağlayan doktorların (hele de yılda 1 milyon dolar alanların) makalelerinde tarafsız olmayabilecekleri kabul ediliyor. Bu da okuyucuların yanılmalarına yol açıyor.

DÖRT: Tıp dergilerinin de endüstrinin sponsorlukları ve reklâmları sayesinde çıktığı unutulmamalı; dergiler de endüstriye göbeklerinden bağlılar. Bu yüzden onların da bazı şeyleri endüstrinin istekleri doğrusunda yapmaları gayet normal.

BEŞ: Ülkemizde de bu tür uygulamalara başlamanın zamanı geldi de geçiyor. Bizde de tıpkı USA’ da olduğu gibi endüstrinin doktorlara eğitim, konsültasyon, danışmanlık gibi adlar altında ödedikleri paralar ve doktorlar için yaptıkları her türlü harcamalar herkesin ulaşabileceği şekilde internet ortamında yayınlanmalıdır.

KAYNAKLAR
1.1.   Chimomas S, Frosch Z ve Rothman DJ: From Disclosure to Transparency.
http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/full/archinternmed.2010.341#AUTHINFO
1.http://www.usatoday.com/yourlife/health/2010-09-14-conflict14_ST_N.htm
2.http://www.nytimes.com/2010/09/14/business/14devices.html?_r=1&ref=business
3.http://prescriptions.blogs.nytimes.com/2010/09/14/study-prompts-calls-for-more-disclosure-on-consulting-fees-to-doctors/
4.http://www.businessweek.com/lifestyle/content/healthday/643124.html

 

17.09.2010 Bu yazi 3365 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri