Son Dakika
Cuma, 21 Temmuz 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tarımda kıyamet mi? Reşat Nuri Erol
Tekel sömürü sermayesinin neler yapmayı hedeflediğini zaman zaman bu köşede hatırlatıyorum. Bugünlerde bütün dünyanın gündeminde olan, önümüzdeki yaz aylarında dünya ticareti ile birlikte turizm sektörünü baltalayacak gibi görünen 'domuz gribi' meselesini 'biyolojik silah' olarak aynı yere yani aynı kaynağa bağlayan görüş ve yorumlar var. Dikkatle izleyip takip etmek gerekiyor. Doğru olabilir, muhtemeldir.

Aynı tehlike tarım sektörü için de geçerlidir. Tekel sömürü sermayesi gücünü insanlığın yararına ve hayrına kullanmaya karar vermediği sürece, her şey muhtemeldir.

Kıyameti değil ama 'sosyal tufanı' yine ilgili vesilelerle bu köşede hep hatırlatıyorum. Evet, bütün dünyada ve ülkemizde hayatımızın her alanını istila eden bir 'sosyal tufan' var ve bu tufana karşı bir 'Nuh'un Gemisi' inşa etmek gerekiyor.

Bu tufanı idrak eden ve ona karşı bir geminin inşa edilmesi gerektiğinin bilincinde olanlar, bu gemiyi inşa ederlerse kurtulacaklar; bu idrak ve bilinçte olmayanlar ise helâk olup gideceklerdir.

***

Bugün bir röportajdan bahsedeceğim. Ana başlıklar şöyle:

Dev şirketlerin kıyamet planı!

Tarım sektörünün devleri insanlık için kıyamet yaratacak!

Alman asıllı Amerikalı araştırmacı-gazeteci F. William Engdahl, tarım sektörünü elinde tutan GDO devlerinin insanlık için gerçek bir kıyamet yaratacağını söylüyor.

İddialar insanlık için son derece ürkütücü.

Ürkütücü sorular ve sorunlar şöyle: Norveç'teki küresel tohum deposu ile amaçlanan ari üstün ırk yaratmak mı, yoksa istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak mı?

Ari ırk ve istenmeyen ırklar?!.

Ne dersiniz, yoksa tekel sömürü sermayesi Hitler'in ruhunu yeniden hortlatmak mı istiyor? Hatırlanacağı üzere Hitler de böyle iddialarla ortaya çıkmış ve milyonlarca insanın helâk olmasına sebebiyet vermişti.

"Kıyamet Tohum Deposu" olarak da bilinen Svalbard hariç, dünyadaki diğer tohum depolarını bekleyen "kıyameti" kim koparacak?

Hedef ve niyet böyle. Detaylara ve ayrıntılara geçelim.

***

Bir dergi, 2007 yılının Aralık ayında bu meseleyi "Kıyamet Kapısı" başlığıyla kapak konusu yapmış, 2008 yılının Şubat ayında da projenin tamamlanacağını duyurmuştu.

İşte o proje tamamlanmış!

Norveç'in kuzeyindeki Spitsbergen Adası'nda "Svalbard Küresel Tohum Deposu" adı verilen ambar, Mart 2008 itibariyle resmen faaliyete başlamış.

Donmuş bir dağın 130 metre altına inşa edilen ambarda şu anda dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 milyon farklı tohum özel ambalajlarda saklanıyor. Kuzey Kutbu'na 1100 kilometre uzaklıkta olan buzdağı ambarında bazı dayanıklı tohumlar 1000 yıl kadar bozulmadan kalabilecek. Her türlü nükleer saldırıya, patlamaya ve depreme dayanıklı olan bu tohum deposuna "Kıyamet Tohum Deposu" da deniyor.

Dünya üzerindeki tüm tohum çeşitlerini bir araya getirmeyi hedefleyen ambarın amacı, gelecekte dünyanın başına gelebilecek nükleer savaş, meteor düşmesi veya iklim değişimi gibi bir felaket durumunda, tohum çeşitliliğinin korunmasını sağlamak.

Evet, buraya kadar her şey gayet iyi niyetli gibi görünüyor.

Ama kazın ayağı hiç de öyle değil.

05.05.2009 Bu yazi 3619 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri